şükela:  tümü | bugün
  • bir tanemiz bile dünyaya bedelken(!) nasıl yedirelim ''bilmiyorum'' deme ezikliğini kendimize; düşüncesiyle ortaya çıkmış, türk insanının ayırt edici özelliklerinden biri olagelmiştir.
  • (bkz: bilmiyorum demeyi bilmemek)
    aramaya inanmak konusunda hiç bir şey bilmiyorum demeyi bilmemekde bu konuda verilebilecek en güzel örnektir.
  • elif şafak bir yazısında tam da bu konuyu özetlemiş.
  • yardımseverliğinden kaynaklanır.

    iyilik yapayım derken çoğu zaman göz çıkarır.
  • götünden uydurma özelliklerinin çok gelişmiş olmasından dolayıdır. bu da bilmemelerini örter akıllarınca.

    tabi işin esprisi bu yana bilgi güçtür. bilgi gücü ise çok önemlidir. biliyorsan ileride, bilmiyorsan geridesin demektir. karşıdaki insan "bilmiyorum" derse geri itileceğini, önemsenmeyeceğini, "sen de hiçbir şey bilmiyorsun ya" denileceğini düşündüğü için o diyemediği "bilmiyorum"larını gerçekten bilmediği şeyleri söylemek için saklar.

    yani suçu o kişide değil biraz da toplumun "bilme beklentisi"nde aramak gerekir. gelişmiş toplumlarda bilmiyor olmandan dolayı kimse sana bir yakıştırma yapmazken doğu toplumlarında bilmiyor olmanla yerilirsin. hem de diğer biliyor gibi yapıp da bilmeyenlerce!

    o yüzdendir herkesin olur olmaz her boku bilmese de bilmesi.
  • ilk olarak cem yilmazin dile getirdigi olaydir

    (bkz: faruk eczanesi)
  • bilmemek büyük bir ayıp büyük bir eziklik olarak görülür. aslında biliyormuş gibi davranıp bilmemenin insanı daha komik duruma düşüreceğinden bihaberdirler.
  • en son ilkokul 2. sınıfta "bilmiyorum" dediğim için öğretmen yumruğunu ağzıma sokmuştu.o günden beri her şeyi bilirim
    edit: imla
  • benim içine dahil olmadığım grup. bilmiyorsam bilmiyorumdur, bilmiyorum der geçerim, bazen kişiye ve duruma göre bildiğim halde bilmiyorum dediğim zamanlar da oldu, hani bakıyorsun anlatsan anlamıcak bu bilmiyorum diyorum.
  • ben türk değilim galiba la dememi sağlamıştır.

    çoğu şeyi bilmem de ondan.