• gg oldu
  • siyasetçi ve gazetecilerin gayri resmi haberleşme aracı.

    tanımdan sonra en merak ettiğim şey;
    twitter üyesi değilim burada verilen linkleri tıklar okurum arada ama ister goygoy olsun ister resmi birşeyler olsun, tıkladığım esas iletinin bir iki etkileşiminden sonra konuyla alakasız olan hep aynı kişinin twitleri çıkıyor. sebebini bilen varsa noooolurrr yeşillendirsin.

    misal veyis ateş başlığındaki veyis ateş'in twitini de açsam demet akalın'ın twitini de açsam trump'ın twitini de açsam bir iki ileti sonra konuyla kel alaka x kişinin twitleri çıkıyor. niyağğğğğ?
  • sesli twit özelliğini çıkarma gerekçesini zerre anlamlandıramadığım sosyal medya platformu.ulan güzelim ortamı whatsapp grubuna niye çeviriyorsunuz.ben normalde arkadaşlarımın attığı ses kayıtlarını etrafta açmaya çekiniyor kulaklıkla geziyorum şimdi bu tüm twitter kullanıcılarının kullanımına açılınca oluşacak taymlayn'ı düşünemiyorum.üstüne bizim millet yeni olan herşeyin bokunu çıkartmayı sever.bu durum yüzünden çok kişi başına iş alacak dediydi dersiniz.
  • günümüz linç kültürünün en yoğun olarak görüldüğü ortam.

    son dönemlerde, özellikle 2010’lu yıllarda sıklıkla şahit olduğumuz “sosyal medyada linç edilme” vakalarının büyük çoğunluğu twitter üzerinden gerçekleşiyor. bunun nedeni diğer sosyal medya platformlarından daha anonim ve daha interaktif bir yapıya sahip olması mı, yoksa linç etme eğilimli kişilerin bilinçli ya da bilinçsiz olarak buraya toplanması mı bilinmez ama “linç” denildiğinde karşımıza çıkan ilk adres burası. üstelik bunu “özgürlük” ve “eşitlik” sloganlarıyla yapıyorlar. sözüm ona peşinden gittikleri özgürlük ve eşitlik kavramlarını savunurken o derece radikalleşiyorlar ki paradoksal bir sorun ortaya çıkıyor. zira karşı tarafın ifade özgürlüğünü elinden alarak bizzat karşı oldukları şeye dönüşüyorlar: faşistlere.

    bu noktadan sonra yaptıkları şey artık doğruculuğa ya da adalete girmiyor. titanlık seviyesinde linç başlatıyorlar ve hedef aldıkları kişiyi adil yargılamaksızın sindirene kadar linç ediyorlar. politik doğrucular ya da sosyal adalet savunucuları olarak adlandırılan bu kişiler hiç farkında olmadan bizzat ifade özgürlüğü ve eşitliğin en büyük düşmanına dönüşüyorlar.

    eşitlik, farklılıkları kabul etmektir. farklılıklarla bir arada olmaktır. oysa bu kesimin benimsediği görüş "ya benim gibi düşünürsün ya da ölürsün" felsefesi. peki bunun karşı taraftakinden farkı ne? ona bir şey dayatıyorsan, seninle aynı şekilde düşünmek zorunda bırakıyorsan, senin gibi olmayı reddettiğinde dışlayıp linç ediyorsan özgürlük bunun tam olarak neresinde?

    sorunlar bununla da bitmiyor. bu kadar radikalleşme peşinde aptallığı da getiriyor. twitter'daki her ünlünün "kendileri gibi düşündüğünü açık delillerle ifade etmesini" talep ediyorlar. her ünlü politik doğrucuların benimsediği değerleri benimsemeli. dahası bunu açıkça, bağıra bağıra dile getirmeli. "aman, ben etliye sütlüye bulaşmayayım, kendi halimde takılayım" deme şansları bile yok. zira, suskunluğu "sen bizden değilsin, o zaman karşı taraftasın" olarak algılıyorlar. bir şarkıcı ya da oyuncu apolitik olamaz. sessizliğini korursa bile linç edilir.

    bitti mi? bitmedi. kendinizi ortaya attınız ve bu kitlenin istediklerini dile getirdiniz. belli bir zaman sonra bir olay oldu ve bu kitle bir konu hakkında tutumunu değiştirdi. eskiden sevdiğini artık sevmiyor. siz de güncel gelişmeleri takip etmek ve onların taşladığını taşlamak zorundasınız. "ama eskiden böyleydi, bu konuya böyle yaklaşıyorduk" diyemezsiniz. size yine "iptal ederler." hiç farkında olmadan kendinizi tt listesinde "over party" hashtag'i ile görebilirsiniz.

