şükela:  tümü | bugün
  • bir fatih altaylı tespitidir.

    birçok avrupa ülkesinde bulunmuş bir gazeteci olarak tarafsız bir biçimde gerçekleri anlatmış adam.

    unutmayın orada attığınız bir gol, burada iki gol:

    --- spoiler ---

    geçen aralık ayı idi.

    ingiltere’deydim.

    bir yakınım ağır bir grip oldu.

    ateş 40’a yaklaşıp, durum zorlu hale gelince bir kliniğe gitmek üzere birlikte yola çıktık.

    önce ünlü bir üniversitenin hastanesine geldik.

    yaklaşık 1 saat kadar bekledikten sonra görüşebildiğimiz resepsiyonist benzeri hemşireye derdimizi anlattık.

    kadın yüzümüze bile bakmadan “en erken 1 haftaya randevu verebileceğini” söyledi.

    “ama ateşi var ve acil” dedik.

    bekleyenleri göstererek “herkes acil” dedi. ve şehirdeki bir kliniğe gitmemizi önerdi.

    gittik.

    orada da yaklaşık 1 saatlik bir bekleyişin ardından öğle tatili oldu ve kimseyle görüşemedik bile.

    öğleden sonra aynı kliniğe tekrar gittik.
    bu kez 45 dakikalık bir beklemeden sonra hemşireye ulaştık.

    4 gün sonraya randevu verdi.

    “ateş çok yüksek. bir doktor görsek de bir ilaç verse” dedik.

    “eczaneye gidin ateş düşürücü alın” diye akıl verdi.

    bir sonraki durağımız, ilk gittiğimiz hastanenin küçük bir şubesi oldu.

    akıllıca davranıp acilden giriş yaptık.

    kafasından kanlar akan 70 yaşlarında bir kadının da epeydir orada beklemekte olduğunu durumundan anlayınca hemen hastanemsi yeri terk edip eczaneye gittik.

    bildiğimiz bazı ilaçları alalım diye.

    ancak bunların bazıları reçeteli idi. eczacı “doktor yazarsa verebilirim” dedi.

    doktora ulaşamadığımızı söyledik.

    güldü. “biz de ulaşamıyoruz zaten” dedi.

    reçetesiz birkaç ilaç tavsiye etti.

    yakınımın hastalığı doktor göremeden 10 gün içinde iyileşti.

    o yüzden boris johnson’ın hastanelik olması çok da sürpriz değil.

    ingiltere’nin işin başında “bırakalım sürü bağışıklığı olsun” demesi de bundan muhtemelen.

    çünkü bıraksalar da bırakmasalar da o sistemle bir şey yapmaları mümkün değildi.

    iskandinavya’yı bilmem, avrupa’nın pek çok ülkesinde durumun bu olduğunu söyleyebilirim.

    --- spoiler ---

    kaynak burada
  • fatih beye ben de katılıyorum. 5 yıl boyunca yabancı sigortalı hastaların medikal takiplerini yaptığım bir işte çalıştım ve yabancılar aldığı hizmetlerden çok memnun kalıyorlardı, gurbetçi türkler ise büyük arızaydı. trde sağlık sistemi üstün performansla çalışan nitelikli doktorların omuz vermesi sayesinde çok çok iyidir. lakin doktorlara insani çalışma şartları sağlanmaz, doktorlar şiddet görmeye devam eder ve doktorlara 1000 usd gibi rezil aylık maaş verilmeye devam edilirse, en iyi doktorların hiçbiri bu ülkede kalmazlar.
  • kesinlikle katıldığım önerme. yapılan onca yeni şehir hastaneleri ve modern kasaba hastaneleri ile kapasite çok artmıştır. hizmet kalitesi de özel hastaneler seviyesine yaklaşmıştır. sosyal devlete geçiş ilk olarak sağlık hizmetlerinde başlamıştır.
  • diğer ülkeleri bilmiyorum, yaşamadım ama şunu biliyorum ki türkiye'nin sağlık sistemi italya'nın sağlık sisteminden çok daha iyi.
    bu hikayenin benzerlerini ben de çok yaşadım. mahalle hekiminden öteye gidemediğin bir sistemleri var, ki büyük ihtimalle ona bile görünemeden senin işini eczanede çözeceklerdir. isterse bacağın kopsun.
  • (bkz: ölçüt)

    olabilir de bunun ölçütü yakalandığınızda doktora başvurmanızı bile gerektirmeyen, kişiye verilmiş eğitimle üstesinden gelinebileceği düşünülen bir hastalık yüzünden acil hasta olarak kabul edilmek ya da edilmemek değil herhalde.

