şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: fırat kalkanı harekâtı)

    (bkz: zeytin dalı harekâtı)

    ve nihâyetinde (bkz: barış pınarı harekâtı) ile vuk’û bulmuş olandır.

    (bkz: recep tayyip erdoğan) döneminde gerçekleşmiştir.

    hâlihazırda türkiye cumhuriyeti devleti; 29 mayıs 1937’de, hatay’ın anavatana katılmasından bu yana ilk kez sınırları ötesinde topraklar elde etmiştir.

    bugün (bkz: afrin) den başlayarak (bkz: el’bâb) hattına dek uzanan (bkz: cerablus) u da içine alarak; şu anda yürttüğümüz harekâtın da muvaffakiyetle sonuçlandırılması akabinde;

    (bkz: resûlayn) (bkz: tel’abyâd) (bkz: ayn isa) üçgenindeki alanla birlikte türkiye,

    120 km uzunluğundaki sınır hattı boyunca 30 km derinlikteki toprakları uhdesine katmış olacaktır.

    kimse cart curt etmesin! nasıl ki afrin’de, el’bâb’da, cerablus’ta yerel yöneticisine, polis şefine, doktoruna, kargo görevlisine, eğitimcisine dek teşkilâtlandırıp fakülteler kurup meclisler oluşturuyorsak; yarın oralara özerk statüdeki topraklarımız olarak kaymakamlar ve vâliler de atayacağız.

    var olsun yurdumuz!

    ayrıca

    (bkz: bize ait olanı 100 sene geçmeden geri almak)

    diye de bir gerçek var.

    dip bir not olsun:
    türkiye cumhuriyeti devleti’nin hiçbir ülkenin toprağında gözünün olmadığı doğrudur. ama henüz üzerinden bir asır geçmemiş olan birinci kanlı paylaşım savaşında parça parça edilen osmanlı cihân devleti ve akabinde binbir hinlikle tarafımıza dayatılarak çizilen nifâk sınırlarının bitmeyen kavgaları ve sancısı; emperyalizmin aklıyla tânzim edilen toprakların üzerinde tüten türk kokusu dipdiri durmaktadır. o kadar ki hâlâ daha bu topraklara dahi söz söylecek haklarımız mahfuzdur. tek mesele gücümüzin nispeti ve şartların oluşması idi. bugün geldiğimiz noktada; ırak ve suriye’yi parçalayanlar ve son yirmi senede bu coprafyada 3 milyondan fazla masum insanın kanına ellerini bulayanlar; gözler önünde yaşanan insanlık dramına ve zorunlu göçlere karşı kılını kıpırdatmadan yalnızca çıkarları doğrultusunda tarihsel-kültürel manada bizim olan toprakları yeniden ve yeniden tânzim edenler mi bizleri işgâlcilikle suçlayacaklar? güldürmeyin!

    en uzun kara sınırlarımız boyunca; tarihte hiçbir dönemde devletleşememiş ama her zaman emperyal güçlerin taşeronluğunu severek yapmış olanları yapay bir devlet olarak teşkilâtlandırarak bize olduğumuzdan daha da küçülmeyi bir gelecek tasavvuru olarak dayatan emperyalist akıl ile verdiğimiz bu savaşta elbette iddialarımız olacaktır. iddialarımız haktır! zirâ önceliğimiz harekât alanı olan topraklara sükûneti getirmektir. kansız ve kavgasız bir düzeni tesis ederek; yurtlarından edilmiş olan mazlumları yeniden yurtlandırmaktır. akabindeyse; bu bölgeye dâir tüm tasavvurları elbette üstlenmek bizim için kazanılmış bir hak olacaktır.

    tüm dünya; suriye’nin 3’e bölündüğü ve rejimin artık fiilen eski hükümranlığına kavuşmasının bir hayal olduğunu biliyor ve buna göre pozisyon alıyorken; türkiye’nin yanı başındaki oldu bittilere karşı sessiz kalması ya da olduğuyla kabullenmesi mi yoksa demir bir yumrukla sahaya inerek gücü oranında burdaki emperyalist paylaşım planını olabildiğince lehine dönüştürmesi midir akıllıca olan? zaten olan biteni doğru okumak da bunu gerektirir.
  • (bkz: islak ruyalar)

    bize teror damlamasin yeter. toprakta gozumuz olmamali

    ayrica (bkz: suleymah sah turbesi)
    adamin kemikleri sizar su entryi okusa
  • yapmayın bir karış bile genislemedi :)
  • olum şöyle manyak manyak şeyler yazmayın,

    yarın öbür gün savaş suçlusu olursunuz, gerek yok böyle şeylere
  • istikamet kızıl elma dendiğine göre olabilecek tüm ilhak durumları türkiye'nin gündemindedir. söylenen bu olmasa da operasyondan sonra ki çalışmalar kurulacak düzen ve sistem bunu gösteriyor.
  • ne yiyor, ne içiyor, götünüzden mi besleniyorsunuz sorularını sorduran açıklama.

    mal mısın demeyeceğim, belli ki bu seviyede nirvanaya ulaşılmış.

    suriye'den kendi ülkene toprak katacaksın he? adamın götünü keserler.
    bunu yapabilecek iki ülke var, biri abd diğeri de israil.
    türkiye'nin bu sınır dışı operasyonda kazanacağı tek şey, eğer olur ise kayıpsız dönmesidir. bunun haricinde değil sınırlarını genişletmek, oradan taş alıp getiremez.

    ayrıca bu operasyonun tek sebebi de, recep tayyip eroğdan döneminde gerçekleşen, pkk ve bunun diğer unsurlarına, çözüm süreci adı altında her türlü imkanı vermiş olmasın ve akabinde bu imkanlardan doğan pisliği temizlemeye çalışmasıdır.

    diğer bir konu; türkiye suriye'ye girmemiştir. abd suriye'den çekildikten sonra sen girebilirsin demiştir.

    izlerken, okurken, anlarken hangi uzuv ya da organınızı kullanıyorsunuz da bu kafayı yaşıyorsunuz cidden merak ediyorum.
  • ısınan herşeyin genişlediği hede...
  • başarısız algı yönetim çabası.
    “genişlemesi” yerine “genişlediği gerçeği” diyeyim ki kabul görmüş, doğrulanmış, üstüne edilecek lakırdı laf’ı güzaf olarak algılansın.