şükela:  tümü | bugün
  • devlet kurumlarındaki kadrolaşmalardır. anayasal olarak islami bir devlet olmayabiliriz ama, yaşantımız o yöne gitmekte. türban konusuna bir örnek verelim, resmiyette yasak ama, pratikte türbanlılar okula girebiliyor. türbana karşı olduğumdan söylemiyorum bunu. sadece bir örnek.
    bu tür örnekler çoğalacaktır. devlet kurumlarında görev alan insanlar artık dini görüşlerine göre hareket edeceklerdir. bir devlet kurumuna gidildiğinde, oradaki görevli önce namazını kılıp, sonra sizinle ilgilenecektir. birkaç yıl içinde bu yaşanacaktır.

    12 haziran 2011 seçimlerinde rize'den milletvekili seçilen hasan karal, rize şeyh camisi eski imamıdır. bu imam, basına eğitimci olarak tanıtılmıştır. böyle niceleri olduğunu düşünüyorum. bu imam, bu şehir için bir sorunu çözecekken nasıl karar verecektir? dini görüşünü bir kenara bırakabilecek midir? hayır!

    kendilerinden olmayanları ötekileştireceklerdir. bertaraf olursunuz demişlerdi ki, öyle de olacaktır. devlet kurumunda terfi olabilmek için, namaz kılmaya başlanacak, cemaat gazeteleri okunacaktır. ''oo hasan bey iyi adamdır. beş vakit namazını kılıyor'' gibi söylemlerle, işinde başarılı olmayanları terfi ettirecek, ''nalan hanım beynamaz'' gibi söylemlerle, işinde başarılı olanları görmezden geleceklerdir.

    buyrun, türkiye'yi bekleyen en büyük tehlikeyi hep birlikte karşılayalım.

    neyse, öğle namazı geçiyor. ben namaza gidiyorum.
  • (bkz: iç savaş)

    evet yanlış duymadınız bir iç savaş. çünkü bu iç savaşa hiç bir emparyel devlet sessiz kalmayacaktır. hemen libya'da - suriyede olduğu gibi özgürlük adı altında tepemize tomahawklar inecektir. ayrıca bu olay türkiyeyi ucunda ışık görülmeyen bir tünele sürükleyecektir. türkiye ya bölünecek yada şakirt'lerden ve kekolayzır lardan arınacaktır. yada tam tersi birçok aydın ve düşünür avrupaya - amerikaya kaçarak resmen ikinci bir rönesansı başlatacak ve kana susamış sömürge ruhlu devletlere önemli miktarda beyin göçü olacaktır. türkiye zaten elinde avucunda kalmış dinden etkilenmeyen teröre göz yummayan %40 lık akıllı kısmın bir çoğuda başka ülkelere gidecek türkiye iyice bitecektir.
  • üretilen yeni teknolojilerle kanada, abd ve brezilya gibi ülkeler petrol üretiminde hayvani bir yükselişe geçti. eskiden çıkarılamayan kaynaklar (kaya petrolü vs) şimdi çıkarılabiliyor. kısacası petrolün bulunması gibi bir durum çocuğunuzun göremeyeceği kadar ilerde gerçekleşecektir, yakın zamanda değil. ki o zamana alternatif enerji kaynaklarının kullanıma girme ihtimali de yüksek.
  • cahil bir gençliğin yetişmesidir. bu nesil sorgulamaz, okumaz, her önüne gelene inanır. malesef ülke gençliğinin büyük bir bölümü bu kategoridedir. daha yaşı 17 ve söylediği söz "bundan iyi hükümet bizi hiç yönetmedi". arkadaşım, sevgili kardeşim daha yaşın 17. bu hükümet 10 yıldır görev başında. yani sen 7 yaşındaydın bunlar gelmeden. doğal olarak o hükümetlere karşı birşey görüp yaşamadın. kuru kuruya her lafa inanıyorsun. dünyanın en iyi ekonomisine sahibiz yalanına inanıyorsun da sokağa çıkıp işsizlikten kıvranan üniversite öğrencilerini, baban yaşındaki emekçileri görmüyorsun. bunların hiç değilse namazı niyazı var diye kandırılıyorsun ama her türlü dolandırıcılığın din adı altından yapıldığını göremiyorsun. kendini bir kömüre bir makarnaya aciz duruma düşürüyorsun da neden beni bu hale düşüren adamı destekliyorum diye düşünmüyorsun. çünkü okumuyorsun sorgulamıyorsun. rüzgar nereye savurursa sen oraya gidiyorsun.
  • dün muhtemelen 1994-1995 doğumlu, üniversite 1. sınıf öğrencilerine ders anlatırken farkına vardığım tehlikedir.

    kendilerine 12 eylül öncesi ve sonrasının gündelik yaşamdaki dönüşümlerini anlatmak maksadı ile kapıcılar kralı 'ndan, banker bilo'dan örnek verecek oldum. "işte bilo hapse girene kadar sigara kaçak satılıyor, yaş karaborsada. hapisten çıktığında ise belli ki 12 eylül olmuş, bankerle türemiş, konut sektörü hareketli, ihracat-ithalat işlerine girilmiş" babında. yalnız şener şen'den örnek verirken banker mahmut değil de yakup demişim. sonra yakup'u maho diye kısaltamayınca yanlışımın farkına vardım; "arkadaşlar neden düzeltmiyorsunuz beni" dedim. demesinler mi "hocam filmi bilmiyoruz" diye. o

    kapıcılar kralı 'nı da sorunca acı manzara ortaya çıktı: öğrencilerin bu ve benzeri kemal sunal, şener şen ve ilyas salman filmlerini bilmedikleri, izlememişlerdi.

    özellikle son birkaç yıldır filmlerin gösterim hakkının kanal 7'de olması, kemal sunal filmlerinin önemli bir kısmının kenarda kalmasına yol açıyor. ihsan yüce'yi, ali şen'i geçtim, kemal sunal, ilyas salman vb. unutulma riski ile karşı karşıya. buna bir dur denmesi gerek. tehlikenin farkında mısınız?
  • cizrede özerklik ilan eden ygs ye girecekken yönünü şaşırıp ydgh ye giren cizre asayiş birimidir.
  • türkiye'yi bekleyen en büyük tehlike iç savaştır.
    bunun dışındaki tüm tehlikeler, işidmiş, enerji kriziymiş, düşman işgaliymiş, şu, bu, hepsi bu halkın birlikte üstesinde gelebileceği şeylerdir, nitekim gelmiştir de.