şükela:  tümü | bugün
  • bir süre rüyalarınızda çiş, kaka, klozet ve oturak görmenize yol açan alışkanlık kazandırma sürecidir.

    bir çocuk doktorunun ''tuvalet eğitimine ne zaman başlanmalı?'' sorusuna verdiği harika bir yanıt var;

    ''köpeğiniz içinse en azından dört aylık olmasını bekleyin. ha yok çocuğunuz için soruyorsanız; o zaten vakti gelince size söyleyebilir. o yüzden tuvalet eğitimini evcil hayvanınıza verebilirsiniz ama çocuğunuzun buna ihtiyacı yoktur.''

    gerçekten doğru. çocuk size hangi zamanın doğru olduğunu zaten söylüyor. biyolojik olarak 1,5 yaşından önce buna hazır olmuyorlar. zaten o dönemde çişim var diyen çocuk da neredeyse yok gibi. 2, 2,5 yaş arasında ise, hem fiziken* hem de zihnen* bezden ayrılmaya hazırlar.

    ben tuvalet olayını bir anne olarak, gözümde fevkalade büyütmüştüm. aman nasıl olcak, gece ne yapacağız, vay dışarda n'aparız filan diye. bana kalsa, ilkokula kadar maaşın yarısını primalara yatırırdım. ama bir taraftan da çocuk kazık kadar oluyor. zaten yaşına göre iri bir tomrukçuk oğlum, çene desen maşallah ama altta bez bağlı. öyle de olmuyor; tez elden başlamak lazım. böyle böyle yiyordum kendimi. sonra fark ettim ki; espri de dahil her şeyi yapabilen oğlumun altına yapması benim için ne kadar enteresansa, çişi ya da kakası geldiğinde olduğu yere ve hemen bırakıvermek yerine, tutmaya çalışıp bir de bunun için soyunarak bir yere oturmak da oğlum için o kadar enteresan. beklemeye karar verdim. etrafımdaki insanlar çocuğun bezini değiştirirken '' aaa niye sen değiştiriyorsun bezini, o kendi değiştirir, hahahah'' minvali gıcık ve vıcık espriler yapmaya başlamışlardı.

    ama nihayet bir gün* ''anne bezi istemiyorum.'' dedi oğlum. ben de ''tamam tuvalete yap o zaman çişini'' dedim ve o oldu. ne alt ıslatma, ne gece kalkma. hiç bir şey. ertesi gün artık çişini tuvalete yapan ve bezsiz bir çocuk vardı karşımda. yaklaşık iki haftadır da öyle. ama kaka söz konusu olduğunda hala altına s.çmaya devam ediyor, o ayrı. ben de zorlamıyorum. herhalde onun da vakti gelir*.

    not: anne valla geçtiğimiz otuz yıl için özür dilerim. bir daha sana bağırırsam, yine bana çamaşır suyu, yine bana prima olsun :/
  • 1.gün
    bugün tam 9 tane minik külot yıkadım. çişlerinin tamamını yere yaptı. lazımlığa oturmak istemedi. kakasını yapmadı, ben de hiç ısrar etmedim. yatmadan önce nasıl olduysa insafa geldi, günün son çişini lazımlığa yaptı. millet bloglarda demiş ki 15 dakikada bir lazımlığa oturttuk veya saatin alarmını kurduk, 15 dakikada bir alarm çalınca kendisi koştu lazımlığa. nasıl oturttunuz anlamadım ki arkadaş? gel otur bakalım diyorum, oturmuycam! diyor. buyur burdan yak.

    2.gün
    sabah saat altıda istemiyorum diyerek ve ağlayarak uyandı. gece yatırmadan önce külot şeklinde olan bezlerden giydirmiştim. sabah bezini tutarak ağladı. sanırım çişi gelmişti ama dünkü eğitim etkisini gösterdiği için altına da yapmak istemiyordu. çizgi film açınca sustu ve güne lazımlığında çiş yaparak başladı. bugün çişlerin üçünü yere yaparsa birini lazımlığa yaptı. düne göre daha iyi durumdayız. kakası geliyor ama yapmıyor. yapmıycam diyor alenen, allahım sen sabır ver. kakayı yumuşatan şurup içirdim çaktırmadan.

