şükela:  tümü | bugün
  • gillettein deodorantının kutusunun üstünde "solvent abuse can kill instantly" yazarken arko traş köpüğünün kutusunun üstünde "günaydın!" yazar.
  • amerikalılar az sayıda kütlür hakkında yüzeysel bir bilgiye sahip olup, kendilerini hepsinden üstün görürler.
    türkler, çok sayıda kültür hakkında hiç bir şey bilmeyip, kendilerini çoğundan aşağıda görürler.
  • türk erkekleri koltuk altı kıllarını traş edip göğüs kıllarını uzatırken, amerikan erkekleri göğüs kıllarını traş edip koltuk altı kıllarını uzatırlar.
  • turk kulturunun ucunun milattan onceye, amerikan kulturunun ise yuz elli senelik maziye sahip oldugunu dusunemeyen soru cesidi.
    (bkz: turk kulturu)
    (bkz: amerikan kulturu)
  • toplum ve birey arasındaki farktır.
    türk kültüründe toplum bireyden önemlidir. amerikan kültüründe birey toplumdan öndedir.
  • türkiye'de dandik, aşırı özel* bir örnek verip a'nın b'yi yozlaştırdığını söylemek prim yapar. verilen taraflı örneğe karşı çıkıp a'yı daha tarafsız bir biçimde değerlendirmek isteyenlere toplum düşmanı gözüyle bakılır.

    a: kapitalizm (starbucks, pizza hut, gelişen teknoloji nedeniyle işten adam çıkarmak, smirnoff twist, bush, south park...), bireysel özgürlükler (evlilikten önce seks, kürtaj, eşcinsel evlilik...), ırksal ve dinsel çeşitlilik, ...

    b: türk toplumunun: ahlaki değerleri, misafirperverliği, aile yapısı, atalarına bağlılığı, kahve kültürü, rakı kültürü, ...

    amerika'da belli bir düzeyin üstündeki hemen herkes çoğu konuya tarafsız yaklaşabilir. dolayısıyla yeni fikirler de "öyle şey olmaz" diye öldürülmez.
  • türkler binlerce yılı aşan derin kültürleriyle istanbul gibi bir dogal sanat eserini yavaş yavaş suni bir bataklık haline getirmeyi başarmışlardır. amerikalılar ise en fazla yüzelli senelik sığ kültürleriyle new york gibi doğal bir bataklığı yapay bir sanat eserine çevirmeyi başarmışlardır.

    ama pardon amerikalılar kakadır.
  • öncelikle hiç bir ulusu digeri ile daha iyi ya da daha kotu anlamında kıyaslamak icin yazmadigimi belirteyim. sadece bir turk kizi bakış acisi ile bana farklı gelen amerikalilarin kültürü ile esime farklı gelen turk kültürünü (umarım yer yer esprili) bir dille size anlatmak isterim. cok icerden bildiriyorum, bir amerikali ile evli olarak, sanırım bu kültürel farkliliklari en çok hissedenlerden biri oldum. zaman zaman paylaşmaktır niyetim; umarım beni anlayan birileri de olur.

    hadi bakalım.

    ilk olarak selamlasmalardan bahsedeyim ... biz memleket olarak çok severiz uzun uzun sarılıp (hatta doyamazsak sarılırken saga sola hafif salınımlar yapmayı), her iki yanaktan sapur supur öpmeyi, buna da doyamazsak 3. kere de opup tekrar sariliriz. hayal ettiniz mi? güzel. burda sadece kisacik bir yanak teması vardır. sadece 1 kere ... bu surede senin sag omzun digerinin sag omzuna yaklaşır ama sadece yaklaşır. arkadaşlarından bahsetmiyorum, annen baban ya da kardeşlerinle bile boyle selamlasirsin. ben arada unutup iki kere opup sarılıyorum, sasiriyorlar ... yavaş yavaş alistilar bu garipliklerime.

    bizde el öpme vardır, o da esime garip geldi ilk basta. kimin elini opup, kiminkini opmeyecegini anlayamadigi icin. senden yasca büyüklerin elini öpeceksin diye söylemiştim ama bu kadar kolay değilmiş. bazıları çok seviyor el öptürmeyi, sen daha ele uzanırken ağzına yapistiriveriyor elini hizla ... bazilari da "estagfirullah" anlaminda diye düşünüyorum ya da bazı ablalarımız da " yok artık çok da büyük degilim senden" manasında elini inatla çekiyorlar ... burda da tabi kafa karisiyor 'neyi yanlış yaptım' der gibi bana bakiyor. bu detayları nasıl anlatayım bir bir ...

    benim de hala anlayamadigim dudaktan öpme olayı var. boyle yetiştirilmedik tabi, çok garip geliyor yadırgıyorum. bazen bazı akrabalar birbirlerine selam vermek icin dudaktan kısacık opuyor. ama bu akrabalar asla 2 erkek degil. bir kucuk kız ve bir kadin ya da adam. ya da bir kucuk erkek ve bir kadın. bazen de bir kadin ve adam (hala öğrenme surecindeyim, hatam olabilir). allahtan bu surece beni dahil etmeye calismadi kimse, "üstüme iyilik sağlık, ne münasebet" diye olay cikaririm herhalde. çünkü bana garip geliyor. ama bu da onların kültürü ve çok normal onlar icin ...

    ote yandan samimiyet de farklı. benim annem görüntülü konuşmada mesela, "oğlum nasılsın?" der. (yanlış degil, ıngilizce bilmediği icin boyle diyor, bizimki de 'iyiyim,siz?' demeyi öğrendiği. en azından 1 cümle ben tercüme etmeden anlasiyorlar). onlar icin damatları artık oğulları. ama kayınpederim (ki henüz hiç hitap etmem gerekmedi ve çok merak ediyorum dad mi demeliyim, jim mi, father-in-law mu? bizde baba demen beklenir cunku); where is my favorite daughter -in-law? diyerek sarılıyor bana az once bahsettigim gibi sag omuzlar hafif yaklaşıp kisa bir tek yanak teması ile. annem damadını görünce öyle bir sarılıyor ki sanirsiniz kaburgaları olmasa ciğerin yanina sokuverecek çocuğu ...

    bu entry sadece aile icindeki selamlasmalardaki farkliliklari göstermeye calismaktadir. yoksa hi5 var, bizde bacanak naber diyip karna hafif yumruk atma hareketleri var. o yüzden konuyu iyice dallandirmadan şimdilik bu kadar diyorum. arkası elbette gelecek!

    ps. bir istek uzerine esimin aile agacini da paylasayim. amerikali diyip gecmemek gerekiyormus. efenim anne tarafinda ıskoc ve polonya taraflarindan, baba tarafindan da rusya tarafindan genlere sahip ama anne babasi dahi dogma buyume amerikalilar. buyukanne ve buyukbabalari goc etmis kucuklerken.
  • benzerlikleri daha enteresan bir başlık olurdu. ya da neden olmasın:

    (bkz: türkler ile amerikalıların kültürel benzerlikleri)
  • ay konuşmaya bile değmez.
    komşuluk ilişkileri olmayan, zombi gibi yaşayan, arkadaş yerine köpek edinen, yalnız olan sadece ama sadece insana saygısı olan bir memleket bu amerika. bildiğim tek şey bu. bir de amerika vatandaşı olan boyfriend edin diyorlar ya ona yanıyorum. umarım en yakın zamanda güzel türkiyeme kavuşurum sözlük. çok dertliyim çok. geldiğim için de bin pişmanım.