    "sağlığa erişim"den, kendisininkinden farklı anlayışlarda sistemin kötüye kullanımı olarak değerlendirilecek tutumunun karşılık bulmasını anlayanın yaptığı anekdotik, acayip, dayanaksız saptama. kendisini, kendi tekil tecrübesini bu kadar önemli ve anlamlı zannetmenin temelinde ne olduğu da ayrı konu.
  • eğer zenginseniz, evet.
    -----------------------------------------------
    ekleme: aşağıda enayinin biri fiyatlar da çok uygun demiş ahahahahahaah

    her ay sgk ya dünyanın parasını veren milyonlarca çalışan insan var bu ülkede. bakın bakalım o beğenmediğiniz ülkelerde herkes maaşının yarısı kadar parayı sigortalı olmak için veriyor mu?
    -----------------------------------------------

    gelen mesajlar üzerine eklemeler:
    1- gençler almanya' da verilmiyor yazmıyor. hayatta bedava bir şey olmaz zaten ama adamlar hem para verip hem de bir tomografi için 5 ay beklemiyorlar.
    2- oran yarısı değilmiş özür dilerim maaşın yüzde 30 u civarında veriyormuşuz. şimdi rahatladınız değil mi?
    toplam gelir vergisi + sgk nın ücrete oranında dünya şampiyonuyuz hala.
    3- bunların üstüne de hala katkı payı, ek ilaç parası veriliyor, üstüne gelip bu savunuluyor. vallahi pes.

    ----------------------------------------------

    özür dileyerek son ekleme: gelen mesajlar üzerine anladım ki kitleler gerçekten hak edildikleri gibi yönetiliyor. burada 2000 lira asgari ücret alan insanın sgk ya verdiği parayı, gelirine oranına bakmadan euro ya çevirip az diyen mi ararsın, sen fakir misin diyen mi ararsın, bence gayet iyi ülkede fakirler bile hastaneye gidebiliyor diyen mi ararsın?

    valla şahane. insanlar eğitim için vergi veriyor, devlet okulları var haliyle ama cebinden para verip özel okula giden sayısı her yıl artıyor. insanlar hastane için vergi veriyor, haliyle devlet hastanesi var cebinden para verip özel hastaneye giden insan sayısı sürekli artıyor. ama bunlar bunda hiçbir sorun görmüyor.
  • sebebi normalin çok üstünde saatlerde çalıştırılan sağlık çalışanlarıdır. şimdiki salgından bağımsız konuşuyorum zaten savaş durumundayız saat hesabı yapacak durumda değiliz. salgın dışında da bu sistemin işler olmasinin sebebi çalışanların yaptığı işin farkında olup sesini çıkarmamasıdır. bundan yönetime paye çıkarmak akıl dışıdır.
  • kesinlikle katıldığım durum, ufak bir problemimiz dahi olsa aynı gün içerisinde randevu alıp muayene olabiliyoruz. aylık 53 tl gibi komik bir rakamla istediğimiz ilacı çok az bir meblağa alabiliyoruz hatta ve hatta araştırdığım kadarıyla kutusu yaklaşık 1500 - 2000 tl olan antiretroviral ilaçları ihtiyacı olanlara tamamen devlet ücretsiz karşılıyor, istediğimiz testi ücretsiz olabiliyoruz. doktorlarımız çok nitelikli, hastahanelerimiz görece çok donanımlı sadece talep yoğunluğundan kaynaklı yatak yetersizliği var ama kapasite arttırımıyla onu da çözmek için uğraşıyorlar.

    her şeye bok atabilirsiniz ama türkiye cumhuriyeti'nin sağlık sistemine bok atamazsınız, bok atanda aymazdır, uslanmazdır, kötü niyetlidir.
  • türk sağlık sistemi zenginseniz dünyanın en iyisidir, hiç geliriniz yoksa da en iyiler arasındadır. bizim meselemiz zaten bu. eğitim sistemini de, sanayimizi de bu seviyeye çıkaracak kaynağımız var.
  • fatih beye naçizane bir bakınız vereyim;

    (bkz: özel hastanelerin salgın yüzünden batma ihtimali/#105114144)
156 entry daha