    3.gün
    sabahın beşinde yine ağlayarak uyandı. sonra geri uyudu. bugün bir yere bir lazımlığa çiş yaptı. hala daha ağzından "anne çişim geldi" lafını duymadım. daha ziyade "anne gene yaptım" diye sesleniyor, ben de elimde kağıt havlu ve viledayla çiş birikintisi arıyorum evde. ya artık çok kakası geldi ya da şurup işe yaradı, 2 kere kaka yaptı bugün. öyle yaptı dediysem hemen oturup yaptı sanmayın, biraz yalvardım, rüşvet olarak çizgi film teklif ettim, telefondan şarkı açtım, kitap okudum, hatta lazımlığın karşısında biraz ağlamış bile olabilirim. oraları tam hatırlamıyorum :)

    4.gün
    bu sabah ağlamadan saat 7 gibi uyandı. kalklar kalkmaz kandırıp çişini yaptırdım. evin içinde poposunu tutup geziyor, napıyorsun yavrum diyorum, pırtlar kakalar çıkmasın diye tutuyorum diyor. allahım, kakası var, karşımda kıvranıyor ama yapmıyor. en zorlandığım gün sanırım bu oldu. uzun zamandır bu kadar üzüldüğümü, kızdığımı, çaresiz kaldığımı hatırlamıyorum. en sonunda karşılıklı ağlaya ağlaya kakasını yaptı. sonra da "haydi tuvalete götürüp sifonu çekelim, arkadaşlarının yanına gönderelim" dedi. demek okuduğum kitapları dinliyormuş sıpa.

    5.gün
    lililililililililililililililili! sabah uyanınca yatağından anne çişim geldi diye seslendi. koşa koşa gidip yaptık. allahım ne mutluluk ne saadet! sonra yine kakası gelmeye başladı, bizimki de eli poposunda dolaşmaya! devamlı telkin halindeyiz. herkes yapıyor yavrum, ben de yapıyorum, baban da yapıyor, ananen de yapıyor, babanen de yapıyor, kediler de yapıyor, filler de yapıyor, zürafalar da yapıyor! dünden biraz daha ağlayarak yaptı. gidip yine törenle sifonu çekip el salladık. kaka dediğin mühim bir şey, şu yaşa geldim, benim arkamdan böyle elini sallayan olmadı.

    6.gün
    çiş olayını çözdük galiba, artık hiç yere çiş yapmıyor. ama kaka olayı fena! adam resmen tutuyor. bugün bir kakayı yalvara yalvara 3 saatte yaptı. doktoruna mesaj attık, henüz hazır değildir, zorlamayın, kakası gelince bez bağlayın dedi. bilemedim. cocuk milleti ayakta tuvalet yapmayı seviyor diye yazmışlar bloglarda, alaturka tuvaletin işe yaradığını, böylece herhangi bir yere oturmadan tuvaletlerini yapabildiklerini yazmışlar. ben bizim alaturka wcyi ardiyeye çevirmiştim, içini boşalttım, temizledim. yarınki kakayı bir de burda deneyelim bakalım.

    7.gün
    psikiyatrist arkadaşımıza da danıştık. şu dünyada üzerinde söz sahibi oldugu yegane şey kakası. zorlamayın, bez takın dedi. haydaaaa. koştura koştura gittik bez aldık, kakası gelince bez taktık. beze yapmıyor, lazımlığa yapmıyor, alaturka tuvalete yapmıyor, adaptörlü alafranga tuvalete yapmıyor. nereye yapacaksın be çocuk? en sonunda altında bebek beziyle klozete oturtup karşısına da niloya açtım. bugünü de atlattık da yarından çok korkuyorum sözlük.

    8.gün
    çişler yolunda. kaka yok.

    9.gün
    daha sabah uyanır uyanmaz kakası geldi. tuttu, yapmadı. bu sefer tembihliyiz. gaz vermek yok, ısrar yok, telkin yok. artık öğleden sonra saat 3'e doğru tutamadı. nereye yapmak istersin yavrum? bez takayım mı? "hayır" lazımlığa oturtup bir niloya patlattık, o arada yapıvermiş. eğitim şart azizim, bak kendi haline bırak dediler bıraktık, öyle ya da böyle yapıverdi. bakalım yarın neler olacak.

    notlar:
    - daha önce başka yerlerde okumuştum da yok artık daha neler demiştim. gel gör ki doğruymuş, bu çocuk milleti bacaklarından çiş akmadan duruma uyanmıyor arkadaş. o çiş o bacaktan akacak, çocuk rahatsız olacak. alıştırma külodu olarak satılan külotlar o kadar kalın ki bütün çişi emip bebek bezi görevi görüyor nerdeyse. lcw'den altılı pakette renkli külotlar almıştım, turuncu, sarı, mavi... onlar daha çok iş gördü, başımın tacı oldular. bazen giymek istemeyebiliyor, o zaman seç bir renk getir diyorum. seçip giyiyor. hem de altına yapınca durumu kendisi de fark ediyor.

