şükela:  tümü | bugün
  • bu ülkede doğru yaşamanın bir bedeli vardır.

    şirin bir tatil beldesinde ailem kendi çaplarında pansiyon işletiyordu.
    pansiyonumuza da 6 masalık salaş bir balık lokantası eşlik ediyor.

    işletmemiz 30 yıllık. beldenin en köklü işletmelerinden.
    öyle ki kurulduğumuzda kara yolu yok denilebilecek düzeydeydi vemüşterilerimizin %90'ı bize deniz yolu ile ulaşan avrupalı'lardı.
    hiç bir zaman çok para kazanmadık. ama ailem benim eğitimime önemli bir para harcayacak kadar para kazanabiliyordu. üstelik müşterilerimiz ile ilişkilerimiz öyle sıcaktı ki neredeyse hepsiyle arkadaş gibiydik. hala avrupa'nın her köşesinde bize evini açacak dostluklar kurduk.

    önce teker teker yat turizmi yapan charter şirketleri elini ayağını türkiye'den çekti.
    sonra yollar açıldı, bakir koylara mass turizm anlayışı ile koca koca oteller yapıldı.
    dış politika-terör avrupalı turistleri korkuttu
    gelmez oldular.
    türizm anlayışı tatil kültüründen bir haber olan orta ve alt sınıf yabancıları turlar ile toplayıp, otellere yığmak oldu.
    bu yöntem ile belli insanlar büyük paralar kazandı. esnaf çakallığı öğrendi. hizmet kalitesi düştü. bu da tatil yapmayı bilen insanları türkiye'den iyice soğuttu.

    turizm bu halde iken geçen senelerde daha 23 yaşımda büyük bir işe kalkışıp küçük pansiyonumuzu restore edip 5 oda daha eklemek istedim.
    bankadan krediler çektim.
    temel ekomomi bilgimle analizlerimi yaptım. 2018 yılında borçlarımı ödeyip kara geçebilecektim.

    bu projemde sürdürülebilir bir tatil tesisi anlayışını benimsedim.
    amacım tesisimin beldedeki tatil anlayışını da değiştirmesi idi.
    insanlar şehirlerinde özlediği doğal yaşamı, şehrin lükslerinden vazgeçmeden bu beldede yaşayabilmeli.
    bunun için öncelikle kendi tesis binamın metre kare başına harcadığı enerji miktarını büyük oranda düşürmesi gerekiyordu.
    ayrıca yığın halde değil az ve öz olması gerekiyordu.

    güneş enerjisi kullanan, yağmur suyunu biriktiren, ışık kontrolü sağlayan, doğal havalandırma kullanan, kahvaltıda vereceği yiyeceği kendi bahçesinde yetiştiren, yumurtayı - balı - reçeli direkt organik olarak köylüden temin eden. az sayıda oda ile yüksek kalitede hizmet veren bir tesis tasarladık.

    bu tesiste de yapı malzemeleri olarak her şeyi doğa dostu seçtik. açık tavan ahşap çatı, el işlemeli ahşap mobilyalar. yüksek kalite ıslak mekan çözümleri, döşemeler, yer kaplamaları, duvar sıvasındaki kum, veranda, yöresel dokuma kilimler her şeyi ince ince düşündük.

    totalde 20 oda yapabilecek iken sadece 10 oda ile yetindim.

    haliyle bana da büyük masraflar çıktı. buna rağmen oda fiyatlarımı belde piyasasının üzerinde tutmadım.