    bu çok bariz sürü psikolojisidir. bağnazlık ve zeka geriliğidir. twitter'ın bu politik doğrucuların eline geçmesi bir şeyi gösteriyor: eleştirdikleri, karşı durdukları şeye bir hakimiyet kadar uzaklar. gücü ellerine geçirdikleri andan itibaren aynı şeyin lacivertine dönüşmekten sadece bir tık uzaktalar.

    billie eilish, adele, beyonce, lorde gibi şarkıcılar twitter'ı terk etti, kişisel paylaşımları için instagram'ı kullanıyorlar. taylor swift 2016'da uğradığı linç sonrası yaşadıklarını şöyle aktarıyor. geçtiğimiz hafta boyunca j.k. rowling diğerleriyle aynı şekilde düşünmediği için linç edildi. en sonunda pes etti, kendi sitesi üzerinden açıklama yaptı. daha birçok isim var. camila cabello, halsey, shawn mendes, dua lipa gibi genç isimler bu politik doğrucuların elinde maymuna dönmüş durumdalar. sırf onlar istediği için sürekli bir şeylerle ilgili açıklamalar yapıp duruyorlar.

    linç edilmeniz için ünlü olmanıza da gerek yok. bunlardan birinin eline düştünüz mü sürü gibi üstünüze geliyorlar. sözüm ona ifade özgürlüğünün yılmaz savunucuları mahalle arkadaşlarını toplayıp geri dönüyor. toplu lince başlıyorlar. ya hesabınızı gizliyorsunuz ya da askıya alınıyorsunuz. klavye delikanlılığının kitabını yazan bu sosyal adalet savunucuları yaptıkları şeyin aslında karşısında durduklarını iddia ettiği şey olduğunun farkında bile değiller: bullying. güya zorbalara karşılar. gelin görün ki yaptıkları şey zorbalığın ta kendisi. zorbalığı engellemek için uyguladıkları zorbalıklarla, farklı düşünenlere tanımadıkları ifade özgürlükleriyle, kendilerinden farklı olan herkesi dışlayan eşitlikçi ruhlarıyla 2010'lu yıllara damgalarını vurdular. "sosyal medya linci" kültürünü başlattılar.

    bu durum twitter'ı da etkiliyor. bir yerde bir hareket başladı mı ilk değişimi yapan genellikle twitter oluyor. elindeki kullanıcı parametresi bu olunca değişimi ilk o kabul edip kendi kesiminin tepkisini çekmemeye çalışıyor.
  • story ve ilgi alanı grupları özelliği geldiği gün büyük bir atılım yapacağını düşündüğüm site.
  • ekşi sözlüğün resimlisidir.
  • üç gündür kullanamadığım sosyal medyadır. hesabım her nasılsa askıya alındı ve bir türlü erişim izni verilmiyor. defalarca itiraz etmeme rağmen, hala düzelmedi.

    askıya alınan hesaplarla ilgili okuduğum içeriklerin hiç biri hesabımda mevcut değil. pornografik içerikler paylaşmam, güncel hastag'lere bakar, bir kaç edebi söz paylaşırım. spamlanacak bir hesabım olduğunu da düşünmüyorum.

    günlerdir uğraşıyorum, hesabı silmeye kadar gittim, ona bile erişim iznim yok. beklemekten başka çare yok.

    yeni hesap açsam, bu açılırsa, elimde bir kaç hesap olması da sorun. ne yapacağımı bilemiyorum.

    t. hesabımı askıya alan sosyal medya platformu
  • lumost'un 21. bölümünde konuğumuz twitter'ın nasıl gerçek potansiyeline ulaşabileceğini konuştuk. konuya ilgi duyanlar için linki buraya bırakıyorum.

    twitter nasıl gerçek potansiyeline ulaşabilir?

    twitter’ın halka arzından hemen öncesine, 2013 yılına baktığımızda, twitter’ın o dönem cirosu yıllık 530 milyon dolardı. yani kabaca facebook’un 8’de biri büyüklüğe sahip. twitter o dönem günlük aktif kullanıcı sayısını açıklamıyor ama aylık aktif kullanıcı sayısı 230 milyon. facebook’a benzer şekilde kullanıcı sayısını bir önceki yıla %50 arttırmış. tabi metrikler benzer olunca değerlemeler de benzer çarpanlar üzerinden yapılıyor. twitter facebook’a benzer şekilde gelirlerinin 26 katı üzerinden yani 14 milyar $ piyasa değeriyle halka arz ediliyor. ama facebook’dan farkı, daha ilk gününde piyasa değeri %70’in üzerinde artarak 24 milyar $’a kadar çıkması. peki aradan geçen 7 yıl sonunda bugün twitter’ın piyasa değeri nedir? facebook hisselerinde gördüğümüz o inanılmaz büyümeyi twitter hisselerinde de görebiliyor muyuz? aradan geçen 7 yılda twitter’ın piyasa değeri hala 26 milyar $. yani o ilk gün ulaştığı değerin üstüne pek bir şey koyamamış. aynı dönemde facebook’un değerin yaklaşık 7 kat arttığını da söylemeliyim. peki o dönem facebook’un en önemli rakibi olarak gösterilen, mobil reklam konusunda doğal avantajlara sahip twitter neden hala yerinde sayıyor olabilir?