    - alıştırma külotları kalın oldukları için biraz geç kuruyorlar. ilk gün daha bir saat olmadan aldığım bütün alıştırma külotları ıslanmıştı. e yıkadım kurumuyorlar da. normal donun gözünü seveyim.

    - halıları kaldırdım. başıma gelecekleri hissetmişim demek ki. oraya buraya şuraya işiyor. yapacak bir şey yok. temizlik sevdasına kapılma. en azından bir hafta kapılma. kağıt havlu/peçeteyle yerdeki çişi alıp viledayla siliyorum hemen. dezenfekte edeyim, hijyenik yapayım dersen sinirlenir, hırsını da çocuktan çıkarırsın. bak bir günde 10 kere yere işedi diyorum, buna sinir mi dayanır. sal gitsin.

    - üzülme, hepimizinki laf söz dinlemedi, yerlerde, koltuklara işedi. ilk gün hep işedi. sabret. yalnız değilsin.

    edit: yukarda bu kadar ağlandıktan sonra bu eklemeyi yapmak boynumun borcu :) artık kakası gelince söylüyor, gidip lazımlığına rahatça yapıyor. bu zorlu süreçte rahat bıraktık, zorlamadık, ısrar etmedik. zaten bu kaka denen meret belli bir yere kadar tutulabiliyor, sonra mecburen yapıyor. aman çocuğum nolur kakanı yap diye peşine düşmedik.
  • zamanlaması çok önemli, misal bizim kızın tuvalet alışkanlığı kazanma dönemi kayınvalidenin bacağını kırdığı döneme denk geldi, bir ara çocuk salonda, kayınvalide odasında, kediler balkonda sıçıyordu, ev hindistan gibiydi lan resmen, herkes bulduğu yere sıçıyordu.
  • öncelikle #33221377

    o kadar da korkulacak bir şey değilmiş. yapılması gereken tek iş çocuğa kulak vermekmiş, ona güvenip yönlendirmelerini takip etmekmiş. ben korktum, kendimi üzdüm, boşunaymış.

    oğlum tuvalet eğitimini halledemeyecek, sürekli götünde bezle dolaşacak diye korku dolu rüyalar görürken, geçtiğimiz hafta 4 gün evde olacağımı da fırsat bilip lazımlığı ortaya çıkardım yine. bizimkinin sinirleri hoplamadı bu sefer. külotlardaki desenler daha bir ilgisini çekti. tamamdır dedim, galiba bu sefer olacak. birkaç gün ön hazırlık yaptık, üstüyle başıyla lazımlığa oturup çiş yapar gibi yaptı, her bez değişiminde bezlerinin azaldığını artık çıkarsak iyi olacağını söyledim. tatilimin ilk günü bezleri toplayıp kaldırdım ortalıktan. beğendiği bir külodu giydi. birkaç kez altını ıslattı. ıslattığı anda cıyak cıyak banyoya koştuk. rahatsız olduğu için kendi istiyordu benden önce üstünü değiştirmemi. birkaç kaçırmadan sonra çişinin geldiğini farketmeye başladı. kiminde yetiştik lazımlığa, kiminde yetişemedik. bir kez koltuğu, bir kez halıyı, çok kez parkeleri suladı. hiçbirinde kızmadım, öylesine bir durummuş gibi çabucak temizledim. ikinci günün sonunda kaçırma olayımız bitti. her defasında yetişti lazımlığa. çişi hallettiğimize sevinirken "kaka tutma" problemiyle karşı karşıya kaldık. allah düşmanıma göstermesin. acayip zor bir durum. çocuğun kakası geliyor, korktuğu için yapmıyor. yapmadıkça ve geri ittikçe kaka bağırsaklarda katılaşıyor, çıkması daha da zorlu ve acılı oluyor. bir kısır döngü. 3 gün sonunda fitile başvurduk. sonraki 3 gün yine aynı sorun. yine fitille çıkardık. bu sefer daha önce de buradan birinden okuduğum bir yöntemi denedim. kakaları klozette onu bekleyen kardeşlerinin yanına göndermemiz gerektiğini yoksa orda üzüleceklerini anlattım. gönderdiğimizde mutluluktan dans edip top oynayacaklarını söyledim. hoşuna gitti. alkışlarla, övgülerle yaptı bir dahaki kakasını. sifonu kendi çekti, el salladık kakaların ardından (!). ve şükür ki 3 gündür kakasını tutmuyor ve rahatça yapıyor. haa bir de duphalac veriyorum birkaç gündür kaka kıvamını birz cıvıklaştırmak için.