    şimdi tüm kazandığımı kredi borçlarına gidiyor. her sene kendime 2 yıl daha sık dişini diyorum. ardından yeni bir olay patlak veriyor.

    mass turizmden beslenen çakallar yerli tatilciyi yunanistan'a yönlerdirdi.
    bi'şey diyemiyorum ben de olsam yunanistana giderdim.
    avrupalı zaten bitti.
    kalan yerli turist 2+1 daire kiralıyor 4 kişilik odaya 7 kişi geliyor. zaten gelirken de doblosundan tüm yiyeceğini depolamış oluyor. bu yüzden maksimum 3 kişi konaklanabilen oda+kahvaltı düzenindeki tesisimi tercih etmiyor.(neyse ki)
    bu 2+1 dairelerin neredeyse tamamının ruhsatı yok zaten. yine çakal esnaf kazanıyor.

    geçen sene yıllardan beri tanıdığımız misafirlerimiz ve onların önerdiği yeni arkadaşlar, üzerine de booking.com katkısı ile işlerimiz iyi gidiyordu.
    çat!! sezon ortası 15 temmuz. bütün rezervasyonlar iptal. e adamın izni iptal olmuş.
    doğal olarak kaporasını geri istiyor. ben o kaporaları kredi borçlarının aylık ödemesine yatırdım. olmayan paramla ipral edilen rezervasyonların kaporalarını verdim.

    bu sene kosgeb kredilerine başvurdum. 20.000 lira kredi başvurusu yapabileceğim söylendi. bağkur borcunu yatırcaktım onunla. kredi kartlarım da tesis giderleri ile patlak vaziyette. onları öderim dedim. krediyi çekmeye gittim. banka diyor ki hiç borcun olmayacak. lan borcum olmasa niye 20.000 lira peşinde bu kadar koşayım.
    o iş de yattı.

    bu sene şimdiden booking rezervasyonları almaya başlamıştım.
    çat!! booking.com u kapatıyorlar.

    genç yaşımda bir girişimcilik yapmaya çalıştım.
    sistamatik olarak beni bitirdiler.

    ben oraya ruhsatsız bina çıksam. 20 oda koysam. tur ile anlaşsam. sabah akşam dayasam önüne hazır yemeği. tur harici müşteriye de kafama göre fiyat çeksem;
    şu an derdim tasam yoktu.

    ben şimdi ne yapayım? mimarlık okudum. iyi de cv'im var. devredeyim dükkanı inşaat işine girip güzelim beldeye dökeyim mi betonu? yoksa sevdiğim hayatı terk edip istanbul'da maaşla mı çalışayım?

    ben mecbur muyum düzene uymaya?
    doğru olanı yapmanın cezası bu kadar ağır mı?
  • skandal karardır. ulan insanlara kolay rezervasyon yaptırmasını geçtim, kaç tane kaldığım ufak otel sahibinden burası olmasa müşteri gelmez lafını bizzat duymuş biriyim. kimin rekabetine haksızlık etmiş burası?

    yakında hostelworld, airbnb falan da gider desene. türkiye'deki bu alternatif oluşturmak yerine kapat mantığı nedir ya?

    neyse en azından yurtdışı rezervasyon devam ediyor. şu şartlarda hala yurtiçi tatil yapan cidden parasının kıymetini bilmiyordur, daha rencide edici sıfat kullanmak istemiyorum. isterse yurtdışı çıkış yasağı olsun evin balkonunda portakal elma yerim yine bi yere gitmem amk.
  • bu kuruma üye olup da bunu kabul eden işletmecilerin de aklını sevmek lazımdır. ilk öcne kendilerinin tepki göstermesi gerekir bu duruma.

    bu karar haksız rekabetin önüne geçmek için değil, tüketiciyi rahat rahat sikemediklerinin rahatsızlığıdır.

    neyse hala bu fiyatlara, bu muameleye türkiye'de tatil yapan arkadaşlar düşünsün.

