şükela:  tümü | bugün
  • tütün raporunu bu linkten okuyabilirsiniz.

    her şeyi çok iyi idare ettiği söylenen akp'nin bu konuyu da nasıl yüzüne gözüne bulaştırdığını göreceksiniz.

    bu konuda dedesi tütüncü bir birey olarak ben de akşam geldiğimde özel bir takım tespitlerle fikirlerimi açıklayacağım. hem tablonun neler anlattığını tanımlamaya hem de aslında ne olduğunu tanımlamaya çalışacağım.

    bugün kılıçdaroğlu'nu adıyamanlı'lara sahip çıkan konuşmasında dinledim. o da sorunu tam okuyan ve tanımlayan bir sahiplenme içinde değil. -bence-

    sizler ne düşünürsünüz bilmem ama rapor kemik gibi bir şey. biten bir çok şey gibi tütün de kapitalizme uşaklık etmeye kanalize edilmiştir.

    devam edecek. (muhtemelen gündeme düşmesi için yeni bir entry ile)
  • (bkz: ufak değinmeler)

    bir üreticinin raporda göreceğiniz üzere kazancı asgari ücretten düşük. yıllık bazda.

    hadi bir muhasebe yapalım.

    rapor diyor ki; tütünün fiyatı, 12 -13 tl/kg.

    kg da kazanç diyelim ki maliyetlerden sonra 5 tl olsun.

    1400 tl * 12 = 17.000 tl.

    17.000 tl/ 5 tl = 3,5 ton tütün üretimi demektir. yani dört kişilik bir aile senede 3,5 ton tütün üretiyor. ve kiloda 5 tl kazanarak yıllık asgari ücretli kadar kazanıyor.

    denklem üç aşağı beş yukarı budur gibi görünüyor.

    şimdi bu linke bakalım

    link diyor ki, açık tütünden vergi kaybı 5 milyar tl.

    bu nasıl kayboluyor? tütüncü tütününü perakende pazarına sürüyor. ve buraya dikkat 12-13 lira denen tütününü 50 taban fiyat 70 liraya kadar kargolamaya başlıyor. 3,5 ton tütün, 150-200 bin lira toplamaya başlıyor. ve bölgelerinde beklenmeyen bir zenginleşmeye kavuşuyorlar. vergi kaybını gören ve bütçesi tutmayan devlet hem makaron kağıdına fahiş ötv hem yasal cezalar getirince bizim parayı bulan, %70 evet diyen adıyamanlılar ayağa kalktılar, "tütünüme dokunma" "hükümet istifa"

    eeee! bugüne kadar neredeydin? menfaat teknesindeydi.

    yazacaklarım bitmedi.

    devam edecek.
  • (bkz: gelelim üçüncü fasıla)

    üçüncü fasıl akp politikalarının yarattığı sonuçlarla direk bağlantılı...

    maddeler halinde dillendirelim.

    1. açılım sürecinde kaçak tütün ve kaçak sigaraya -görmezden gelinerek- yol verildi.
    2. -yıllardır defalarca bir çok entry'de yazdım-her mahallede, her sokakta, her 30 adımda bir tütüncü peydah oldu.
    a. kar cazipti. ortalama 1,5 tl'ye malolan bir ürün 2,5 tl'ye satılıyordu.cironun %40'ı vergisiz kar. maliyet üzerinden ise %66 kar. yani bağlanan sermaye üzerinden.
    b. müşterisi her zaman için yüzer gezer vasıflı da olsa mevcuttu.
    c. ekonomik koşulların ağırlaşması ters orantıyla talebi artırıyordu.
    d. işe girişmek için çok çok büyük paralar gerekmiyordu.
    e. küçük tutarlardan (total oluşturan) oluşan sıcak para dönüyordu.

    yıllardır bu aktivitenin içinde köşeyi dönen bir yığın girişimci (!) var edildi. ama özellikle son dönemde işe kalkışan ve kitlesellik içeren önemli bir kesim de yasaklardan va yasalardan tırsıp işten uzaklaşarak girişimci olmanın bedelini ödediler. halen devam edenler bu "elim bu işten para gördü, bir şeklini bulup sürdürürüm" aklını yürütenlerdir. ama onlar da yeni yılda bu faaliyetin sürdürülemeyeceğini anlayacaklar. özellikle makaron kağıdına söz konusu fahiş ötv binince ve makaron kağıdın kaçağının da önüne geçilirse, işin yapılamaza tosladığını görecekler. makaron kağıdın karaborsacıları (bir zamanların demir stokçuları gibi) mevcut yasalar kapsamında, yeni yasalar güncele dönüşmeden devasa yığınlara başlamışlardır bile. hatta bu yığınları kimlerin yaptığını öngörmek de çok zor olmasa gerek.

    ve gelelim yasal düzenlemelerin dayanağına,
    1. ciddi anlamda vergi kaçağının artık bulunduğumuz konjonktürde dayanılır olmaktan çıkması.
    2. özelleştirdiğimiz tekelin sahiplerinin iyi de bu serbest piyasaya izin verecektiyseniz biz bu yatırımı neden yaptık şikayetleri. (yabana atılamaz bir gerekçedir. plasiyerler markalara kotalar tutmadıkça hep bu gerekçeyi dayamıştır. emin olabilirsiniz)

    ve sosyal analizle kapatalım...

    tütün kullanıcıları biliyorlar ki, tütün sigara gibi değildir. bir paket memnun eder öbür paket küskün eder. biri sıkı doldurur, diğeri gevşek. biri ot kokar öbürü bok kokar. çoğu da sağlıksız koşullarda ulaşmak ve saklanmaktan küf kokar.

    ama o yine de iyi bir paket umuduyla tütün kullanır. nikotin ihtiyacını, bağımlılığını bununla giderir. dumanı tüttürür. şunu düşünmez. ben sigara almakta zorlandığım gün hatırlamıyorum. sigaradan tasarruf planladığımı hatırlamıyorum. ben sigara bile içemeyecek kadar fakirledim mi? eskşden haftada bir, onbeşte bir, ayda bir çocukları alıp yemeğe, karıyı alıp bir şeyler içmeye giderdik. şimdiyse senelerdir dışarıda bir şeyler yediğimiz içtiğimiz yok demez. madem zenginleşiyoruz bu zenginlik kimlere kayıyor demez. gaspedilen gökyüzünün, trafikte harcamak zorunda kaldığı saatlerin, şehir içi köprü altlarında yüzmek zorunda kalışlarının, üst yapıdan götürenlerin alt yapıya tek kuruş harcamamalarının hesabını kimseye sormaz...sormayı akıl etmez...

    o sorunlar üzerinde düşünmeyi sevmez. o sorunları çözmeyi sever. sigara içemezse tütün içer. sorun çözülmüştür. dışarıda yiyemese de evde yer sorun çözülmüştür.

    bu düzenlemeler çok yerinde düzenlemelerdir. tütünün fiyatı sigaraya yaklaşacaktır. en azından sorunun bu kısmını ikameyle çözemeyince belki ne kadar zenginleştiğimizi anlayacaklar ve ama yol yaptılar diyemeyecektir. hala da ve yine de derlerse ben bir şey bilmiyorum demektir.