    geceleri naptınız, diyen olur belki (olur mu olur )... ilk birkaç gece uyuduktan sonra gizlice bez bağladım. birinde uyandı istemedi. sabahları o görmeden çıkarmam mümkün olmadı. vazgeçtim bezden. bezi bir daha görmeyeceğimiz şekilde tamamen çıkardık hayatımızdan. yatağına alez koydum. hem çarşafın altına hem üstüne. birkaç gecedir uyuduktan 2-3 saat sonra bir kez zorla kaldırıp çişini yapmasını sağlıyorum. sonrasında sabahı buluyor zaten kuru halde. bir süre böyle devam edip onu da salıvereceğim.

    yani... geçen sene bezden kurtuluruz sanmış ve yanılmıştım. ama bu sene ne kadar kolay atlattığımızı farkedip şaşırdım. çocuk hazır değilse, gerginse ısrarcı olmayın. "1 yaşındayken tuvalete tutmaya başladım" diyenleri boşverin. çocuğunuzu dinleyin, kendinizi sıkmayın.
  • universite mezunu (hem de bilgisayarmis) bir hatuna uc aydir vermeyi basaramadigimiz egitim. egitim asamalari su sekilde ozetlenebilir:

    1. suclu tesbit edilene kadar tuvalete rencide edici ama ayni zamanda da tuvaleti baskalarinin da kullandigini hatirlatan bi yazi asilir.
    2. suclu suc ustu yakalandiktan sonra birlikte uygulama alanina gidilir ve "bu sifon, basiyoruz, deliktekiler gidene kadar bekliyoruz; sonra elimizi yikamaya gidiyoruz" diye anlatilir.
    3. herhalde anlamistir diye umulup hayata devam edilir.
    4. baktiniz bir gelisme yok, "annen baban sana hic ogretmedi mi" diye saldirilir. savunma tarafinin cumleleri karsisinda dumur olunur.

    - tamam sinirlenmeyin, bilmiyorum gosterin.
    - eski calistigim yerde herkes birakiyodu* ben de oyle alistim.
    - temizlikciler var nasil olsa, onlarin isi degil mi?
    - bizim tuvalet boyle degil.

    sirayla meallerini alirsak:

    - muhendis oldum ama bi dugmeye basinca su aktigini dusunemiyorum.
    - eski isyerim bir ahirdi
    - butun teknokent calisanlari benim ozel hizmetcim
    - biz cukura yapip sonra ustunu ortuyorduk.
  • çocuklarda kendi farkındalıklarının ve kendine hakim olma sürecinin başlamasıyla birlikte verilmesi gereken eğitimdir. bu süreç minikten miniğe değişir. kimisi 9 aylıkken idrarını ve kazuratını beze yapmak istemez, bunu da çeşitli biçimlerde belli ederken, -ki genellikle avazı çıktığı kadar ağlama en çok kullanılan yöntemdir- kimi 3 yaşında ancak o fiziksel olgunluğa * erişebilir. yaklaşık 2-2,5 yaş civarı ise bebeklerde tuvalat eğitimi için uygun dönemlerdir. bu yaştaki bir miniğe önce tuvalet sevdirilmelidir. elbette bunun çeşitli yöntemleri mevcuttur. işe yarayan yöntemlerden biri dışkıya kimlik kazandırmaktır. evet.
    ''hadi bakalım yediğin patatesleri yapabilecek misin?'' sorusuyla minik dimağ kandırılıp tuvalete götürülür. akabinde sonuç başarılı ise '' aferin sanaaaa, şimdide yumurtaları çıkaralım'' denir. ardından ''şimdi sırada zeytinler'' şeklinde ekleme yapılır. işlem tamamlandığında ise tüm kazurat denize yollanır. sifon çekme işlemi çocuğa yaptırılır. girdap oluşup malzeme gitmeye yakınsa tuvalete doğru el sallanır ve balıklara çoookkk çooookkkk selam söylenir. artık tuvalete girmek çocuk için bir eğlencedir.
  • nasıl oluyordu bilmiyorum ama bölükteki tuvaletlerde askerlerin bokları bir türlü deliğe isabet etmiyordu. tuvalet genel olarak temiz oluyordu ama eğer yeni sıçılmışsa boklar delikten çok uzakta alaturka tuvaletin ayak koyulan yerinde falan oluyordu.

