şükela:  tümü | bugün
  • kapatmak, söndürmek veya iştah kapatmak.
  • turk insaninin yerine close u kullandigi kelime. close the lights gibi.
  • ingilizcenin cambaz edatlarından * birini kullanarak istediğimiz şeyden anında itilmemizi kolaylaştırıveren tabir. şöyle ki: bir çocukla ikinci defa buluştunuz. bir de baktınız ki mojitosunu içerken serçe parmağı havaya kalkıverdi / plaja gelince ayakkabılarını bir çıkarttı, altından taşlaşmış uzun bir başparmak tırnağı ortaya çıktı. veyahut her ders ağzınız açık dinlediğiniz edebiyat hocanızın evine davet edildiniz, o da nesi? başucunda bir jay mcinerneyromanı kıvrılmış duruyor.
    işte böyle durumlarda turn off tabiri hemen devreye girer, durumu anında tepetaklak edip, ilgimizi sıfırlar. onu ister birleştirip isim olarak kalkan parmağa/taşlaşmış tırnağa yapıştırır * ister değişen hislerinize güzelce kılıf olacak bir fiil olarak kullanırız *. ve bu sihirli terim sayesinde bir serçe parmağı yüzünden çocuğun telefonlarına gönül rahatlığıyla çıkmaz, edebiyat derslerini defterimizin köşesine ironik haikular yazarak harcarız. karşıtı için (bkz: turn on)
  • kapsamı alanı dısında.
    benim soyle guzel bir huyum var, bircogunuzda da vardır, eminim.. arkadaslarımın sevgililerine, eski sevgililerine, sevgilimin samimi arkadaslarına cinsiyetsiz yaklasıyorum. onlar benim icin erkek degil kardesler.
    ama bu en bastan edinilmis prensibin soyle bir kor noktası var. misal sevgili olmadan evvel onlarla sizin ask meskli-yavsamalı etmeli bir hukukunuz vardı, o zaman ister istemez cinsiyetsiz yaklasamayabiliyorsun, her zaman degil elbet ama kimi zaman.

    hani kız kardesine alıcı gozuyle bakmazsın ya, orada erkeklik hormonlarına inat turn off halindesindir, o senin kardesindir, aynı mantık. bende hic zorlama olmadan kendiliginden gelisiyor bu durum.

    herkesin kendi prensipleri var, benimki de bu.

    ha bu presipten gorece odun verenlere kızar mıyım? olayların ic yuzunu bilmezken, evet. cok kızarım. ama kimi hikayelerde suclu, suclu zannedilen taraf degildir. o zaman kızamıyorum. hatta gorece suclu olsa bilem her zaman cok katı kınayamayabilirim. ask cok kutsal bir sey cunkum. misal bitmis bir askın ardından cıkılan kata o kadar da kızmamayı basarabiliyorum. ama bir askı goz gore gore bitiren yakın arkadasa etmedigim kufru bırakmam misal..
    genis bir insan degilim bu konularda esasen . acayip katı prensiplerim var kucuklugumden beri.. ama sadece hayatın iki kere iki dort olmadıgını ogrendim. her hikayenin ic yuzunu dinlemek lazım.. belki o zaman o kızgın oldugumuz adamları-kadınları o kadar da suclu bulmayabiliriz.

    bana gelince sevgilim olsun olmasın, hayatım boyunca yakın arkadaslarımın esleri ya da sevgilileri, sevgilimin yakın arkadasları, yakın arkadaslarımın eskileri benim icin cinsiyetsiz olacaklar hayırlısıyla.
  • (bkz: switch off)
    (bkz: disconnect)
  • (ing.)*birisinin ilgisini ya da isteğini yoketmek, keyfini kaçırmak.

    örnek: one sniff of his breat was enough to turn you off drink for good. pop music may turn you on, but it turns me off!

    bunun dışında abd argosunda cinsel arzu ya da uyanmayı sona erdirmek, önlemek anlamına da gelir.
hesabın var mı? giriş yap