şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: emin özdemir)'in (bkz: eleştirel okuma) kitabından bir alıntı. güzel ve basit bir şekilde özetlemiş.
    --- spoiler ---

    türkiye'de eğitime hiçbir zaman önem verilmedi. okuma yazma öğretildi, ama okuma yazma öğrenenlerin öyle başına buyruk gazete, dergi, ya da kitap okumaları istenmedi, dahası sakıncalı bulundu. okumanın denetim altına alınması, "kitap" deyince okul kitaplarının akla gelmesinin nerdeyse zorlanması, ilkokuldan yukarı geçebilenlerin de "okuma alışkanlığı" edinememelerine yol açtı. sonunda üniversitelerimizden aydınların değil de kafa işçilerinin çıkmakta olduğunu gördük. kendi işlerinden ötesiyle ilgilenmeyen, hiçbir konuya toplumsal açıdan bakamayan, paylaşılabilecek hiçbir düşünce üretemeyen renksiz insanlar. okuma alışkanlıkları olmadığı için sanatlarla da ilişki kuramayan bu kişilerin "aydın nitelikleri" edinebilmeleri, kendilerini üstün gördükleri de düşünülürse, belki ortaöğretimden yukarı çıkamamışlardan bile daha güçtür. aydın olmanın temelinde elbette bir bilgi birikimi yer alır, ama bu birikimi sağlayacak olan yalnızca öğrenim kurumları değil, öncelikle okuma alışkanlığıdır. arkasından da sanatlar gelir. sanatlarla ilgilenmeyen bir kimsenin "aydın nitelikleri" edinebilmesi olanaksızdır.
    --- spoiler ---

    alıntı: bakisacilari