şükela:  tümü | bugün
  • ne 90 yaşındaki dedemizi öldürdün diye it kopuktan dayak yemeye niyeti olan, ne de milyonluk malpraktis davalarıyla uğraşmak isteyen doktorlardır. ama üzücü tabii, iyi bir beyin cerrahı, kalp damar cerrahı, omurilik cerrahı vb. bu ülkeye ve insanlarına her zaman lazım.
  • bunlardan biri benim kardeşim. ilk başta ürolojiyi kazandı. 4 ay sonunda, günde 20 saatlik çalışma temposu yüzünden durup dururken bayılınca “başlarım böyle aşkın ızdırabına “ diyip istifa etti ve sonrasında radyolojiyi kazandı. şu an krallığını ilan etmiş gibi bir durumda. hasta görmüyormuş ultrason hariç,serum bitti, şimdi hastamız bir şeyler yiyebilir mi diye paso soru soran yok, pansuman yok, milletin skini daşşağını görmüyorum artık diyor. ve can alıcı nokta “daha çok kazanıyorum” diyor.

    şimdi niye seçmesinki radyolojiyi ?
  • bir yorum yapmadan önce tıbbın her branşının insan sağlığı için eşit önemde olduğunu bilmek lazım. fakat ülkemizdeki sağlıksız sağlık sistemi ve doğru uygulanmayan malpraktis yaklaşımı yüzünden - cerrahiler önplanda olmak üzere- belirli branşlar * * * doktorlar için çalışılabilir branşlar olmaktan çıktı. şu an birçok üniversite ve eah'nde bu branşlar asistan eksikliği çekiyor. artık radikal karar alan, kar/zarar değerlendirip tedavi yapan doktorlardan çok risk almaktan korkan, davalarla uğraşmak istemeyen doktorlarımız var. bunun sonucu olarak da en huzurlu, ekonomik olarak da tatmin eden radyoloji, dermatoloji, fizik tedavi gibi branşlar daha çok tercih ediliyor bu sebeple.
  • çok düşündürücü bir durum. tus'ta derece yapan doktorların büyük bir kısmı radyoloji veya dermatoloji (cildiye) seçiyor. ülkemizdeki en çalışkan, en başarılı doktorlar ya sivilce kremi yazıyor ya da bilgisayar başında mr ve tomografi sonucu yorumluyor..
  • (bkz: defansif tıp)
  • derece yapıp rahat bir bölümde hayatının sonuna kadar maddi zevklerin peşinde koşup sorumluluk almaktan kaçıp ne ayranım ekşisin ne popom kaşınsın mantığyla hareket eden arkadaşlar ne yazık ki her meslek dalında var..

    araç dışı trafik kazası geçiren bir öğretmen hanımın öğrencileriyle olmasını, 24 yaşında beyin kanaması geçirmiş ilkokul arkadaşımı, inşaatlardan düşen onlarca gariban beli kırık felç kalan insanı bugüne kadar beyin cerrahi asistanı olarak tedavi ettim. hiçbir zaman bir radyolog ya da dermatologu küçümsemedim, bu bir tercih meselesi ve insanların korkması oldukça doğal. ama denizin kenarında durarak ne güzel manzaraymış demek yerine içine girip yüzmek isteyen bir avuç insandan biri olarak asla pişman olmadım.

    not: 400.000 tl lik bir tazminat davam, 2 kez verdiğim beyaz kodum - ki birinde darp edildim-, onlarca belki yüzlerce sabim cimer şikayetim var. 3 yıllık beyin cerrahi asistanı olarak 1.5 aylık beyin kanaması geçiren bir bebeği ailesinden yarı ölü alıp sağlam teslim etmenin verdiği hazzı çok az şeyin vereceğini düşünüyorum..

    son olarak sevgili yazarlar, okurlar merak etmeyin idealist kvc ciler, ortopedistler, genel cerrahlar, nöroşirurjiyenler az değil.. biz bize yetiyoruz ve her şeye rağmen tus gibi aptal bir sınavdan kaç puan aldığımızdan bağımsız olarak zevkle bu zor branşlarda çalışıyoruz.
  • türkiye'de doktorların önceliği para olsa idi cerrahi bölümler en fazla tercih ediliyor olurdu. bunu yukarıdaki bir orospu çocuğuna cevap olarak yazdım.
    türkiyede doktorlar sadece huzur istiyor. huzuru bulacağını umduğu bölümleri tercih ediyorlar.
    imkan varsa yurtdışını denesinler.
    orada orospu çocukları sayıca az.
    orada emeğin ve bilginin karşılığı vardır.
  • cerrahi branşlara verdiğin parayla cildiyeye verdiğin parayı bir tutarsan, cerrahi branşlarda yapılan mobbingi engellemezsen, ayda 13 defa 36 saat nöbet tutturursan , 2 milyon $ sıcak paranın döndüğü bir kalp nakli ameliyatından cerraha 100-200$ pay verirsen kimse cerrahi seçmez. tıp idealistlik gerektiren bir branş olabilir ama kalp nakli botokstan az para alıyorsa millet kensinin çoluğunun çocuğunun rızkını düşünür. bu devletin suçudur.
  • çünkü rahat, çünkü daha kolay. nöbet(dermatoloji) yok, hastayla muhatap olma(radyoloji) yok.

    siz sanıyor musunuz ki herkes idealist ve bu mesleği icra edenler bilim aşkıyla yanıp tutuşuyor? doktorluk, mühendislik, avukatlık, öğretmenlik... yıllarca bunlar "aç kalmazsın" meslekleri olarak empoze edildi bizlere. daha doğmadan anneannem doktor olmamı istiyormuş mesela*, hala annem de ister. okuyup mezun olduğum halde.

    mesleğin belli bir statüsü var toplumda, çalışkan çocuğun "boş" tercihler yapması istenmiyor, maddiyat kısmı zaten aşikar. sonuç olarak da bu alanların puanları daha yüksek oluyor haliyle. cerrahilerin de bir o kadar az.

    edit: imla
  • her meslekte olduğu gibi doktorlar da kariyer planı yaparken verdiği emek sonucunda kazanımlarının ne olacağını planlıyor. bu planlamaların sonucunda kar zarar oranına bakıldığında her dönemin trend branşları değişiyor. para tabi ki primer belirleyicimiz olamaz. ama bir öğretmen saati 40 liradan çalışırken hangi doktor saati 20 liradan çalışayım ister ki? malesef mevcut sistem doktorların emeğini sömürüyor. ayda 10 nöbet tutan, nöbet ertesi mesai yapan, her gün saatlerce ameliyathanede ayaklarına kara sular inen cerrahi asistanıyla ayda 4 nöbet tutan pskiyatri asistanı aynı maaşı alınca doğal olarak kimse kalp ve damar cerrahı olmak istemiyor. üstüne alınan risk de cabası. tusa 15 bin hekim katılıyor. ve her defasında cerrahi branşlar boş kalıyor. çok ciddi asistan eksikliği çekiliyor. bunun ilerideki yansıması 20 yıl sonra açık kalp ameliyatı yapacak cerrah bulamayışımız olacak malesef. lütfen sözlerim yanlış anlaşılmasın. kolay branş zor branş diye bir şey yok. her branşın kendi zorlukları var fakat attığımız taş ürküttüğümüz kuşa değmeli öyle değil mi?