şükela:  tümü | bugün
  • esad'ın değil, suriye halkının yanında olan bir politikadır.
  • islamın vahabi sünni yorumu üzerinden- ki diyanet işleri başkanlığı asıl bunun için vardır-iç politikada asker-sivil bürokrasi ile cemaat ehlini barıştırıp, buluşturma hedefine kilitlenmiş haldedir. böylece tc'nin sonuçta asla ama asla laik olamayan karakteri tescillenmiş olmaktadır.
  • türkiye'nin zararda olduğu, akp'nin kar zarar durumunun ise henüz netleşmediği politikadır.

    "artık esad’ın gitmesiyle gitmemesi arasında türkiye açısından büyük bir fark kalmamıştır. her iki halde de türkiye’nin güney sınırında artık iyi komşuluk
    ilişkilerimiz olan bir ülke değil, düşman bir ülke olacaktır."
    akif hamzaçebi

    http://www.gazeteport.com.tr/…sonraki-hedef-turkiye
  • bu politika bana siddetle gurcistan'in guney osetya politikasini hatirlatiyor. ne olmustu? saakashvili 2008'de abd'nin gaziyla guney osetya'ya saldiri emri verdi; rusya guney osetya'ya ve abhazya'ya destek cikti ve sonucunda gurcistan ciddi oranda toprak ve nufuz kaybetti. su anda, daha once gurcu birliklerinin bulundugu guney osetya ve abhazya'da tek bir gurcu askeri bulunmuyor (etnik olarak gurcu cogunluk koyleri haric).

    tipatip aynisi gerceklesiyor su anda. suriye gazina geldik, ekonomik ve siyasi tum nufuzumuzu bu radikal dinci davasina harcadik ve su anda her acidan zarar gormus durumdayiz.

    nurtopu gibi yeni komsu sorunlarimiz hayirli olsun. tesekkurler tayyip.
  • chp'nin hakkinda gensoru vermeye hazirlandigi politikadir. ne ise yarayacaksa artik.
  • esad'ı indirip yeni gelecek yönetimin anlaşacağı amerikan ve ingiliz danışman firmalarca geliştirilen inşaat işlerine türk müteahhitleri ana/alt yüklenici yapmaya çabalama eksenli bir politikadır.
  • türkiye'yi yalnız bırakan politikadır.

    neden yalnız kaldığımıza bakacak olursak biraz beyin fırtınası yapmamız gerekecek. olayları örgüsüne göre inceleyelim. abd’nin büyük ortadoğu projesinin getirdiği arap baharı, bu baharı yaratmak için kendine müttefik seçtiği taşeron ülkeler, (sözde) demokrasi götürüp bahar havasını yaşatacağı ülkeler ve o ülkelerde kendi taşeronluğunu üstlenen terör birlikleri. bu saydıklarımız planın olmazsa olmaz demirbaş parçaları.

    büyük patron hala daha amacına ulaşmak için diretirken müttefik ülke olan türkiye nasıl olur da yalnız kalır şimdi buna bakalım. olay örgüsünü incelemeye suriye üzerinden devam edelim. uçak gönderildi ve düşürüldü. sonrasında tüm dünya savaş savaş savaş sloganıyla ayağa kalktı. buraya kadar sıkıntı yok zaten plan buydu. lider ülke türkiye tüm dünyaya göz dağı verdi uçağımızı kimse düşüremez akıllı olun tehditleri savurdu. beraber tatil yaptığı arkadaşı esad’a büyük abi edasıyla tavsiyelerde bulunup güya kulağını çekti. buralarda da sıkıntı yok. tüm dünyaya abd ve müttefiklerinin gövde gösterisi olarak servis edildi.

    ancak hesapta olmayan bir şey başbakan recep tayyip erdoğan’ın isteğiyle toplanan nato toplantısında patlak verdi. rusya ve çin, suriye’ye askeri müdaheleye karşı çıktılar. çünkü özellikle rusya, ırak’ta, mısır’da, libya’da sessiz kalarak yaptığı hatayı suriye’de de yapmak istemedi. biliyordu ki ortadoğuda burnunun dibine kadar gelen abd ilerleyen zamanlarda kendisi açısından her türlü sıkıntının başrol oyuncusu olacaktı.

    bir de iran vardı ki her fırsatta abd’ye kafa tutup meydan okuyan... o da ayağa kalktı suriye’ye giremezsiniz dedi. abd’nin suriye’ye girmesi demek iran’a girmesiyle neredeyse eşdeğerdir. suriye topraklarından iran’ı tehdit edip sıkıntıya sokmak abd açısından daha kolay olacaktı. bunun farkında olan ahmedinejad ‘ben daha ölmedim’ dedi. rusya, çin ve iran gibi dünyanın süper güçleri suriye için birleşmişlerdi.
    rusyanın bir adım daha ileriye giderek savaş gemilerini suriye açıklarına gönderip ‘ben buradayım kendine güvenen gelsin’ dercesine gövde gösterisi yapması ise emperyalistlerin geri adım atmasını, dolayısıyla taşeronlarının ortada yalnız kalmasına neden oldu.

    bir de ortada yapayalnız kaldığımızın resmini çizen talihsiz bir açıklama yapıldı ki başta kurtuluş savaşımızda tüm dünyaya karşı kazandığımız zaferin baş kahramanı mustafa kemal atatürk’ün ve vatan için canını çekinmeden siper eden milyonlarca askerimizin kemiklerinin sızlamasına ve türk halkının içinin kanamasına sebep oldu. hem de bu açıklama malesef ki türk silahlı kuvvetlerinin en yetkili isminden geldi. neymiş abd’nin izni olmadan askeri müdahele yapamazmışız.

    içimiz kanadı. türkiyeyi bu duruma düşürenler utansın!
  • aslına bakılırsa tam anlamıyla bir politika değildir. piyon devletler ancak abilerinin stratejilerini uygulayarak diplomatik dünya içerisinde yancı pozisyonunda yer edinirler. o yüzden türkiye suriye'de bir politika uygulamamakta, kendisine verilen direktifler doğrultusunda icrada bulunmaktadır. diğer bir deyişle, sorun politikanın mahiyeti değil, bu durumun neden böyle olduğudur...