şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır "lütfen tuvalet kağıtlarını çöp kutusuna atınız" uyarılarını görmezden gelip gerçekleştirdiğim eylem. ayrıca kendi evimde de aynısını yapıyorum. bunca yıldır bir kere bile tıkandığı, bir sıkıntı yarattığı olmadı. hep bu bok o delikten geçiyorsa, bu kağıt hayli hayli geçer diye düşünmüşümdür. hijyenden mahrum çöp kutusuna* temas etme ihtimalimi göze almak yerine, klozete atmayı tercih ediyorum.
  • lağım fareleri, o kağıtları yiyecek sanıp yediklerinden ölebiliyormuş. bir nevi ekolojik denge sevgisinden, doğal hayat duyarlılığından ve yaşamın kutsallığı pıtırcıklığından yoksunluktur bu. fare katilliğidir.
  • şimdi efenim her insan bizim gibi makul düzeyde klozeti doldurmadığından. adam bütün paketi tualete döküp giderin tıkanmaması için dua ediyor. ulen kunduz gibi suyun önüne duvar yapmışsın o kadar tuvalet kağıdını atarsan tabi tıkanır. her şeyin bir ölçüsü var.
  • evde,ofiste,askerde,arkadaşın evinde yıllardır yaptığım ve yapmaktan zevk aldığım şeydir.

    evde için konuşursak

    artıları

    - çöp kovasında boklu kağıt olmaz.
    - tuvalete temizmiş havası verir
    -sıçmaya giren misafir " vay be ne tuvaletmiş helal olsun" diyebilir.

    eksileri

    - eve gelen misafir kovanın boş olduğunu görüp la bu herif götünü silmiyor mu acaba sorusunu akla getirebilir.
    - tuvalet tıkandığında ilk suçlu siz olursunuz.
  • apartmanların atık su bağlantısına çocuk bezi, hijyenik ped, temizlik bezi, oyuncak, cep telefonu kaçıran (yada atan) hayvanlar varken bu eylem çok masum ve hijyeniktir.
  • doğru olmayan bir davranıştır. ülkemizde bulunan büyük alışveriş merkezleri gibi yerlerin bazılarının atık su arıtma sistemi olabiliyor. evet, var böyle duyarlı işletmeler. tuvalete atılan tuvalet kağıtları su arıtım sistemlerini tıkayabiliyor. avrupa'ya gitmedim, belgesellerden izlediğim kadarı ile çoğu modern şehrin teknolojik arıtım sistemleri bulunuyor. bu modern şehirlerin teknolojik arıtım sistemleri de tuvalete atılan çözülemeyen şeylerden etkilenebiliyorlar. iyi kalite suda çözünebilen tuvalet kağıdı olduğu gibi kötü kalite suda çözünmeyen tuvalet kağıdı da oluyor. o yüzden avrupalı'nın tuvalete bu tür şeyler atmaması normal olabilir. yaşadığım şehir olan mersin'de arıtım sistemi yok belediyemiz direkt boruları denize salmış bırakmış. oturduğum apartman ve çalıştığım iş yerinde de arıtım sistemi yok o yüzden gönül rahatlığı ile tuvalet kağıtlarını, otuz bir çekip attırdığım dergi yapraklarını tuvalete yollayabiliyorum. ama "tuvalet kağıdını tuvalete atmayınız" uyarısı bulunan kamuya açık helalarda bunu yapmamaya özen gösteriyorum. adam oraya o uyarıyı koydu ise sen medenileş diye koymamıştır. çevreniyet niyetiyle veya yasal zorunluluk (var mı bilmiyorum) yüzünden taktırdığı artıma sistemi çökmesin diye uyarıyı koymuştur.
  • görüldüğünde sifonla gitmediği için atanı bulup delikten (ağzıyla olmasada eliyle) çıkarttırıp çöpe attırmak istenilebilecek olay.
    (bkz: tuvalet kağıdını tuvalete atmayan zihniyet)
  • tuvalet kağıtları suda eriyen malzemelerden yapıldığı için, eğer ultra dandik bir tuvalet kağıdı almıyorsanız, rahatlıkla klozete atabilirsiniz.

    ultra dandik tuvalet kağıtları -genelde açık sarı renkli olur- saman kağıdından yapıldığı için erimeyebilir.

    kıçınızı kağıt havlu veya gazete kağıdı* ile siliyorsanız klozete atmayın, tıkanır.