    (bkz: dns ayarları)
  • hiç internette otel aradınız mı?
    türsab sizi, "200'den fazla website ve uygulama üzerinden 700.000'den fazla otelin fiyatlarını anında karşılaştırıp önünüze seren; 100'lerce otel arasından en uygun seçimi yapma derdinde(!) bırakan" sitelerden kurtaracak.
    otel mi?
    başını alırsınız.
    haddinizi bilin!!

    büdüt: anlam bozukluğu giderilmeye çalışıldı.
  • az önce türkiye seyahat acentaları birliği'nin (türsab) facebook hesabında öğrenip şok olduğum hadise

    kaynak

    edit: ekleme

    2. edit: dayanamadım ben de yorum yapıcam. daha 2 hafta önce pragda 3 kişi 3 gecelik 3 yıldızlı bir hotele toplamda 216 tl ödedik. euro'nun 4 olduğu bir ortamda bu 54 euro yapar. yani kişi başı 18 euro yapar. 3 geceliğine 18 euro vermişsek günlüğüne kişi başı yaklaşık 6 euro vermişiz demektir. bu da bizim resmen booking.com ile hoteli kazıkladığımız manasına geliyor*

    doğru karar. hoteller kazıklanmasın.

    3.edit: hotelin adı gallery hotel sis

    4.edit: rezervasyon ekran görüntüsü

    5. edit: bazı hotelci, resepsiyonist, turizmci, rehber arkadaşlar bu kapattırma hadisesini savunur gibi olmuşlar. siz ekşisözlükçüler ne bilirsiniz demişler. iyi de ellaam ben değil miyim bu hotellerde konaklayan, tabiki de ben bilicem. bu kimi etkiliyor? beni. o zaman sus.
    türsab senin haklarını savunmaya çalışıyor olabilir ama sen bunu kendi açından anlatmıyorsun direk booking.com'u eleştirip kapatma hadisesini aklamaya çalışıyorsun. bu olmaz.

    dünyanın geldiği nokta belli. olay burada dönüyor. sen bunun yerli bir muadilini yapamamışsın. kalkıp da mafyavari şekilde kapatıyorsun. booking.com'un alternatifleri varmış da trivagosu bilmemnesi falan. arkadaşım salak değiliz onları biz de biliyoruz. hatta booking.com'da fiyat-performans parametresinde en uygununu bulduğumuzda bile dur lan bir de trivago'ya, epedia'ya, laterooms'a bakalım diyoruz. ama dönüp dolaşıp gene booking'den alıyoruz.

    bir düşün neden booking'den alıyoruz
  • tam su vericem bi gülme geliyor.
    (bkz: 2017 turizm krizi)
  • paypal, uber ve şimdi de booking. nerede global bir dev firma var, insanlar hizmetlerinden memnun hemen baltalıyoruz.
  • o ne demek lan??

    nasi kapatmak??

    (bkz: #63669721) efendiler bunu iyi okuyun. booking bana 1000 tllik zararimi kendi ceplerinden şak diye ödedi geçen sene.

    ayni olayi bi turk acentesiyle yaşasam hayata küstürürlerdi.

    hicbir turk acentesinden paket ve otel almam. booking yoksa s.kimde olmaz türk otelleri valla.

    akli olan otel sahibi bu karara itiraz eder. booking yoksa turk turizmi benim icin bitmiştir. bi sikinti olunca hakkimi booking savunuyor benim.

    ben de onlari savunurum.
  • sıkıntısı "istihdam ve vergi" olanların dedeleri matbaa için "sıkıntımız hattatlarımız" demişlerdi.
  • şile de 10 odalı ufak bir otel olarak müşterilerimizin neredeyse tamamını booking den buluyorduk. özellikle yabancı müşteriler kesin booking den geliyordu.

    şimdi ne yapacağız bilmiyorum, muhtemelen hic yabanci turist gelmeyecek, turklerde de dusus olacak cunku adamlar bizler gibi butik otellere ulasamayacaklar.

    kisacasi bizi patlatmis gelismedir.

    edit: yabanci musterilerimiz booking i hala kullanabililiyorlar, darbeyi yuzde 50 indirdi ama
    hala turizmci uzerinde sert bir yumruk.