şükela:  tümü | bugün
  • bir tutarı olan... ayrıca; güvenilir, istikrarlı, dengeli de diyebilirim.
  • kırılgan.

    kelime kökündeki "tutmak" fiili, eşi olan "bırakmak" fiilini çok seviyor.

    patlayan bir espriye gülmeyen birini gülmeye ikna edemeyiz (esprinin gerçekten komik olduğu konusundaki kanıtlarımız, modellerimiz ya da teorilerimiz yerçekimi kadar güçlü olsa bile).

    burada da tutarsızlık veya kimilerini adeta deliye döndüren belirsizlik, kötü [evil] olarak addedilemez. addedilse bile, bunu bu şekilde addedene deli demek hakkımdır.

    anlaşılabilir olmak/görülmek arzusu, uyumsuz ve rahatsız edici görünen her şeye bir kılıf uydurma arzusuyla akraba olabilir.

    tutarsızlığın insan hayatında itilip kakılması, kimi kelimelerin çürümüş akademinin zincirlerinden kurtulamamasına sebep olmuş olabilir. bu kelimelerden biri de dolaysızlıktır.
  • sapı şunu bunu tutabilitesi olan.
  • ıyı bır olay.
    tıpık bır ıkızler kadınıyken, butun dengesız, calkantılı, aklı bes karıs havada, tutarsız hallerım gectı.
    acayıp ayakları yere basan, mantıklı, sakın fılan bır ınsan oldum.
    cok tutarlıyım.
    hangı burcun etkısınde oldugumu da bulamıyorum.
    yukselenım olan yay olabılır. yay cocuk ruhludur ama sabıttır.
    duygusal ve evcımanlıktan yengec olabılır.
    her zamankı hayalperest ve duygusallıgımdan balık kadını olabılır.
    akrep olamaz, kındarlık hıc yok bende.
    koc, aslan olamaz, kıskanclık hıc yok bende.
    boga, oglak, basak, zaten olamaz, sabıtlensem de o kadar da sabıt degılım.
    kova, terazı, ıkızlerden en yakın gene ıkızlereyım ama ona da eskısı kadar yakın degılım.

    yay burcu kadını, yengec burcu kadını ve balık burcu kadını arası bır yerde oldugumu dusunuyorum.
    bır yıldız falı baktırsam keske. kac zamandır baktırmadım.
  • (bkz: tutarık)
    (bkz: içi dışı bir)