şükela:  tümü | bugün
  • yurt dışında birine türküm diyince o kişini aklına gelen ilk konudur genelde.

    ispanya için konuşmak gerekirse çok şükür ünümüz iyi. ülkede türkiye dediğin zaman insanların aklına gelen iki konu var. birisi saç ekimi diğeri de türk dizileri.

    ispanyolca'da neredeyse dile oturmuş bir söyleme şekli, türkiye'ye gitmek. eğer birisi türkiye'ye gidiyorsa ispanyol halkının ilk düşüncesi saç ektirmeye gittiğidir. hatta ispanya yabancı şubede polislerden birisi bana bildiğim ucuz bir şirket olup olmadığını bile sormuştu.

    diğer konu diziler, nasıl başardığımızı anlamasam da genel olarak ispanyolca konuşulan her ülkede halit ergenç tanınıyor... bin bir gece ile başlayan ispanya'da yayınlanan türk dizileri günümüzde ufak tatlı cinayetler'e kadar gelmiş durumda. fatmagül'ün suçu ne dizisi akşam saatlerinde yayınlanacak kadar popüler olmuş hatta.

    edit: küçük tatlı cinayetler yazmışım...

    ulan sanki dini ve milli değerlere küfrettik, ufak tefek cinayetleri yanlış yazdım diye mesaj kutumu patlatmışsınız ehehe...
    neyse cehaletime vurun, ufak tefek cinayetler...
  • doktora yapan bir akademisyen adayı olarak söyleyebilirim ki akademik anlamda da oldukça tanınır durumdayız.
    "intihal" deyince hemen akla geliyoruz mesela.
    edit: öncelikle, yazar olduğumdan beri ilk defa özelden güzel tartışmalar yapabildim bu ileti sayesinde. iletiyle ilgilenen, seviyeli mesaj atan arkadaşlara teşekkür ederim. bununla birlikte "ülkesini kötüleyen akademisyen" damgası da yedim. böyle düşünen arkadaşlara şunu söylemek istiyorum: sakin olun arkadaşlar, türkiye'de, türkçe olan, türklerle paylaşımda bulunduğumuz bir platformda türkçe olarak fikrimi paylaştım. elin johnny'si benim buradaki iletimi görüp "kahretsin türkiye çok kötü bir yer."demeyecek. gereksiz milliyetçilik kasmaya gerek yok. kaldı ki ortada alınacak bir durum da yok, gerçeklerden bahsediyoruz. bunun dışında, bakın ülkenin yandaş medyasının uzantısı bile nasıl haber yapmış: http://www.hurriyetdailynews.com/…-academia--101141
    milliyetçilik kasacaksanız bunun üzerinden yapabilirsiniz. çünkü bu haberi gören johnny "kahretsin türkiye çok kötü bir yer." diyecek, çünkü yazılanları anlayacak. ha bunlar yazılmasa bir şey değişir mi? değişmez. çünkü dediğim gibi; var olan bir gerçeklik var. bunu dile getirmek beni kötü yapmaz, ülkeye zarar da vermez. ancak kulaklarımızı beğenmediğimiz konulara tıkarsak işte bu ülkeye zarar verir.
    edit 2: @sahip cikilan dede uyardı "johnny"i yanlış yazmışım...
  • sıcakkanlı olmamız.

    pratik zeka.

    en net ayırt edici iki özelliğimiz.
  • (bkz: reza zarrab)
    (bkz: suriyeli mülteci göçü)
    (bkz: demokrasi) ama olmayanından
    (bkz: yolsuzluk) reza senin önüne yatarım
    (bkz: basın yasağı) gazeteci ile dolu hapishaneler
    (bkz: ırkçılık)
    (bkz: tecavüz) tecavüz edilen barış gelini (bkz: pippa bacca) ve daha da niceleri var.

    daha çok sayarım ama ne gerek var. bunlar bile tek başına yeter.

    edit
  • - galatasaray istanbul -
  • - kebab (dandik avrupa döneri)
    - arap alfabesi
    - diktatörlüğe giden süreç
    - lokum
    - dansöz
    - bodrum, kapadokya (bu ara çok popi)
    - beşiktaş, galatasaray, fenerbahçe, anadolu efes

    en çok konuşulan konular bunlar.
  • araplığı. herkes biliyor bunu.

    olumlu olarak ise; istanbul ve kapadokya. kuzey avrupalilar icin bir de antalya.

    hatta kapadokya istanbuldan kat kat daha prestijli. inanilmaz bir imaji var oranin dünya çapinda.
  • hicbir sey.

    abd’de tanistigim cok az amerikan biliyor turkiye’yi. sorsan haritada yerini gosteremezler *
  • 1.5 sene italya maceram var ve hala sürüyor. açık ara kebab diyebilirim.