şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kimsenin banane demediği olaydır. herkes en iyisini biliyor herkesin düşündüğü en doğru. herkes birbirine kendi fikrini dayatıyor. kimse de banane demiyor. herkes işine baksa 1 haftaya fransız ihtilali, 1 seneye ay'a araç göndeririz şerefsizim. gerçi ay'da pek bir şey yok diyorlar.
  • çok haklı bir tespit. ınsanlar birbirinin nasıl yılbaşı kutlayacagina bile karışıyor.

    yılbaşında nerdesin? kıbrıs?
  • kabile toplumu olmamızdan kaynaklıdır. birey kavramı pek yoktur bizde, herkes kabiledendir ya da değildir. insanlar biz ve onlar şeklinde ikiye ayrılır. yardımseverlik, cana yakınlık gibi artıları da vardır bunun, ama bazen hakkaten can sıkıcı boyutlara ulaşabilmektedir.

    edit : bu kabilecilik meselesi şaka değil, çok derin kökleri var, göçebelikten kalma alışkanlıklarımız ve hamlıklarımız var. birey olmayı asla öğrenememiş bir toplumuz. öğrenebilenler de toplum tarafından dışlanıyor. toplumumuz böyle hayatta kalıyor.
  • (bkz: türk insanında kişisel alan kavramının olmayışı)

    önce bunu halletmek lazım, çok naifsiniz bence.
  • başlığın açılmasındaki niyeti anlayabiliyorum. ancak bu durumun alt sebeplerinden aklıma gelen üç tanesi de şu şekilde;
    - türkiyede uzmanlaşma kavramının hala oturmamış olması (uzman olan kişiye güvensizlik),
    - çalışanların liyakat ilkesi gözeterek işe alınmaması (kamu nezdinde büyük bir güvensizlik oluşmasının sebebi),
    - insan kayırma (çalışan bir kişinin eş/dost/akraba için kuralları esnetmesi, kendi de torpil ile girdiği için bazı kesimlere imtiyaz tanıma, amiyane tabirle kıyak geçmesi sebebiyle diğer kişilerin bu imtiyazın kendilerine de yapılabileceğini düşünmesi)

    yukarıda bahsettiğim maddeler düzelmediği sürece maalesef herkes birbirinin işine karışmaya devam edecektir. konunun türk olmakla veya milliyetle alakası olduğunu düşünmüyorum.
  • (bkz: herbokolog)
  • kesinlikle çok haklı tespittir.

    yardımseverlik, yol gösterme adları altında şirin gösterilmeye çalışılan ama baya baya kendi fikrini diretmeyle sonuçlanan bir durum bu.
    insanlar her şeyi bilmek ve konunun içinde olmak zorunda değiller. bunu kabullensek hayat bizim için çok daha güzel olacak.

    kendi adıma ihtiyaç duyduğumda yardım isteyebilen biriyim. istemiyorsam bir sebebi vardır.
  • layığıyla asla yapılmayan davranış.

    biz sadece karıştımayı biliyoruz. şöyle "dur ben halledeceğim" diye karışan yok.

    yoksa bazı durumlarda o kadar isterim ki, biri işime karışsın, halletsin. yok anam kenardan gevezelik sadece, yapıver, el atıver gözünü seveyim.
  • bizim milletimizin en büyük özelliği her boku bilmesidir. ama garip olan insanların kendi işine değil başkasının işine bakmasıdır.
  • çünkü standart bir türk için, 7 milyar dünya nüfusunun içindeki en akıllı en doğru düşünen en isabetli inanca sahip olan insan kendisidir. kalan 6 milyar 999 milyon 999 bin 999 insan düşünemez, acizdir, şaşabilir ve yol gösterilmeye ihtiyaç duyar.

    edit: bu durumun, insan için toplum için bir tehlikeye dönüşen en pis tarafı ise; işinize karışan bu insanların dediklerini duymayıp dinlemediğinizde, açtıkları yolda gösterdikleri hedefe hiç durmadan ilerlemediğinizde yani, size kızıp küsmeleri ve hatta sizi dışlayıp terk edip yalnızlığa itelemeleri..
    çok da tınn! hoşgörüsüz, cahil, yobaz, pis türk insanı! çok da fifieee!