    twittet'ın günlük kullanıcı sayısı üzerinden analizler yapmal olsukça yol gösterici. bu sayede sosyal medya şirketleri arasında çok daha net karşılaştırma yapmak mümkün hale geliyor. twitter kullanıcı başına gelir üretmede snapchat ve pinterest’den önde olsa da facebook’un önemli farkla gerisinde. twitter kullanıcı başına yaklaşık 5.5 $ gelir elde ediyorken facebook 8 $, snapchat ise 2 $ gelir elde edebiliyor. bu değerlerin covid-19’un reklam pastasına negatif etkisi sebebiyle bir önceki çeyreğe göre yaklaşık %15 kadar azalmış durumda. twitter’ın kullanıcı başına gelirlerinin bu değeri hesaplayabildiğimiz 2017 başından beri sabit bir trendde kaldığını görüyoruz. kullanıcı sayınızda da büyük değişimler olmadığında gelirlerinizi arttırabilmek adına çok da fazla bir opsiyonunuz kalmıyor. gelirlerde gördüğümüz bu durağan trendi en azından giderlerde de görüyor olmamız olumlu. twitter’ın kullanıcı başına gideri 2 $ iken, kullanıcı başına toplam gideri de 5$. yani şirket çok küçük bir marjla çalışıyor. twitter’ın kullanıcı başına net karı yalnızca 0.50$ ilen facebook’da bu oran 2-3$ arasında seyrediyor. şirket son 1 yıllık dönemde yaklaşık 3,5 milyar dolar gelir üretmiş. bu yıllık bazda baktığımızda %16’lık bir büyüme demek. bu gelirin %86’lık kısmı reklam tarafından geliyor. son çeyrek itibariyle 166 milyon günlük aktif kullanıcı sayısı bulunuyor. kullanıcı sayısının bir önceki yıla göre %24 oranında artmış olması twitter adına en önemli metrik.

    sizin de farkettiğiniz üzere twitter’ın bir sonraki seviyeye atlaması için önünde 2 yol var. bu yollardan ilki twitter’ın kullanıcı başına daha fazla gelir elde etmesi. bunu daha başarılı reklam kurgusuyla ya da abonelik gibi farklı gelir alanları yaratarak sağlayabilir. ikinci yolsa kullanıcı sayısını çok hızlı arttırarak, sabit giderlerin de etkisiyle kullanıcı başına toplam gideri aşağıya çekmek.

    jack dorsey’nin twitter’ın finansallarını düzeltmek adına çok daha agresif stratejiler izlemesi şaşırtıcı olmayacaktır. eğer twitter’ın başında kalmak istiyorsa bunu yapmak da zorunda. twitter’ın en azından bulunduğu durumu kabullenmeden daha fazla arayış içinde olması en büyük dileğim.
  • her girdiğimde sinirlenerek çıktığım platform. ifade özgürlüğünü kesinlikle destekleyen biri olmama rağmen bazı insanların tweetlerinin altına #aptallıkyasaklansın yazmak istiyorum.

    çocuk bir tweet atıyor, attığı tweette ciddi bir bilgi yoksunluğu, muhakeme etme eksikliği ve iftira atma suçu var ama bu çocuk attığı tweetle 7 bin beğeni alıyor.

    milliyetçi geçinen, herkesi terörist ilan eden bir kesim var. benim bildiğim kadarıyla bir insanı terörizmle itham edebilmek için elinde o örgütle olan bağlantısını kanıtlamak için delil olmalı ama bu tayfa hiçbir çekince beslemeden önüne gelen herkesi itham ediyor.

    bu tayfada dikkat ettiğim başka bir durum ise türkçenin temel yazım kurallarını ihlal etmeleri. örnek vermem gerekirse " birşey, gele bilir". gelebilir yazmayı bilmeyen bir insan nasıl olur da milliyetçi geçinir ki? çocuğun kendi anadiline saygısı yok, öğrenmek için çaba göstermiyor hatta yaptığı basit yazım hataları, bu çocuğun hayatında bir kitap bile okumadığını gösteriyor.

    türkiye'de bu kadar aptal insan olduğunu bilmiyordum. şu siteye her girdiğimde hem üzülüyorum hem de sinirleniyorum.

hesabın var mı? giriş yap