    eğitimsizlik mi, bir isyan gösterisi midir bilmiyordum ama durum beterdi. tek işi tuvalet temizlemek olan ağır uyuşturucu bağımlısı asker isyan etti, konu bölük komutanına kadar gitti.

    bölük komutanı içtimada önce çok sakin bir konuşma yaptı sonra bölük çavuşlarından birini yanına çağırıp bölüğe onun aracılığıyla sıçmayı öğretti. nasıl çömelmeleri gerektiğini, ayaklarını nasıl hizalamaları gerektiğini, deliğe isabet ettirmenin önemini vs. anlattı. göt temizleme gibi detaylara da girdi.

    anlatımı bittikten sonra bölüğe: "eğer yine yanlış sıçtığınızı görürsem sizin ebenizi sikerim" dedi. ebemizi sikmenin aslında ne demek olduğunu hepimiz çok iyi biliyorduk. o en az 20 yaşında insanlardan oluşan grup o günden sonra gerçekten daha isabetli sıçmaya başladı.
  • açıkça söyleyebilirim ki anne olma sürecinde ne normal doğum, ne uykusuz geceler, ne ek gıda süreci, ne konuşamayan ama konuştuğunu sanan çocuğun agresif tutumu, hiçbirisi tuvalet eğitimi denen nane kadar yıpratmadı beni. yok arkadaş, aklım almıyor, bir insan evladı klozete kakasını yapmaktan neden korkar? hepimiz mi manyağız da neredeyse tüm insanlık benzer korku sürecini yaşıyor?yok parçası olarak görürmüş de ayrılmak istemezmiş de vs vs. manyaklık işte. bir de kusursuz tasarımın benim nezdimde sıçış noktası bu süreç. kusursuzsak "al bak bu tuvalet, artık buraya sıçıyoruz" dendiği noktada "ha tamam o zaman" denmesi gerekirken on yüz milyon kez "kakalar tuvalette" şarkısını söylemek, "küçük ayıcık kakasını tuvalete yaptığı için çok mutlu olmuştu" kitabını okumak falan bana pek kusursuz gelmiyor.

    başarı sonrası editi: bezsiz hayat oh ne rahat.
  • artık 3 yaşını geçen oğlumda her taktiği uygulayıp başaramayıp vazgeçtiğim şey.

    bir insan ne zamana kadar altına sçar bekleyip göreceğim.

    nane koyunca yayla çorbasının daha lezzetli olduğunu söyleyen, poğaça yerken 'anne sen buna tereyağ mı koydun, sen işini biliyorsun anne ' diyen, renkleri öğrenip trafikte sarı ışığın fonksiyonunu bile çözen çocuk altına yapıyor ya.

    dışarıdan gelince 'anne pantolonumu çıkar rahat yapayım kakamı' diyor ve gözümün önünde koltukları ittirip kendine yer yapıyor ve orada hallediyor.

    boşverdim artık. sızdırmayan pişik yapmayan ergonomik 7 numara bez üreticileri eqlesin diyorum başka da bir şey demiyorum .
  • kizimin egitimini yeni tamamlamis bir anne olarak yardimci olmak istedigim.

    kizim 28 aylikken bu isi cozduk. ustelik 2-3 gun gibi kisa bir surede. ancak dikkat, bu cok zor, hayal kirikliklariyla dolu bir 2-3 gundu. kimisi 2-3 haftayi bulabiliyor. (sahsi fikrim, 2 haftayi buluyorsa cocuk daha fazla zorlanmamali, bu hazir degil demektir.)

    daha oncesinde ara ara bezi cikarip denemek istedim ama lazimliga oturmayi hic istemedi ve bezini geri takarken cok mutluydu. yani resmen bezin takilmasini kendi istiyordu ve zaten hala bezi cok sık islatiyordu. buradan hazir olmadigini anliyordum.

