şükela:  tümü | bugün
  • bu hafta almanya'da kiraladığım araç ile fark ettiğim durum. dün düsseldorf-hamm arası araç kullanırken aşırı yağmur yağdı yaklaşık 1.5 saat boyunca neredeyse yolu göremeyecek seviyede araba kullandım. aracı park ettim ve otele giriş yaptım. sabah beyaz aracın oldukça temiz ve yeni yıkanmış gibi olduğunu fark ettim, normalde avrupa'da sürekli araba yıkıyorlar heralde arabalar hep temiz diye düşünürdüm, bugün alman müşterime de sordum çok sık araba yıkamadığını söyledi. türkiye'de en ufak yağmurda araba bildiğin çamur oluyor, yağmur yağmasa da akşamdan sabaha tozlanıyor. havamız pek temiz değil, maalesef.

    not: izmir'de yaşıyorum.
  • orta asyada, tozlu bir ülkede bulunmamış yazar beyanı
  • sadece türkiye için değil, ağaç katledilen her yerde mümkün olan önerme.
    sorduğunuzda çoğu ağaçların oksijen kaynağı olduğunu söylemekten öteye geçemese de 1 hektar kayın ormanı yılda 70 ton civarı toz emer mesela. bi anlamda ağaçlar, doğanın temizlik işçisidir.
    peyzaj ve gürültü önleme özelliklerini başka bir başlık altında değerlendiririz artık.
  • +1 ile evimin kadını çocuklarımın anası olarak katıldığım önerme.

    bitmiyor arkadaş sil süpür ertesi gün yine aynı. (bkz: ben sizin hizmetçiniz miyim?)
  • bir çok sebebi var bu durumun. öncelikle gelişmiş ülkelerde tek parça işlenmemiş toprak parçası bulamazsınız neredeyse. ya tarladır ya da çim, orman vs. yol kenarlarında çamura dönüşmeyi bekleyen toprak, kum, moloz yığınları yoktur.

    tarladan çıkan traktör, inşaat sahasından çıkan kamyon vs tekerlekleri yıkanmadan o sahayı terkedemez. bizdeki traktörler gibi kmlerce lastiklerinden çamur saçarak gitmeye kimsenin maçası yemez cezalar yüzünden.

    insan hayatını, toplum menfaatini gözetmeden bu kadar kontrolsüz yapılaşma, inşaat vs medeni ülkelerde yoktur. bunların hepsi bize toz olarak dönmekte.
  • hava akımları afrika çölleri üzerinden türkiye'ye dogru hareket ettiği içindir

    1
    https://prnt.sc/nl5obe
    2
    https://prnt.sc/nl5lbm
  • hava akımlarıyla alakası olmayan realite. rüzgar güneyden de, kuzeyden de, batıdan da, doğudan da gelse türkiye tozlu bir ülke.

    arada bir afrikadan gelen çöl kumları ise zaten tozlu bir ülkeyi biraz daha tozlu yapıyor.

    eskiden araba durduğu yerde bir haftada tozlanırdı, şimdi iki günde tozlanıyor. bunlar hep kontrolsüz yapılaşma, inşaat vs ve hafriyat kamyonlarının hunharca kaldırdığı tozların sonuçları. afrikadan gelen hava akımı yeni birşey mi ki?

    edit: biri de bitki örtüsünün zayıflığı demiş. arkadaş avustralya perth’de üç yıl yaşadım. etrafı bildiğin çöl şehrin ama tozdan eser yoktu şehirde. arabamı senede iki kere falan yıkardım en fazla. benzer iklim kuşağında olan ispanya, italya, amerikanın california eyaleti gibi yerler neden bu kadar tozlu değil?
  • bir bahar günü iniş esnasında uçaktan bakınca neden olduğu kolayca anlaşılır.

    ben imkanı olmayanlar için biraz hizmet sunayım...

    burası benim almanya'ya gittiğimde kaldığım, köln'e 20 dakika mesafedeki ufak kasaba resim

    burası da almanyanın cidden en büyük kentlerinden biri olan köln resim evet köln bu kadar. yani başı sonu bir kareye sığabilecek bir şehir. başı orman sonu da orman. içeri ağaç girmemiş, bışarı bina çıkmamış bir şehircilik.

    burası da ülkemizin güzide başkenti, nispeten düzenli ve bulunduğu bölgeye göre aşırı yeşil şehri ankara'nın bir kısmı resim bir kısmı diyorum zira en az bir 15 tane daha var aynı bu boyda.

    bir kere türkiye'nin çoğu kısmı çorak. ormanlık alanı yüzde otuz'un hemen altında. iklim şartları her yanı yeşillendirmeye yetmiyor. biz de mecburen toz kalkmasın diye beton döküyoruz. başka sözüm yok hakim bey.
  • (bkz: çamurlu)
  • katıldığım önermedir.
    türkiye'de yaşadığım yıllarda, sürekli hafif ateşim olurdu, zamanım ve imkanım da vardı, doktorlara gittim, testler, analizler vs. derken bir şey çıkmadı bende. üstünde de durmadım ondan sonra. bir dönem yolum ingiltere'ye düştü, bir sene kaldım, oraya gittikten bir kaç ay sonra fark ettim ki bendeki o hafif ateş kaybolmuştu, sanırım havanın temizliği ile ilgili bir durumdu.