şükela:  tümü | bugün
  • lehçe surat
  • malgorzata szumowska imzalı polonya filmi. ingilizce isminin * yani enayi olması filmin spoileri aslında.

    süper yakışıklı jacek icin herşey yolundadır. mutlu bir aile, kasabanın en güzel kizi ile nişanlılık, kendisini çok seven dostlar, kısaca herşeyi yolundadır.
    ancak bir kaza sonucu yüz nakli olur ve bakılamayacak kadar kötü bir yüze sahip olur. herkes eskisi gibi sevmemektedir jacek'i. ve kilise yardıma kalkışır kendisine.
    izlemesi sıkıcı olmayan saglam bir film
    --- spoiler ---

    yönetmen polonyada yapılan ve 1.5 milyon dolara mal olan dünyanın en büyük isa heykeline olan karşı duruşunu sergilemiştir aslında. zira jacek'e yüz çeviren dünyaya ilave olarak yapımında çalıştığı isa filmim sonunda yüz çevirir kendisine.
    --- spoiler ---
  • berlin'de altın ayı alamasa da jüri büyük ödülü almış 2018 yapımı polonya filmi.

    taşrada, yakınlardaki kocaman isa heykeli inşaatında işçi olarak çalışan, metallica hayranı, ingiltere'ye taşınma hayalleri kuran genç bir polonyalı'nın takriben filmin 25inci dakikası gibi yaşadığı bir iş kazası sonrası yüzünü kaybetmesinin akabininde ülkede gerçekleşen ilk yüz nakli sonucu köy-kasaba hayatından dışlanmasını konu alıyor film.

    yer yer komik, polonya taşrasını göstermesi açısından ilginç, sonu da çok güzel ama genel olarak çok beğendiğim bir film miydi? hayır.

    rahibin "modern öncesi toplumlarda" bildiğin psikolog gibi çalıştığına da görüyoruz ayrıca.

    edit: bir de kameraya göre özellikle sol tarafın tamamının, sağ tarafın da bir kısmının sürekli blur olması vardı ki beni bir yerden sonra rahatsız etti açıkçası. yalnız müzik gerçekten yerindeydi.
  • ilgi çekici ve "metafor" doluyum diye fısıldayan bir konusu var filmin. merak etttiklerimden.

    imdb
  • din eleştirisi ve iki yüzlülük üzerine, bol metal müzikli, 2018 yapımı polonya filmi.

  • burkan film. 0 acıtasyona rağmen.
  • polonya köylüsünün türk köylüsüne pek çok açıdan benzediğini fark etmemi sağlamış film, özellikle din konusunda. kiliseye ve heykele yardım isteyen papazın, cuma çıkışı camiye yardım diyenlerden ne farkı var? filmdeki papazı bir zamanlar anadolu'da filmindeki muhtara çok benzettim ayrıca, hem fizik hem de karakter açısından.
    papaz muhtar
    bence güzel bir din ve köy eleştirisi olmuş
  • izleyenin benim çok yakınımda birinin başına benzer bir olay gelse ben nasıl tepki verirdim demesine ve filmin başından sonuna kadar kendini sorgulamasına neden olan film. müzikler, tablo gibi manzaralar gerçekten çok başarıyla seçilmişti.

    --- spoiler ---
    filmin sonuna doğru bu flu olayını çözdüm sanırım, kazayı geçiren abinin bir gözü kaza sonrası görmüyor yada az görüyor ya, biz de izleyici olarak bütün filmi onun gözünden yarı flu olarak izliyoruz ve bu bizi yer yer rahatsız etse de çok etkileyici oluyor.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---
  • pek bir spoiler olmadığını düşünüyorum. yine de siz bilirsiniz.

    geçirdiği kaza sonucu bir gözü kör kalan, yapılan yeni yüzüyle hayatını eskisi gibi devam ettirmek isteyen ve değer verdiklerine tutunmaya çalışan ancak çoğu bencil ve ahlaksız çevresince buna izin verilmeyen jacek'in hüzünlü hikayesi.

    filmden çıktığımızda arkadaşım sanki türkiye'de çekilmiş gibiydi dedi. ben de aynı şerefsizler, aynı ikiyüzlüler, aynı kevaşeler, aynı taşra, aynı dinbazlık, aynı kapitalizm ve sağlık sistemi dedim.

    insan hikayelerinin çoğu zaman evrensel olmasının yanında gerçekten de polonya taşrasının ve insanlarının bir türk taşrasıyla ve insanlarıyla çok büyük benzerlikler taşıdığını fark edebilirsiniz. tek fark dinin islam yerine hristiyanlık olması. bu nedenle jacek ile çok kolay empati kurabilirsiniz.

    ajite etmeden, abartmadan yani pornografiye düşmeden derdini gayet güzel anlatan bir film. oyunculuklar sade ve doğal (enişte karakterine dikkat). taşra bunaltıcı ama manzaraları şahane. senaryo ve kurgu dediğim gibi beni tatmin etti ama şüphesiz daha iyi olabilirdi.

    puanım: 8/10.
  • kendi heykelinin yapımında yüzünü, kimliğini kaybeden genç bir adama devletin destek vermediği, kilisenin yardım toplayamadığı yerde isa mesih'in yüzü de toplumun aksi yönüne dönüyor.

    tek gözünü kaybeden başrolün bakış açısından gördüğümüz flu dünya, çok hüzünlü ama çocuksu. şeytan çıkarma ayiniyle dalga geçen, çocuk gibi ağlayan, yemek yerken üzerine döken fakat bir yandan eski hâli toplumun değer yargılarından oldukça uzak, uzun saçlı, metallica dinleyen bir karaktere merhaba diyoruz.

    bazen kendimizi onun yerine koyup üzülüyoruz. ama twarz tam bir turnusol filmi. yüzünün güzellliğini kaybeden başrolümüze ablası hariç herkes sırt çeviriyor. bunun akabinde kilisedeki günah çıkarma ayinlerindeki samimiyetsizlik gözümüze çarpıyor. fark ediyoruz ki yüz kimliktir, kimlik ise her şey.

    arka fonda yer yer flulaşan enfes polonya görüntüleri ve elbette metallica harika. çıkarılacak genel anlamların yanı sıra herkesin kendinden bir şeyler ekleyip bulabileceği güzel bir film olmuş.