şükela:  tümü | bugün
  • ülkemiz adına üzücü ve düşündürücü bir durumdur. tus'da baraj puanını zar zor geçenler; genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, kalp ve damar cerrahisi, beyin omurilik ve sinir cerrahisi, göğüs cerrahisi ve çocuk cerrahisi bölümlerini seçebiliyor.

    çok daha yüksek puan gerektiren cerrahi bölümler;
    (bkz: plastik cerrahi)
    (bkz: göz hastalıkları)
    (bkz: kulak burun boğaz)
    (bkz: ortopedi ve travmatoloji)
    (bkz: üroloji)
  • (bkz: öss’ de barajı zar zor geçenlerin öğretmen olması)
    ayrıca bundan sana ne olması.

    edit: komiksiniz cidden, o doktorlar nasıl ameliyat edecekmiş diyorlar. bunu bilgisizliğinize yoruyorum. tus’ tan düşük aldılar diye kötü doktor değiller onlar, bunu aklınızın bi köşesine koyun.
  • tus puanıyla ilgisi ne?
  • tus cerrahi skill ölçmemektedir. tusta derece yapıp hayatında enjektöre dokunmamış doktorlar da var mesela.
  • baraj, bu işin otoritesi tarafından belirlenmiş. “bu puanı geçen bizim standartlarımızda cerrahlık yapabilir. ” anlamına geliyor.
    asıl problemin, baraja çok yaklaşıp cerrah olamayanlar olduğunu düşünüyorum. sınav zamanı geldiğinde her insan gününde olmayabiliyor. olması gerekenden daha kötü performans sergileyebiliyor.

    edit: imla
  • daha kötüsünü soyleyim.fakültesini bitiren her diş hekiminin sorgusuz sualsiz ( kpss'siz ) devlete atanıp memur olmaları. ( şimdi 6000 kişinin başvurdugundan 280 kişi almış muhabbetleri etmeyin)

    tıp için de aynı şeyler geçerli.

    demek ki ülkede sadece 1-2 meslek kaldı kpss'siz devlete atanmak için.

    umarım düzelir demiyorum düzelmeyeceğini biliyorum.

    (edit : tanım : bir tespittir)

    edit 2 : gelen hakaret dolu mesajlar üzerine arkadaşlar tamam çalıştınız okulunuzu bitirdiniz fakat atanamadınız devlet sizi almadı diye neden bana hakaret ediyorsunuz ben mi sizi almadım ?
    sorgusuz suhalsiz bolumune takılan arkadaşlar için parantez içini okumanız yeterli.
    lütfen.

    edit 3: "suhal" kelimesi " sual" ile değiştirildi. her neden ise küçük nuanslar bütünü etkiliyormuş.
  • hayatında bisturi tutmamış epitel dokuyu gördüğünde keşkül sanacak adamların doktor eleştirmesi kadar garip değildir. ya biz doktorlardan ne istiyorsunuz zaten hayat yeterince zor.

    edit: biraz da böyle anlatalım bakalım ne değişecek
  • cerrah olmak için özel yetenek sınavı olması gereklidir. tus filan hikayedir.
  • turkiyeye ozgu insanlık dışı calisma sartlari yuzundendir. en yuksek puanli bolumler fizik tedavi, radyoloji, dermatoloji gibi rahat bölümler bu yüzden. 36 saat aralıksız (hiç uyumadan) çalışacak ve üstüne ameliyat yapacak, onun üstüne de hastalardan azar işitecek enayi çok çıkmıyor.

    mesela çoğu avrupa ülkesinde durum tam tersi, insan hakları diye bir şey oldugu için cerrahi bölümlerde de insanca yaşanabiliyor bu yüzden cerrahi bölümler daha çok tercih ediliyor.
  • nepotizmin önlenemediği yerde olacağı; geçmiş olsun. kurumlaşmış yapılarla toplum inşa edemeyenlerin sonuçlarını yaşamak zorunda kalacakları durum. tus'tan başka çare yok uzmanlık eğitimine kişi seçmek için. onunla da cerrahi beceriyi değerlendirme imkanı da yok. hakkındaki "tus cerrahi beceri ("skill" tabir edilmiş!) ölçmemektedir." şeklindeki değerlendirmelerin de pek akıllıca olmadığı olgu.

    edit ek: asıl etken cerrahların gerek eğitimlerinin zahmetli, gerekse sonraki kazançlarının, zahmetine ve riskine olan oranının düşük olması tabii ki. bu durumun akıl dışı popülizm ortamında ayyuka çıkmış olması da ayrı mesele. hiç kimse hata yapması durumunda yüz binlerce lira tazminata mahkum edilebileceği bir işi üç otuz paraya yapmaz. darp ya da katl riski de cabası. garip olan hâlâ cerrahi branşları seçenlerin olması. bu cidden garip. hangi dürtülerle seçiliyor acaba? cerrahi sadece el becerisi ile olmuyor; tıbbi bilgi de lazım. ne cesaret?

    tekrar geçmiş olsun.