şükela:  tümü | bugün
  • ön not : provokatif bir başlık açma amacım yok, "türkler" derken hepimizi kastediyorum, ırkçılık vb. aramayın.

    yapacağım tespite gelince. bugün 1 yumurtanın ortalama fiyatı 25 kuruş, ortalama ağırlığı 50 gram. 2 yumurta 100 gram ediyor. 100 gram yumurtanın içindeki besin değerlerine bakalım. maliyetimiz 50 kuruş

    besin değerleri 100 gr.
    kalorisi : 154
    karbonhidrat (g) 0.70
    protein (g)12.9
    yağ (g)11.25
    sodyum (mg)144
    potasyum (mg)147
    kalsiyum (mg)56
    vitamin a (iu)278
    vitamin c (mg)00
    demir2.1

    peki 100 gram ekmek yersek ne besin alıyoruz (istanbul'da satılan ekmekler 250 gram civarı yani yaklaşık 4 kalın dilim). maliyetimiz yine 50 kuruş

    besin değerleri100 gr
    kalorisi : 256
    karbonhidrat (g)52.8
    protein (g)8.09
    yağ (g)0.89
    sodyum (mg)450
    potasyum (mg)125
    kalsiyum (mg)184.5
    vitamin a (iu)00
    vitamin c (mg)00
    demir1.32

    kısaca inceleyecek olursak 50 kuruşa mal olan yumurta ile yaklaşık 50 kuruşluk ekmek arasında sağlığa faydaları açısından uçurumlar var. yumurtanın kan şekerini yükseltmeyip tokluk hissi vermesi de cabası. bol miktarda protein ve faydalı yağ asitleri olan yumurta ile çocuklar başta olmak üzere herkesin zihni de açık olur. eğer yumurtaya talep artsa bile fiyatlar yükselmez, memlekette talep yetersizliğinden kapanan tavuk çiftlikleri var. çok kolay o yumurtalar üretilir.

    soruyorum neden yumurta tüketmiyoruz ? evlerine her gün 10 ekmek alan insanlar 5 ekmek + 10 yumurta niye almıyorlar. bu sorunun muhattabı olan ekşi sözlük sakinleri cevap versin.

    edit : doygunluk hissi alıyoruz denmiş. iyi güzel de, ekmeğin içindeki nişasta derhal şekere dönüşüp kan şekerini tavana vurduruyor --> doygunluk. 1 saat sonra o şeker pompalanan insülinin etkisi ile taban yapıyor "abi gözlerim açlıktan karardı ne yiyelim öğlene?". yemeyin şu ekmeği gözünüzü seveyim.

    edit -2 : kolestrole itiraz gelmiş. şu anda günde 3 yumurta yediğim halde kolestrolüm tehlikeli değerlerin altına indi, vücudum zaten günde 15 yumurtaya eş miktarda kolestrolü kendi üretiyor, yiyeceklerle aldığımız kolestrolün tek başına etkisi yok. damarlarda tıkanmayı yaratan kolestrol değil, damar çeperlerinin yaralanması (o zaman kolestrol gidip yama gibi oraya yapışıyor), bu da yüksek insülin ve c-vitamini eksikliği ile oluşuyor. halk dilinde söylersek "ekmek yemekten". tek öğün başlığı altında karbonhidratı düşük bir diyetle olan deneyimlerimi paylaşıyorum, 3. kan testimi de haftaya paylaşacağım. kokoreç, yumurta herşeyi afiyetle yediğim halde düşüş devam edecek.

    edit-3 : özelden "insanları sağlıksız beslenmeye yönlendirme" uyarısı yollayan arkadaşlar var. kardeşim benim damarlarım stent takılma sınırında tıkalı. yanlış birşey yapıyorsam zaten fazla vaktim yok, yakında benden bir şey duymazsınız.

    edit-4 : 25 kuruşa nerede yumurta var ? diye sorulmuş.

    https://www.carrefoursa.com/…rta-53-62-g-p-30007087 (markette 30 kuruş). ben başka ürünlerle beraber 2 haftada bir 50'lik sipariş ediyorum çiftlikten, 25 kuruşa geliyor.
  • --- advert ---

    çiftlik bank

    --- advert ---
  • türklerin psikolojik fiyatlandırmadan çok etkilenmesiyle ilgilidir.
    ekmek 1 tl'dir, 10 yumurta 10 tl.
    o yüzden ekmek alır.

