şükela:  tümü | bugün
  • nedenini bilmediğim kendimin de içinde bulunduğu hem döver hem sever vaziyette arada kalmış yurdum insanının duygu hali. örnek olarak: bakınız
  • edit: meselenin siyasetle en ufak küçücük bile alakası yok.

    maalesef böyle bir olay vardır.

    dünyadaki birçok milletin fertleri her daim birbirini destekler, birbirlerine omuz verirken, türkler hep birbiri ile uğraşır ve sürekli diğerine köstek olur. muhtemelen geçmişte bu böyle değilmiş, ne zamandan beri böyle olmuş onu bilemiyoruz ama bir kaç yüzyıldır böyle olduğu büyük ihtimal...

    somut bir örnek vereyim; bir türk bir iş yapar, diğer türkler gelip şunu söyler; bu iş iş değil ki? götüm gibi olmuş, bok gibi olmuş, o olanaklar bende olsa ben daha iyisini yapardım, yarrak gibi olmuş, millet neler yapıyor biz daha neler yapıyoruz??? acınacak haldeyiz. bu ülke bitik. vs vs

    mesela amerikalı veya avrupalı filan olsaydı şöyle olurdu; iyi iş çıkarmışsın tebrik ederim! hey dostum çok güzel görünüyor! hey dostum bize de anlatsana nasıl yaptın ne gibi sıkıntılarla karşılaştın? güzel bir iş ama şunları da yaparsan bence daha iyi olabilir! dostum bu projeyi mutlaka daha da büyütmelisin!
  • ne zamandan sonra olduğunu ben söyleyeyim, tarihte türkler araplarla anılmaya başladıktan sonra bozuldu her şey.

    buradaki önerme de en çok bozulan ortadoğu türkmenleri ve anadolu türkleri'ni kapsıyor.
  • genel bir durum değildir.

    kendi kişiliğinden, kendi özelliklerinden, kendinden memnun olmayan, kendini sevmeyen bireyler,

    benliklerini aklamak için kendisini meydana getiren değerlere saldırır.

    ırkına, cinsiyetine, ailesine, ülkesine, doğduğu ve/veya yaşadığı şehre...v.s.

    çünkü bu değerlerin genel kabullerine itiraz edecek, karşı çıkacak cesareti yoktur. çünkü bir değeri eksileriyle sevebilecek kadar bilge değillerdir.

    çünkü benliğini yükseltmenin yolunu bu değerleri aşağılamakta aramaktadırlar nafile. halbuki bilmezler ki, bu değerleri yükselttikçe, onlara katkıda bulundukça, hem benlikler, hem ait olduğu değerler yükseltir.

    örnek? türk toplumunu sevmiyor musun? sen ne yaptın? bir kitap yaz, olmadı bir makale. birşey icat et, bir ağaç da mı dikemiyorsun? yüksek gördüğün toplumlar, eziklendiğin toplumlar, bunları yapan bireylerden meydana gelmiştir. senin gibi dışarıya bakıp salyalar akıtan, kendi değerlerine küfreden ayılardan değil...
  • birbirimizi çok iyi tanıdığımız içindir. vardır doğrudur.

    birbirini çok iyi tanımak ikili ilişkilerde en başlarda iyidir ama işin içine haset girerse vurucu nokta olur.
  • son yüzyıllarda oluşturulan ve kabul ettirilen, özellikle son 60-70 yılda etkisini arttıran eziklik sendromunun bir sonucudur. kabuğundan kaçma, ait olduğu toplumu kabul etmeme şeklinde tezahür ediyor etkileri.

