şükela:  tümü | bugün
  • need for speed underground soundtrack'inde en sevdigim sarkilardan biri.
    (bkz: rob zombie)

    we've been goin', i'v never been at ease
    i met a gyspie girl and took her on the track
    the kinda girl walk
    the driver don't talk
    20 bucks between them just to keep them alive

    drivin'
    drivin'
    drivin'
    blacktop rollin'

    were goin', goin' to amrillo
    a zero to a sixty, in a 7.5
    a model and a bagel steels california
    a glass of a beer, a scot of a rat

    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    blacktop rollin'

    come on baby, i ain't crazy
    come on baby, pick me up, pick me up!
    come on baby, do me baby
    come on baby, hook it up, hook it up!

    come on!
    come on!
    come on!
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    blacktop rollin'

    where ya goin', an airport road
    a clean machine, a real home girl
    baracuda, '68
    nothing there, she can wait

    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    blacktop rollin'

    come on baby, i ain't crazy
    come on baby, pick me up, pick me up!
    come on baby, do me baby
    come on baby, hook it up, hook it up!

    come on!
    come on!
    come on!
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    come on!
    drivin'
    blacktop rollin'
  • araba kullanirken dinlenmemesi gereken parcalardan biridir. polise de aciklayamazsin ki sonra radara neden 160'la girdigini.
  • monte helman’ın 1971'de yönettiği “two lane blacktop” tarihin belki de tek existansiyel otomobil filmi olarak ders kitaplarına geçti. beach boys üyesi denis wilson’un tamirci, dönemin en ünlü folk şarkıcısı james taylor’ın şoför ve varren oates’ın çok konuşan gto sahibi olarak rol aldığı filmde neredeyse hiç konuşma yok. filmin başrol otomobilleri 55 chevy 454 ve 70 pontiac gto'dur.55 chevy hala çok moda olan mat gri ve devasa bir 454 motora sahip. öte yandan çok boş zamanı ve parası olan bir pilotu canlandıran oates yolda karşılaştığı chevy ile yeni satın aldığı sarı gto’yu devamlı kapıştırmaya çalışıyor. fakat taylor ve wilson süper cool oldukları için bu teklifle neredeyse hiç ilgilenmiyorlar. filmin bir diğer karakteri olan otostopçu kız ile olan ilişkileri ise tam bir muamma şeklinde sürüyor. kesinlikle her otomobilcinin arşivinde bulunması gereken bir film.
  • two-lane blacktop’ta hayatın getirdiklerinden şikâyet edip usananlar yoktur, şaşalı hayaller yoktur, amaç daha fazla sürmektir, otomobillerle yarışmak önemli değildir, kazanmak mühim değildir, mühim olan yolda olmaktır. yolu yaşamaktır gerçek olan. sadece bu yönüyle bile hayranlık uyandıran two-lane blacktop, her şeyin esaslı olduğu, her şeyin hareket halinde olduğu büyük bir yol filmidir.
  • james taylor ile dennis wilson'ın oynaması bir yana, sonuyla senaryosuyla hayatımda izlediğim en güzel ikinci yol filmidir. y tu mama tambien ise bir.

    bu filmi ilk halil turhanlı'nın bir kitabında öğrenmiştim. internetten film indirmenin meşakatli olduğu zamanlardı. çok aramıştım en sonunda saçmasapan gömülü fransız altyazısının üstüne ingilizce altyazı karışık izlemiştim. zaten çok diyalog olmadığından herhalde bayağı ağzım açık kalmıştı, bir gece sonra gene izlemiştim o gece izlediğim film kötü olunca.. ilk etkilendiğim filmlerden olabilir hatta. sonra peter bogdanovich, nicholas ray, wim wenders, jim jarmusch filan çok film izleyince, arasıra gördüğüm ama hiç duymadığım bir isim haline geldiydi. hakkaten onları seviyorsanız izleyecek filmi kalmadıysa dayıların, izleyin bu filmi.

    garip olan, 4-5 sene evvel bir arkadaşım benden halil turhanlı kitabım varsa istemişti de filmin isminin geçtiği(ama yine hatırlamadığım) kitabı vermiştim ve two lane blacktop izlemesini söylemiştim. bu kitapta bir sürü şey geçer two lane blacktop en iyisidir gibi birşey zırvaladıydım hatta. (sonra da üstünden çok geçtiği için bende tekrar izleyeyim de sonra konuşulursa kalmayayım öyle diyip yine izleyip çok sevmiştim. bu sefer cortazar'ın güney otoyolu'nu da okumuşluğun verdiği kezbanlığımın da alakası olabilir)

    şimdi çok garip arkadaşım bana filmin amerikadan criterion versiyon dvd'sini getirmiş. içine de o zaman söylediğim saçma cümleleri yazmış. hayatımda hiç bu kadar anlamlı bir hipster hediyeye sahip olmamıştım. sağol bro.

    film ama iyi bayağı. eğlenceli de izleyin. halil turhanlı da okuyun o da olur.
  • sadece direksiyon basinda olmak isteyen iki kafadar ile yine sadece direksiyon basinda olup yalan soylemek isteyen gto'nun sahibi arasinda gecen bir film, ha bir de hippi kizimiz var, oyle nerde baslayip bittigi olmayan bir yolda olma filmi.
  • bi anlamda da kayıp ruhların filmidir. hayattan ne istediğini bilmeyen, birbirlerinin isimlerini bile sormayan (karakterlerin hiçbirinin ismini öğrenemeyiz, hatta bir sahnede de kızın ismine kafasından bir isim uydurur söyler) sadece elindekine göre yaşayan insanların gözünden anlatır yönetmen.

    --- spoiler ---

    g.t.o karakteri de çok ilginçtir; yolda aracına aldıkları insanların her birine farklı hikayeler anlatır, bedeniyle sadece yolda gidip durmakta ancak kafasında yaşamak istediği hayatları anlatmaktadır. bu hikayelerinde de iki kez duvara çarpar; birisinde the driver'ın reddiyle karşı karşıya kalır, diğerinde ise yaşlı teyzenin ölüm hikayesinde.
    --- spoiler ---

    basit işleyişi ama bir anlamda da derin hisleriyle güzel, tavsiye edilir bir yapıttır.

    not olarak, filmdeki 'the girl' karakterini doğal ve güzel bir biçimde canlandıran laurie bird 25 yaşında intihar etmiş. art garfunkel de scissors cut albümünü kendisine adamıştır; https://www.youtube.com/watch?v=tn998kg8lny