    aynı şekilde 10 kg deterjan 30 tl'dir,
    5 kg deterjan 20 tl.
    10 tl cebimde kalsın diye 20 tl'ye 5 kg alır çoğu insan.

    buradan yola çıkarak türkiye'de neden şirketlerin uzun vadeli başarılar sağlayamadığını anlayabilirsiniz.
  • türk insanının yani bizlerin, ne yersek yiyelim yanında ekmek olmadan doyma hissine ulaşamayacağımız gerçeğinden kaynaklı bir sorunsaldır.
    koy önümüze 1 kilo kavurmayı, her halükarda ekmekle gömeceğiz, koyun önümüze üç porsiyon iskenderi, içindeki salçalı pideyi bile, sığır gibi ekmekle yiyeceğiz. sonra da sekiz aylık hamile kadınlar gibi ortalıkta gezen erkekler olacağız ve beşi bir belediye otobüsüne sığmayan çilekeş kadınlarımız arasında tost olup son nefesimizi vereceğiz. bu konuya
    bilimsel yaklaşan, üstad umut sarıkaya, pavır point tablolu karikatürüyle ne de güzel anlatmıştır bu sorunsalımızı. na şorda

    yumurtanın bir suçu yok bence. yumurta mı tavuktan, yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar.. bananeee..
  • gelişmişlik seviyesiyle ters orantılıdır. gelişmişlik arttıkça ekmek tüketimi azalır.
    gelişmemiş, ekonomik seviyesi kötü olan toplumlar karnını ekmekle doyurur. çünkü karnını en ucuz doyurabildiği yöntemdir ekmek.
    gelişmiş ülkelerde ise denildiği gibi doyma ağırlığı ekmek üstünde değil, yemeklerdedir. ekmek yerine genelde yemek kültürüne göre galeta, wasa, yumurta, et, peynir vs kullanılır.

    edit: ekmek tüketimi aynı zamanda kültürle alakası vardır. evet bu doğru. ama ülkemizdeki ekmek tüketiminin kültürden çok zorunlu olduğunu düşünüyorum. zira ekmek tüketiminde dünyada lideriz, hem de ikinci sıradakinin neredeyse iki katını tüketiyoruz.
  • (bkz: banmak)

    sırf bu eylem için, canan karatay’ı üzüyoruz. halbuki yumurtayı zeytinyağına banmak çok daha sağlıklı.
  • kendimden örnek vermek gerekirse, spor yapıyorum.
    yumurta yemeliyim! ancak, yumurtanın verdiği doygunluk ya da tatmin olmuşluk hissi ile ekmeğin verdiği arasında dağlar kadar fark var. yumurta yediğimde doymuş gibi hissetmiyorum ayrıca ağzımda nahoş bir tat kalıyor. mesela 5 yumurta yesem dahi, sonrasında birşeyler yeme ihtiyacı duyuyorum. ekmekde durum öyle değil. yedin ve tamam. tatmin oldun ya da doygunluk hissini edindin.

    temel nokta doygunluk hissi sanırım.
    alışkanlık da var tabi ama ağır basanın doygunluk olduğunu düşünüyorum.

    buradan hareketle amaç nitelikli beslenmek değil amaç doymak.

    son olarak şu efsanevi karikatürü de bırakıp huzurdan ayrılayım.
    insanlar aç!
  • ekmek bir kültür meselesi.

    iki kazan yemek yiyip, o 4-5 dilim ekmeği yemeden doymuşluk hissine ulaşamayan çok insan var.

    taze ekmek çok güzeldir bir de. her şeyle mükemmel yakışır. balık ekmek yap yakışır, sandviç yap yakışır. içine sucuk falan koy yakışır. peynir domates koy, normalde ikisini bir araya getirmekten çekineceğin pek çok şeyi yakıştırıyor.

    ekmeği azaltmamız önemli elbette ancak buna gelene kadar hemen her evde oldukçça zararlı olan margarin kullanılıyor. zeytin yağı kullanımı türk halkı olarak çok düşük seviyede diğer akdeniz ülkeleri ile kıyasladığımızda.
  • doygunluk hissiyle *doluluk hissini karıştırmalarıyla alakalıdır. herkesin önünden koşan göbekten de anlıyoruz ki ekmek doyurmuyor, zira doyan insan o göbeği yapacak kadar yiyemez. halkımız mide hacim olarak dolmadan doydum diyemiyor, oysa gerekli kaloriden fazla alıyor. ancak ekmeğin salgılattığı insülin sebebiyle tok kalamıyor daha da çok yiyor böyle gider bu.