şükela:  tümü | bugün
  • nişantaşındaki the sofa hotel içinde bir restoran.
  • lat. "senin"
  • (bkz: totus tuus)
  • yıllar yılı her bodrum tatilinde maça kızı’nda yemeği farz kılmış şef aret sahakyan’ın elini korkak alıştırmaması gereken poşinko restoranı. rakamlarla *:
    24 ytl’lik mercimek yahnili deniz tarağı antresindeki deniz tarağı adedi=1
    24 ytl’lik mercimek yahnili deniz tarağı antresindeki deniz tarağı çapı=3,2 cm
    vasat ispanyol şaraplı 6 kişilik yemek bedeli= 900 ytl
    müşterilerinin mâli/fiziksel yeterlilik rasyosu=sonsuz (işareti koymayı beceremedim).

    yemeğin en zevkli kısmı mükemmel çalışan servis ekibimizin başındaki beyin balkabaklı tart için kulağıma ‘yemeyin!’ diye fısıldaması, en lezzetli kısmıysa önden getirdikleri mini ıstakoz çorbasıydı. önümdeki karamelize levreği kafamda patlayıp duran sabahattin’de kıvrıla kıvrıla yüzen rakı balığı düşünce balonu yüzünden bir yanağımdan öbürüne iterken kendisini, etraftan otlanabildiklerim arasında bir tek risotto üstü * kaburga ile takasa değer buldum. 1,5 saat ve 3,5 course’un sonunda midemde altın saçlarıma yakışmayan bir gurultuyla, ufuk güldemir/suzan sabancı klonları, puro ve para dolu bu oksijensiz restoranı terk ederken bir koşu lucca’ya gidip ördekli pappardelle’ye cumburlop dalmak, yok yok daha iyisi şuracıktaki saray’da ‘usta acele bibuçuk iskender çek’ diye haykırmak istedim. heyhat gece uzun, doymak açlara mahsus bir etkinlik, biz canlı mahlukatı sadece tadlarına bakabildiğimiz ve vücudumuza sarmalayabildiğimiz sürece sevebilen ölümlülerdik.

    siklamen dudaklarımı biricik çinçillama sevecenlikle dokundururken bu kadarına da şükretmesini bildim.
  • dünyanın en olağanüstü levrek ızgarasını yapan aşçının mekanı...
  • tuvaletlerindeki l'occitane sıvı sabun şişelerinin içine jenerik marka market sıvı sabunu doldurarak (uzay mavisi) beni kopartan restoran. 10 numara.