    su sicaklara denk geldigimiz donemde ise surekli bez takibi yaparak bezinin artik cok seyrek islandigini farkettim ve hemen kulot giydirmeye basladim. yalniz dikkat edin alistirma kulodu degil. daha onceki denemelerimde bez yerine alistirma kulodu giydirdigimde cok rahatsiz olmustu, o musamba gibi, sert yuzeyi tahris etti ve sanirim onu beze daha bile cok baglamis olabilir. o yuzden direkt kulotla basladim. 10 tane yedek aldim. kirlendikce yikayip makinaya koyuyordum her birini.

    daha onceki denemelerimde lazimlik vardi ancak bu sefer merdivenli tuvalet bataryalarindan aldim. zaten tuvalete surekli beraber gittimiz icin nasil kullanilacagini gozlemliyordu. bu son egitimde farkettim ki lazimligi kesinlikle istemezken tuvaleti kullanmaya daha hevesliydi. o yuzden bu surec oncesi mutlaka tuvalete cocugunuzla beraber gidin. sizi gozlemlesin.

    kulot giydirip sık sık tuvalete gitmeye basladik. tuvaletin yanindaki duvara bir a3 kagidi astim. kizim asiri hareketli bir cocuk oldugu icin yemegi bile jet hiziyla yeriz. dogdugundan beri en zorlandigim konu onu bir yerde bir dakikacik olsa sabit tutmakti. a3 kagida basladik resim yapmaya. bu onu resim cizerken oldukca oylaliyordu.

    oturdugunda, pepeden "cisimiz tuvalete", "tuvalete hay hay beze bay bay" gibi eglenciler sarkilar soyleyip orayi eglenceli kilmanin yaninda baska annelerden duydugum kakalarin bulusma hikayesini anlatabilirsiniz. kizim hala bunu soyluyor. ornegin, babasinin isyerinde kaka yaptigini, (aileden sevdigi ve arkadaslik ettigi kisileri;) kuzeninin nasil kaka yaptigini ve sifonu cekince butun kakalarin bulustugunu anlatabilirsiniz. bizimki butun kakalarin bulusma fikrini cok tesvik edici buldu :))

    ve en etkili bir diger sey ise sifon cekmek. cocuklar sifon cekmeye bayiliyor. her defasinda sifon cekip kaka ve cisin arkasindan el salliyoruz. bizimki "bay bay kaka, gule guleee" derken bir suru de opucuk atiyor arkasindan.

    once surekli altina yapiyordu cisi, ancak cis yaptiginda ona biraz cikisiyordum. kizmak degil, mutlu mutlu "olur oyle" demek falan da degil. biraz uzgun ve korkutmadan sitemkar. bu duruma nasil uzuldugumu ve surekli yerleri silmekten cok yoruldugumu, bana hic yardimci olmadigini falan soyluyordum. yani cemkiriyordum resmen. sonra cisini yapmadigini farkettim ama tuvalete de yapmiyordu. bacaklarini capraz yapip cisini ve kakasini tutuyordu. bunu farkedince zaten sık sık tuvalete gitmeye basladik. pes etmemekle, uzun sure cisini tutmanin verecegi zararlari hesaplamak arasinda bir savas oluyor o surecte. acaba bez taksam daha mi iyi olur diyorsunuz ama ben sabretmeyi sectim. ve duvardaki kagida 62'den tavsan yaptigim bir an o zafer sesini duydum; şakır şakır klozete akan çişin o harika sesi. once nasil mutlu oldugumu yuzlerce aferin esliginde ona iletip evde zafer turu attim. birkac saat icinde kaka da geldi. ah ah anne olunca bir cis bir kaka sizi dunyanin en mutlusu yapiyor iste.

    1-2 gun icinde once oglen, sonra aksam uykusundan da bezi tamamen cikarttim. zaten kulotla gezmenin o dayanilmaz hafifligini tattigi icin artik bez taktirmiyor, bezi istemiyordu. arada kazalar olmadi degil. yerdeki kakalardan takip edip yerini tespit ettigim zamanlar falan oldu. ama simdi hersey yolunda. tuvalet oldukca eglenceli bir alan onun icin artik.

    bu zorlu ama sonu tum anneler icin cok mutlu bir surec. herkese bol sans...