şükela:  tümü | bugün
  • barış ünlü'nün "türklük sözleşmesi’nin imzalanışı" adlı makalesinde 1915-1925 yılları arasındaki süreçte temellerinin atıldığı ve etnik kökenleri fark etmeksizin tüm vatandaşların dahil olmalarının beklendiğini iddia ettiği kavram. kendisi makalesinde işin sosyo-psikolojik boyutuna hiç değinmemiş fakat anlatmak istediği kavramların hayat bulduğu toplumsal reflekslerin kökeninde "system justification theory" ve "sosyal kimlik teorisi" gibi 2 temel yaklaşımın yansımaları söz konusudur. buradaki türklük sözleşmesini amerika'daki beyazlık çalışmalarından yola çıkarak kavramsallaştırmaya çalışmıştır. bu kavramın osmanlı dönemindeki versiyonunu müslümanlık sözleşmesi olarak gözlemlemek mümkündür. nitekim toplumsal bilinçaltında yer edinen bu soyut kontrat, günlük yaşam pratiklerimizde somutlaşan ve bu kontratın dışına çıkanların başlarına gelenlere dair duyarsızlaştıran bir olgudur.

    makalenin özeti:

    bu makalede, modern türkiye tarihini ve kişilerin biyografilerini farklı bir açıdan tahlil etmemizi mümkün kılabilecek, temel sütunları türklük ve türklük sözleşmesi olan yeni bir kavramsal çerçeve öneriyorum. türklükten, farkına varılmadan yaşanan belli görme, duyma, duygulanma, algılama, bilme ve görmeme, duymama, duygulanmama, algılamama ve bilmeme hallerini; ve yine çoğu zaman farkında olunmadan yaşanan ve normal kabul edilen bir imtiyazlar dünyasını anlıyorum. türklüğün bu nitelikleri, türk-olmayanlara karşı çoğu zaman koyu bir haklılık duygusu ve duyarsızlık/ilgisizlik yaratabiliyor.

    burada tarif ettiğim şekliyle türklüğün kökenleri, gayrimüslimlerin ve türk-olmayanların oluşmakta olan türk ulus-devletinden dışlandıkları 1910’lara ve 1920’lere gider. türklük sözleşmesi dediğim bu içerme ve dışlama süreci, devlet ve türkleşmeyi kabul eden çeşitli müslüman etnik gruplar arasındaki karşılıklı bir anlaşmadır. yazılı olmayan sözleşmenin hayati maddelerinden birisi, müslüman ve türk olmayanlara/türkleşmeyenlere yapılanlarla ilgili herhangi bir siyaset veya bilimsel çalışma üretmenin yasak olmasıdır. başka bir deyişle, kişi gayrimüslimlere (özellikle ermenilere) ve kürtlere yapılanlar hakkında konuşup yazmadığı sürece türklüğün potansiyel ve reel imtiyazlarından yararlanabilecektir. sözleşme, bu maddeye uyulmadığı takdirde çok ağır cezaların verileceğini de açıkça belli etmiştir. bu metaforik sözleşme, modern türkiye tarihinin ve bu tarihin içinde şekillenen kişilerin epistemolojik, psikolojik ve duygusal dünyalarının tarihsel ve maddi temellerini atmıştır.

    bu makalede, türklük ve türklük sözleşmesi’nden neler anladığımı daha açık hale getirmeyi ve somutlaştırmayı amaçlıyorum. bunu yaparken, beyazların çoğu zaman farkına varmadan faydalandığı imtiyazları inceleyen beyazlık çalışmaları’ndan yararlanıyorum. abd’de 1980’lerin sonlarında ortaya çıkan beyazlık çalışmaları, imtiyazsızlar yerine imtiyazlılara odaklanarak, etnisite ve ırk çalışmaları’nı kökten bir şekilde değiştirmiştir. yazının ikinci bölümünde ise, türklüğün kökenlerine gidip, 1915-1925 yılları arasında türklük sözleşmesi’nin nasıl, neden ve kimler tarafından imzalandığını anlatıyorum.
  • öncesi:
    toplum sözleşmesi
    jj rousseau

    kendi fransız devrimini yapamayan, kendisini yönetenlere tapan toplumlarda eşitler arasında sözleşme değil, ancak ast üst arasında itaat olur. gün gelir hesap döner ve yönetilenler önce yönetenleri harcarlar sonra yeni yalanlar ve masallar duymak üzere yenilerini ararlar. esasen geri kalmış toplumlarda herkes ait olduğu grubun tanrısına adanmak üzere olan potansiyel bir kurbandır. ancak kurban olacak kadar bile değeri olmayanlar ve diğerlerini öne sürerek kendisinin kurban törenini geciktirecek fırsatçılar nesillerini sürdürebilirler o nedenle ortalama asla yukarı gitmez ama daima aşağı gitme potansiyeli vardır.
  • atatürk'ün adana esnaflarıyla konuşma yapmasıyla fiili olarak başlar bu sözleşme. 16 mart 1923 tarihli o konuşmada şunları söyler: "ermenilerin bu feyizli ülkede hiçbir hakkı yoktur. memleketiniz sizindir, türklerindir. bu memleket tarihte türk’tü, o halde türk’tür ve ebediyen dek türk olarak yaşayacaktır."
    (bkz: adana esnaflarıyla konuşma)

    konuşmada geçen "hiçbir hakkı yoktur" cümlesinin bağlamı için
    (bkz: ermeni malları)
    (bkz: emval-i metruke)
    (bkz: emval-i metruke defterleri)
  • resmi olmayan resmi anayasa.