şükela:  tümü | bugün soru sor
  • turgut özal’ın eşi semra özal beyanı

    sekizinci cumhurbaşkanı turgut özal'ın eşi semra özal, "ülkeye hakiki anlamda laikliği turgut getirdi ve insanların ufkunu açtı" dedi. semra özal, kendisine yöneltilen, "muhafazakar turgut bey’in eşi olarak viski içiyordunuz, kahkahalar atıyordunuz, dans ediyordunuz. hiç mahalle baskısı olmamış mıydı?" sorusunu, "kuran da okurum eğlenceye de giderim. hem de kuran’ı arapça okurum, 5 vakit namazımı kılarım. ama davete gidip viskimi de içerim. hepsinin yeri ayrı. artık sağlıklı yaşamak için puroyu çok azalttığım söylenebilir. alkol artık hiç almıyorum" diyerek yanıtladı.
  • turgut getirdi de senin gibi insanların kafa yapısı ediyor şu ülkenin içine. bakın kardeşlerim, viski de içerim namaz da kılarım ve bunların yeri ayrıdır koca bir yalan. bunların yeri aynı görüldüğü üzre, o da beyan eden şahsiyet.

    biri de çıkıp demiyor ki, bakın böyle inanan insanlar da vardır böyle içki içen insanlar da vardır ve bunlar birbirinin yaşam anlayışına son derece saygılı olmalıdır. birbirlerine taban tabana zıt bu iki farklı dünya algılayışı saygı ve sevgi çerçevesinde yaşamlarını sürdürebilmeldir.

    sırf yüzde 10 oy fazla alacağım diye kendi potansiyelini ve yöntemlerini bileyen siyasi anlayışı artık sona ersin. bakın 2 saniyede aklıma bir çözüm yolu geldi; türkiye'nin 3 farklı ideolojik unsuru var mı? yenilikçi, gelenekçi, etnik. bu üç parti sahip olduğu insan nüfusu oranında mecliste yer alır. herkesin parti programı bellidir, mesela yenilikçi siyasiler dış dünyayı takipte olurlar, gelenekçi siyasiler dış dünya unsurlarını kendimize eklerken tedbirli olurlar, etnik parti ise kendini türkiye'ye ait hissedemeyen vatandaşların hissedebilmelerini sağlar.

    biri çıkıp ben hem namaz kılıyorum hem içki içiyorum demez böylece.
  • türkiye'ye laikliği turgut bey tam olarak getiremedi. türkiye'ye asıl laikliği çağrı bey getirmiştir.
  • kendisi ile ilgili çocukluğumda kalan tek şey, millet açlıkla uğraşırken sanatçılarla orada burada eğlenirdi, yine şimdi iktidarda olduğu gibi sanatçılar kendilerine tapardı.
    ve hiç unutmadığım bu eğlence mekanlarına giderken devletin mazotunu koyduğu aracı ile seyahat ederdi hatta bir lokasyon paylaşılmıştı.
    yani elinizdekinin ne olduğunun önemi yok,
    ister tesbih olsun , ister içki şişesi bu beni ilgilendirmiyor.
    önemli olan refah seviyesi, işsizlik oranının azlığı,eğitim,şiddetin az olması,
    ve dahası halkta alkol kullanan ya da ibadetini yapan insanların birbirine olan saygısıdır.

    hep bir tabaka var bunlar kendilerine ünlü oldukları için giyinme ayrıcalığı, rahat rahat alkol alma ayrıcalığı verildiğini düşünüyor ve bu rahatlıkta sokaktan habersiz sınırsız özgürlüğe inanıyor.ama gel sokakta dolaş bakalım.
    bu ülkenin en güvenilmez tabakası sanatçılar, ikiyüzlüler.

    cüssesi kadar alanda laiklik yaşamış insanlardan birisi. 1 metrekarelik alan...
    oysa laiklik devlet yönetimi ile ilgili.

    edi,
  • - tabi, turgut bey'den önce avcı ve toplayiciydik. sağolsun mağaralardan, ağaç kovuklarından topladı bizi.
  • tonton'un türkiye'ye ne tür bir "laiklik" getirdigi tartisilabilir.
    ama kendisi türkiye'nin bugün bogustugu bütün problemlerin tohumlarini atmistir.
    iste bu tartisilmaz.
  • tam da bu yüzden cemal süreya kendisine ölmeden 3 ay önce bu satırları yazmış olmalı:

    "ülkemizi sizden,
    sizi de kendi özel sıkıntılarınızdan
    kurtarmak için
    arkadaşım muzaffer buyrukçu'yla
    bir önerimiz var:

    intihar etmelisiniz!

    ben ve buyrukçu bu konuda
    dostça omuz veriyoruz size.

    gelin, halkın önünde,
    üçümüz birlikte intihar edelim.

    yer: kadıköy eski iskelesinin önü,
    günü ve saati siz saptayın.

    ülkemiz sizden kurtulsun,
    biz de bir işe yaramış olalım."