    90 neslindekilerde tavan yaptı bu ezikliği kabullenme galiba. sürekli bir yerli olanı küçültme, batılı olanı yüceltme modası peydah oldu. türk'ün türk'ü hor görmesini bir şekilde eziklikten kaçma psikolojisi olarak yorumluyorum ben.
  • başka milletlerden insanlar hep birbirlerini destekler gibi mesnetsiz tespitler yapacak aymazlıkta olmaları da bir nedendir.
  • yıllarca bunlaaaar diye meydanlarda bağırarak toplumun bir kesimini diğerine karşı sürekli kışkırtan, dindar ve kindar nesil heveslisi biri sebebiyle olabilir.

    (bkz: dindar ve kindar nesil)
  • m.ö. sini saymazsak geçen 2018 yılda, bazı temel meselelerin toplum tabanında hala çözüme kavuşturulmamış olmasının neticesinde ortaya çıkan duygu fırtınası
  • nefret etmeden ziyade aşağılık kompleksi vardır. sürekli kendini batıya kanıtlama, memnun etme zorunluluğu hisseder. bunu sadece komik videolarında altındaki yorumlarda bile görebilirsiniz. ''türkiyede olsa adamı siqerler amq, türkiyede olsa topuğuna sıkarlar amq'' tamam hatamızın, eksikliğimizin olmadığını iddia etmiyorum ama bu abartı niye? fransa'ya gittiğinizde ingilizce adres sorduğunuzda ''büyük ihtimalle'' ters ters bakışlarla karşılaşırsınız. fransızca konuş der. hatta bunu fransa'da yaşayan cezayirliler bile yapar. lakin türkiye'de bir turist ingilizce bilen bir türk'e adres sorsa, türk cevaplayana kadar eğilip bükülür, dünyanın en doğru ingilizcesini konuşmaya çalışır ve aksan yapayım derken yüz felci geçirir. yargılanmaktan korkar, ne düşündüklerini önemser. bu biraz global olamamaktan kaynaklanıyor olabilir. gezdiğim ülkelerden çıkardığım sonuç genel olarak aynı, global değilsen, dünyada ne oluyor ne bitiyor bilgin yoksa doğal olarak sadece kendi ülkende kötü olaylar oluyor sanıyorsun. adam açıyor haberleri, tecevüz görüyor, cinayet görüyor. haberler bitiyor, bir amerikan filmi başlıyor, bakıyor evler garajlı, insanlar saygılı ve kafasında istemsiz bi karşılaştırma oluşuyor. eziliyor adam. sizce bu adam ingilizce bilse, dünyayı takip etse, abd'de son 15 yılda 200.000'den fazla çocuk evliliği olduğun görse, avrupalı orta gelirli yaşlı erkeklerin tayland'a veya vietnama gidip 10 yaşındaki kızlarla/oğlanlarla para karşılığı birlikte olduğunu, işledikleri suçları gazetede görse aynı eziklik duygusuna kapılır mı? biz global değiliz, kendimizi beğendirme huyumuz var ve batı ise fazla özgüvenli. bu 3'ü birleşince özgüvensiz, kendini sevmeyen bir kitle oluşturdu. batının kendini sevme, hatalarını görmezden gelme olayları midemi bulandırıyor artık. adam bana diyor ki, yunanlılara sert müdahale ettiniz, anlaşma yapılabilirdi, onca insan ölmezdi. bunu bana diyen adam ingiliz. ulan dünyanın anasını siktiniz, sömürmediğiniz yer kalmadı, barutu icat etmemiş insanların topraklarına tankla tüfekle girdiniz, bizim nefsi müdafamıza mı laf ediyorsun? evet, bana göre işin özeti bu. batı kendini mükemmel görür -ki değildir-, hatalarını, yanlışlarını görmezden gelir. türk batıya kendini beğendirmek ister, batı üsten üsten kibirle bakar, türk kendine döner. sürekli kötü yanlarını görmeye başlar ve bi süre sonra kendine karşı saygısı sevgisi tükenir. ırkçılık gördüğü insanlara hak vermeye bile başlar. çözümü ne derseniz bilmiyorum. uzmanına sorun, ben kederlendim yürüyüş yapmaya çıkıyorum.