şükela:  tümü | bugün
  • genelde değil hiçbir zaman taş bulunamaz
  • döner bıçağının baş rolü oynadığı efsaneler.
    (bkz: holiganizmde doner bicagi yerine isin kilici)
  • iki yil once detroitte ucuz benzin bulmak ugruna zencilerin benzin istasyonuna giren üc gencin zar zor pacayi kurtarmalari olayinda aksi durumun akillara gelmesi...evet, arabaya atlayip kacamasaydik belki gercekten efsane olurduk.....

    (bkz: zenci gaz istasyonuna giren turklerin diyaloglari)
  • cogu kez sabahlara kadar acik kebap dukkanlarinin onunde vuku bulan, kanli canli, uzun bicakli, kaytan biyikli, babayigit efsanelerdir. adamin kafa dumbak gelmis " give me some of that shit" diyor. turk insani nimete bok dedirtir mi hic, vay senmisin kebaba shit diyen. at kacar, torba duser, muharebe baslar.
  • yasanmis bir olaydir.
    ştutgard'ın freudenştad adlı yerleşim biriminde bir alman genci buyuk bir talihsizlik sonucu bir bir almanço'nun arabasina girer.. o esnada uykusu kaçan almanço balkonda sigara içmektedir. akabinde arabasinin içindeki ambiyansı farkeden turk kardeşimiz apar topar evden çıkar, rüzgar gibi merdivenlerden iner ve arabaya dogru depar atar..
    telaşlanıp arabanın içinden çıkamayan safkan alman kardeş bozararak almançoya bir bakış atarak "-affet abe yaa" demeye çalışır.. ancak almanço kardeşimiz safkan osmanlı tokadı ile başladığı serenatı, tum mahallenin gozu onunde tam bir şolen havasında tamamlar ve muthis final icin karakola gider..
    hırsızı yakalamış olmanın verdiği haklı gurur ile agzı, burnu, kaşları ve bilumum estetik gerektirecek organları patlamış bir halde beraberinde getirdigi almanı polise teslim eder..
    ondan sonraki sahne ise alman hastaneye goturulur.. almanco ise gozaltina alinir..
  • rumble militia elemanlarının neo nazilerle giriştiği kavgaların hikayeleri çok enteresandır... halkan'la ya da tayfun altınbaş'la karşılaşırsanız sorun, anlatsınlar
  • aynı efsaneyi değişik kişilerden duyabilirsiniz. cast ve mekan farklı olsa da olay örgüsü, giriş, gelişme ve sonuç bölümleri hemen hemen aynıdır.
    hatta benim tanıdığım eski bir denizci kestiği bir parmağı anlatır. ama her seferinde kestiği parmağın sahibinin milliyeti ve olay yeri değişir. parmak sahibi bazen faslı, bazen amerikalı, bazen danimarkalı olur. ama ne olursa olsun o parmak kesilmiş, sonra düşen parmak alınıp mendile sarılmış ve "hadi şimdi doğru hastaneye" denmiştir.
  • bir abimiz hong kong'da bir bara girer. suratina sigara ufler birisi, hafiften itisirler. sigara ufleyenin arkadaslari gelir, hong kong isi origamiyi uygulamali (kaburga kirigi ve bilimum catlaklar) olarak gosterirler, canini zor kurtatir ( ee bu efsane degil ki dediginizi duyar gibiyim, bir gun birisi gelirde hong kong da soyle boyle adam dovduk harac kestik derse, yemeyin).
  • gerçektir...

    bir türk interrailci trende tuvalete girmek için kalkar. tam o sırada bir kızla bir oğlan, bir takım amaçlar için birlikte tuvalete girerler. kapıya da 2 zenci çocuk gelir ve kimse girmesin diye kapının önünde beklemeye başlarlar. türk olan içeri girmek için hamle yapar ama zenciler "no" diyerek onu engellerler. ardından türk olan çok sıkıştığı için bir kez daha, bu sefer daha kararlı bir şekilde tuvalete girmek ister. zenciler bu kez çocuğu iterler ve çocuk yere düşer. son derece inatçı ve kavgacı bir insan olan türk delikanlısı, çok sinirlernir ve tuvalet kapısına doğru 3. kez atılır. bu sefer sabrı taşan zenciler çocuğu bir güzel döverler. yediği dayak sonrası deliye dönen türk genci "allah mısınız ulaaaaan!!" diye bağırır ve tam bu sırada "allah" lafını duyan zencilerden biri "ooo muslim brother!" deyip, az önce dövdüğü çocuğa sarılır ve sonra da kola ısmarlar.