şükela:  tümü | bugün
  • 6- üç kuruşluk insanların hak etmediği yerlere gelmesi (bkz: liyakat)
  • --- spoiler ---

    ülkenin kendi vatandaşına hiçbir faydasının olmaması. her konuda kendi vatandaşına yük olması ve insanların hayatını zorlaştırması.
    --- spoiler ---

    bu kısım herşeyi özetliyor zaten.

    17 yıl önce başlangıcını yaşadığım duygunun son aşamalarındayım...
  • *********herkes evinin önünü süpürürse hikayesi*********
    (o değil ,şu değil ,şizofreni değil, itin düş günü ile değil , kendine don biçmekle değil , o kurnadan şu kurnaya balçık olmakala değil ,at sinekliği ile değil , dilencilikle değil ,dayatma ile değil ,özgürlük ile.))
    ."birbirlerine sahip çıkarak… uyum içinde ...
    asıl olan, kimlik duygusu, süregelen aidiyet duygusu, bağlar, dostluklar ve birlikte çalışabilmektir. bir toplumun değişimi, yenilenmesi ve gelişimi için de bu birliktelik gereklidir, gücün işaretidir. birlikte başarma insana büyük haz, keyif ve tatmin duygusunu yaşatır.
    umut ve büyüme arzusunu ve dünyaya varlığıyla zenginlik katabileceği duygusunun gelişimine zemin hazırlar. sahiplenmek ya da sahiplenilmek aidiyet duygusunu yaşayabilmenin ön koşuludur. sahiplenmek yaşama sıkı sıkıya tutunabilmenin de ön koşuludur.
    “ben bu ülkeye, bu şehre, bu aileye aidim” diyebilmek aidiyet duygusunu yaşayabilmek, bu ülke, bu şehir, bu aile bana sahip çıkacak ve ben yapmak istediğim her şeyin arkasında durabilecek güce ve yetiye sahibim duygusunu yaratır. böylece güvenle yaşamda yürüyebilir üretken ve yaratıcı olabilirsiniz.

    yaşamın nitelikli birlikteliği, farklılıkların zenginliğini görebilme, doyurucu paylaşım birlikte yaratabilme, bir başka deyişle yaşamın eşsiz güzelliklerini görerek yaşayabilmektir.

    işte böyle bir şeydir aidiyet duygusu, ait olma, sahiplenilme duygusu. beslenirse yeşerir beslenmese solar.

    gücümüze güç katmak istiyorsak, birlikte büyümek ve gelişmek istiyorsak aidiyet duygusunun gelişmesine, sahiplenme ve sahiplenilmeye olanak sağlayalım ki, etrafımızda yaşayanlar, amaçlarına erişsin ve bizler nitelikli birliktelikleri yaratabilelim."
    trident 'u'
  • 3.5 yildir yurt disinda yasiyorum. artik yakin akrabalar olmasa tatile bile gelmek istemiyorum. havaalanindan itibaren basliyor butun o gerginlik, stres. su an en buyuk korkum bir sey olur da geri donmek zorunda kalirsam. zaten yillardir cok farkli dusunup, farkli hissediyordum, kendimi toplumun bir parcasi olarak gormuyordum. bir de uzun sure uzak kalinca iyice koptu, gitti.
  • eskiden milliyetçi olan benim de yavaş yavaş başıma gelen durumdur. iyi zamanda yüzüne bakılmayan, ama kötü zamanda aynı gemideyiz masallarıyla uyutulmaya çalışılan keriz olmak zoruma gitmeye başladı. ayrıca artan din baskısı da bu işin tuzu biberi oldu.
  • o kadar kaybetmektir ki nedenlerini açıklama gereği bile duymamaktır. ahmet hamdi tanpınar’ın “türkiye beni yedin.” dediği noktadayım.
  • sadece türkiye’ye mi?
  • hiç bir şeyin zevki kalmadı. şehirler kalabalık ve yorucu, maaşlarımız üç kuruş ama en standartta almak istediğimiz her şey dünya para, sen okuyup dil öğrenip devamlı kendini geliştirmeye çalışırken, taraf olan ne olduğu belirsiz tipler parayla oynuyorlar, spor yapmak istesen ulaşmak için verdiğin çaba başlı başına mücadele, insanları kalitesiz ve saygısız, siyasileri yalancı ve menfaatçi, desteklediğin futbol takımları bile başarısız.
    ülkede insanı mutlu edecek hiç bir şey yok. keyif veren, huzur veren hiç bir şey yok.
    devamlı gerginlik, kavga, mücadele, parasızlık, çaresizlik.
    nasıl aidiyet kalsın ki?
  • coktan yitip gitti