9124 entry daha
  • 2013’ten beri hesabımın olduğu, 2014 sonbaharından beri her gün ortalama 2.5-3 saatimi geçirdiğim platform(du). tam bir hafta önce, 11 ocak’ta hesabımı kapattım. bir daha da açmamayı umuyorum.

    twitter bir noktada çok cazip bir site. her tür bilgiye müthiş bir hızda ulaşmayı sağlıyor. gerçek hayatta iletişime geçemeyeceğiniz insanlarla iletişime geçebiliyorsunuz. hatta kimi zaman bu insanlarla ilişkinizi gerçek hayata da taşıyabiliyorsunuz. bu cazip yanları oluşturduğu büyük vakit kaybını ve verdiği zararı küçümseyip tolere etmeye sevk ediyor(du). halbuki, 22 yıllık hayatımın aşağı yukarı 1 yılı bu sitede geçmiş. gündeme ve bilgiye daha hızlı erişmek için harcanacak bir vakit asla değil. hem gündem dediğimiz şey de insanların yorumları da çoğu zaman sinirimizi tepemize çıkarıyor twitter’da. saatleri ayarlama enstitüsü'nde hayri irdal "bence radyo, aklımın erdiği kadarını söyleyeceğim tabiî, [...], insanoğullarına lüzumsuz meraklar aşılamaktan başka bir şeye yaramaz. bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız? hepimiz ömrümüzün kısalığından şikâyet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?" diyordu. twitter, daha geniş manada tüm internet, radyonun modern hali. o adam bunu öldürmüş, öteki berikini bıçaklamış, bilmem nerede kaya düşmüş 8 ölü varmış, bilmem başka bir yerde yayayı ezip ölümüne sebep olan sürücü serbest kalmış, daha da başka bir yerde köpekler bir çocuğu parçalamış, bir başkası intihar etmiş vs. hep kötü hadiselerle doluyor zihnimiz. bir de bu hadiselerin üzerine çıkan öfke dolu tartışmalar. sonra, adlî vakalarda kurulan twitter mahkemesi, orada linç usulüyle alınan karar. o kadar fazla bilgi yükleniyoruz ki twitter'da gündem olan, hakkında yazılanları okurken sinirlerimizin harap olduğu olayları 10-15 gün sonra hatırlamıyoruz bile. dolayısıyla, balık hafızalı bir toplumun hasbelkader haberdar olduğu bir mevzuda anlık öfke nöbeti geçirmesinden başka bir şeye hizmet edemiyor twitter. daha niş hesaplar takip edip bu menfi havadan uzak durayım demek de mümkün değil. herkes bu batağa saplanmış vaziyette. sadece türkiye'de mi böyle acaba deyip amerikan twitter'ını takip ediyorum, yok, orası da aynı şekilde. bizi zerre kadar alakadar etmeyen meseleler hakkında, yüz yüze olsak gayet sakin konuşabileceğimiz insanlarla ağzımızdan köpükler saçarak kavga ettiğimiz yer.

hesabın var mı? giriş yap