şükela:  tümü | bugün
162 entry daha
  • imza günleri ve etkinlikler olmasa gerçekten de özel bir yönü ya da artısının olmadığını, daha doğrusu kalmadığını bu yıl iyice anladığım fuar.

    zira ergenler ve öğrenciler tarafından her yıl ayrı bir istilaya uğruyor; onların oluşturduğu gürültü ve curcunada neye baktığınızı bile anlamıyorsunuz. ki daha fuara gelirken, metrobüste yol boyunca, tikisinden ergenine, pek çok saçma konuşmanın zoraki muhatabı oluyorsunuz. metrobüsten inince ise öyle nefes alabilmek nerede, daha üst geçidin merdivenlerinde instagram için selfie ve hikâye çekme telaşları havada uçuşuyor, onların arasından yürüyüp geçebilmek için içinizden defalarca "la havle" çekiyorsunuz! bu eylemler fuar alanında da adım başı sergileniyor tabii! o karışıklığın ortasında stantlara yaklaşabilmek için de neredeyse slalom yapmak zorunda kalıyorsunuz. ha, alacağınızı aldınız ya da göreceğiniz kişileri gördünüz ve artık kendinizi bir an önce geri dönüş yoluna atmak mı istiyorsunuz? yok, o da öyle kolay değil! o hengâmenin arasında itilmeden ve çarpılmadan, hattâ az dikkat etmeseniz düşmeden metrobüse binebildiyseniz büyük şans! oturacak yer bulabilmek ise o nadir şansın nadir bonusu. velhasıl gerek metrobüs meydan savaşları gerekse alandaki bunaltıcı güruh, her yıl gözümü daha çok korkutuyor. geçtiğimiz yıllarda hafta boyunca pek çok gün fuarda olurdum, lakin bu yılki etkinlik ve imza listesinde merak ettiğim pek çok ismi görmeme rağmen sık gitmeyi göze alamadım, ancak istanbul'a nadir gelen yazarları görmenin hatrına o kalabalığa tahammül edebildim. böyle giderse gelecek yıl o kadarına bile tahammül edemeyeceğim sanırım!
  • standlar arası çok dar, insan sirkülasyonu için yeterli alan bulunmuyor. giriş çıkış kapıları anlamsız noktalarda. fuardan çıkınca oturmak için doğru dürüst bir yer yok. genel olarak düzenlemesi çok zayıf , içerde ve dışarda insan trafiği çok kötü yönetilmiş. içinin ve çevresinin yeniden düzenlenmesi elzem.

    öğrencilere ücretsiz olunca bütün ergen kardeşlerimiz akın ediyor haliyle o konuda yapacak bir şey yok. en azından kitap okuyorlar ama keşke bu kadar mal olmasalar.

    bunlar haricinde ben memnun kaldım. listemdeki bütün kitapları fazlasıyla temin ettim. internetteki fiyatlardan pek farklı değil sanırım ama kargo stresini çekmiyorsunuz en azından.
  • amacından olabildiğince uzaklaşmış olan fuar şeysi. benim "fuar" denince anladığım zengin kitap çeşidi ve makul fiyat oluyor ama bildiğin "en kârlı depo temizliği" muamelesi görüyor şu sıralar tüyap. hoş okur kitlesini görünce "müstehak" diyorum içimden ama neyse işte.
  • bu sene, kitap okuyan! insanların fuar alanına ulaşmak için, üst geçiti kullanmayıp, trafiğin yoğun olduğu yoldan canlarını tehlikeye atarak geçmeye çalışmasına şahit olduğumuz fuar.
  • dün hayatimin en önemli nasihatini almama vesile olan etkinlik.
    fuarda, cemal süreya vakfi/dernegi adli bir stand vardı. kitap okumayı seven nadir arkadaşlarımdan biriyle gittim fuara. standın önünden geçerken orada duran adama selam verdik, sohbete başladı hemen. emekli edebiyat öğretmeniymiş. meslektaş olduğumuzu öğrenince daha bir içten sohbet etti. sonra aniden dedi ki: "edebiyattan anlamayan insanlarla arkadaşlik yapmayın, hele şiir sevmeyen erkeği sakın sevmeyin. bu dediğime mutlaka bir gün hak vereceksiniz."
    nasihati, tavsiyeyi sevmem ama bu adamın dediğini asla aklımdan çıkarmayacağım.
  • tekirdağ kitap fuarının bu kadar ziyaretçi çekmesi ne kadar güzel bir şey... inşallah istanbul'da da düzenlenir bir gün.
5 entry daha