şükela:  tümü | bugün
  • amour passion diye de bilinen, bir çok melodrama konu olmuş bir aşk türü.
  • hatfield ve walster'e göre; tutkulu aşk diğeri ile bir bütün olmak için duyulan yoğun istektir. karşılıklı olduğunda bütünleşme duygusu ve haz ile ilişkilidir. karşılık görmediğinde ise; boşluk, kaygı ve umutsuzluk duygularına yol açar. tutkulu aşk derin bir psikolojik uyarılma durumudur.

    bilişsel bileşenler:
    - partnere ilişkin istemsiz olarak akla gelen düşünceler ve saplantılar
    - diğerini ya da ilişkiyi idealize etme

    duygusal bileşenler:
    - diğerine yönelik çekim, özellikle cinsel çekim; işler iyi gittiğinde yaşanan olumlu duygular
    - işler kötü gittiğinde yaşanan olumsuz duygular
    - aşık olunma isteği
    - tam ve kalıcı bir bütünleşme isteği
    - psikolojik uyarılma

    davranışsal bileşenler:
    - diğerinin duygularını anlamak için etkinliklerde bulunma
    - partnerini inceleme
    - diğerine hizmet etme
    - fiziksel yakınlık kurma

    bu bileşenlerin etkileşimleri sonucunda tutkulu aşk ortaya çıkar. psikolojik etkenler hangi duygunun ne derece hissedileceğini ve bilişsel etkenler duygusal deneyimlerin nasıl algılanacağını-yorumlanacağını-kodlanacağını belirler.

    (bkz: arkadaşça aşk)
  • karşılık görülmediğinde ya da sona erdiğinde saplantılı tavırlara ve/ya intihara en fazla yol açan aşk çeşitidir. diğer türlerine göre daha yoğun ve dibine kadar hissedilerek yaşanır. bu yüzden eksikliği veya karşılıksızlığı kişiyi derinden etkiler, anormal davranışlara neden olur.
  • doyasiya yasayana buyuk keyif, yasayamayip da tutkulu aski elinde patlayana cehennem azabi yasatabilen ask halidir. bir de bu tutkulu ask halini tutkulu seks hali takip eder ki pek dogaldir, korkulacak bir sey yoktur, doga kanunlari boyle isler.
  • "sevmek ve çalışmak... ruhların ve beyinlerin birlikteliği... rosa luxemburg, leo jogiches'le yaşadığı on beş fırtınalı yıl boyunca hep bunu düşledi, bunun için savaştı. onlar birbirine aitti; öyle olmak istediklerinden değil, başka türlü olamadıklarından. birlikte geçirdikleri mutlu anlar eşsiz güzellikteydi. kavgalarındaysa acımasızdılar. ayrıldıklarında hala birbirlerini seviyorlardı -yalnızca yenilgiyi kabul ettiler-"

    -izler sogumus, cok uzaga gitmis olmalı...

    sadece kırgınlık, gozyası, huzun, keder dusuyor usuma.
    oysa guzel gunlerimiz de olmustu..
    heralde biraz zaman basacagız bunca kuskunluge..
    sahi ben seni simdiki zamanda degil genis zamanda sevmistim.
    hic fark etmis miydin?
    su an seni sevmiyorum mesela.
    sevmek icimden gelmiyor..
    yenilgiyi kabul etme vakti bizim icin de gelmis olmasın?
    ben yenildim, "biz" yenildik.
  • hayatım boyunca peşinde koştuğum-koşacağım aşk.

    aşk kavramı başlı başına çelişkilerle dolu iken, her insanın kendince aşk kavramı da farklı olunca, bir türlü kalıba oturtulamaz tutkulu aşk.

    benim aşk tanımım tamamen tutkuyu barındırıyor ki bu tanımlamam o tutkuyu yakaladığım an mükemmel olur iken, tutkuyu bulamadığımda boşluğa düşürüyor. tutkunun tadını bilmeyen birine göre, daha önce o tadı almış birisi tutkuyu daha fazla arıyor artık hayatında.

    birçok kez aşık oldum, bana göre hepsi gerçekten aşktı kendi tanımlamamca. neden olduğu bilinmez bir şekilde -her yönden- delicesine istedim karşımdaki insanı. zaten bir insanı belli başlı özellikleri için seviyorsanız bence aşk değildir bu, günümüz insanının uzun ilişki-evlilik tanımlarındaki aşk, bana göre aşk değil; sevgi, saygı, anlaşmak, beraber güzel zaman geçirmek yetmiyor tutkulu insanlara. rahat batıyor resmen* ve bazen duygusal, bazen de fiziksel olarak bir raddeye kadar ulaşabildiğim insanlara tutkum bitti hep bu yüzden. ilk görüşte aşık olup, günlerce hatta bazen haftalarca sadece tek bir mesaj atmasını beklediğim biriyle ilk öpücükten sonra tek bir heyecan damlası hissedemedim kimi sefer. kimisi bana aşkını itiraf ettiği anda soğudum. o sonsuza dek mutlu mesut süren aşklar, tutkulu insanlara çok boş geliyor işte. çünkü onlarda sonsuza dek tutku yok, ama tutku aramayan insanlar çok güzel sürdürüyorlar ilişkilerini. cahil mutluluğu gibi bir şey oluyor bu bana göre, tutkuyu hiç tatmadıkları için.

    tutkulu aşkı birçok kez buldum, aşkı en derin heyecanla yaşadım, ancak "sonsuza dek süren tutkulu aşk"ı bulamadım. çünkü tutku sadece "o an içinde, belli bir zaman dilimi süresince" yaşandığı için tutkudur, süregelen bir şey olsa tutku olmaktan çıkar.

    sonsuza dek tutkuyu sürdürebileceğimi düşündüğüm, son öpücüğün hala ilk öpücük kadar tutkulu olduğu kişiler de tanıdım. onlar da yarım kalmış belki de hiç başlamamış bir ilişkilerdi. devam edeceğine dair sinyaller alır almaz tutku olmaktan çıkıp normalize ediliyor otomatikman. belki de yarım bırakmak en güzeli bazen.

    evrimsel psikolojiye bağlarsak, insanın doğasında var galiba gerçekten kaçanı kovalamak. çok dertliyim be sözlük

    edit: tanımsız kalmış "tutku ne değildir"i tanımlarken, tutkulu aşkın benim için tek cümlelik özeti (bkz: #33470993)
  • bir çeşit bütünleyicidir.
  • hiçbir narkotik maddenin veremeyeceği bir mutluluk yaşatır. her zaman aranır. aranacaktır.