şükela:  tümü | bugün
  • bilumum unlu mamuller endüstrisinin kaynağında yer alması ve ekmek başta olmak üzere bir yığın gereksiz besinin hammaddesi olmasından dolayı doğrudur. tespittir.

    unlu mamuller bir yığın hastalık yapar, şişmanlatır, aptallaştırır netice itibariyle geri bırakır. karşılaştırın bakalım türkiyenin günlük ekmek tüketimiyle gelişmiş bir ülkenin ekmek tüketimini farkı görün.

    ayrıca türkiyenin geri kalma sebebi din min diyorlar. hikaye bunlar. günde üç öğün ekmek yiyen insan ne anlar dinden minden. özellikle konyalılar etli ekmek yiye yiye aptallaşmışlar. hımm neyse uzatma gerek duymuyorum anladınız siz.
  • olası.
    bilimde ilerlemek için japonlar gibi pirinç yemeli, yemeyenlerin ağzına ağzına sokmalıyız. o pirinçte var bir keramet benden söylemesi. japonya, çin, singapur daha sayayım mı?
  • neden domuz yemeliyiz konusu ispat çabası içindeki bünyelerin iddiası.
  • öncelikle (bkz: sağlam kafa sağlam vücutta bulunur)
    efenim sağlam vücuta ulaşmak için kişisel gözlemlerimden yola çıkarsam ilkokulda bize öğrettikleri şeyin doğru olduğunu söyleyebilirim: et, süt, yumurta yeyip içilmeli. (ha ben yapıyor muyum? hayır. yani ete, yumurtaya itirazım yok; ama sütle yıldızımız barışmadı bir türlü) tanıştığım avrupalı insanların %90'ı boylu-poslu, güçlü-kuvvetli insanlar. bol proteinli ürünler tüketmişler genelde.
    fiziklerinin iyi olmasının başka bir sebebi olarak bol meyve suları içmelerini gösterebilirim. ama emin değilim bu konuda.
    bunlar kadar genetik miras da önemli. yani %50 yeme-içme ise, %50 kalıtımdır bence. yani şu an ekmeği, hamurişini kesersek bir sonraki nesil zıpkın gibi olacak değil tabi ki. ama böyle birşeye başlanırsa 50 sene sonra ilk meyvelerini verecektir diye düşünüyorum.
  • kısmen yanlış bir tespit. geri kalması değil ama nüfusunun çine, japonyaya göre az olmasının sebebi buğdaydır. öyle ki pirinçte daha fazla kalori varken ve üretimi için daha geniş işgücü (aileler) gerektirirken buğdayda daha az kalori, üretimi için ise daha az kişiye ihtiyaç varmış.