şükela:  tümü | bugün
  • üst edit: adam haklı çıktı. üslubu çok saldırgan ve muhtemelen kişisel bir sebebi de içeriyor olmakla birlikte adam haklı çıktı.
    yayınevi de çeviriyi yeniden yaptıracağını açıkladı.
    kendisinden özür dilerim.

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    kendisi yarım ingilizce(!) ile bir çevirinin hatalı olduğunu bulmuş(!) ve koca bir yayınevini karalama yoluna gitmiştir.
    niyeti safiyane biçimde bir okur olarak doğru çeviriye(!) ve kitaba ulaşmaktır.

    zaten ingilizce bilmeyen her nitelikli okur çıkar kitaplara bakar. hangisinin çevirisi hatalı diye kontrol eder (!) ve sonra o hatalı çeviri için yayınevine e-posta gönderir ve ardından gelen yanıttan memnun olmaz. sonra gider başka yayınevleriyle görüşür(!) "bu çeviriyi siz alın yapın yahu" der. çok inandım.

    kişisel hırslarına koca bir yayınevini, koca bir kültürü harcamakta beis görmeyen bir ekşi sözlük kullanıcısı.

    not: hiçbir yayınevinin "çalışanlarının" ya da "çalıştığı kişilerin" hatalarını savunmam. hele kitaplar konusunda hatalı kimse gereğinin yapılması ve hukuki olarak da etik olarak da yayınevlerinin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savunurum ancak tzoey'e inanmadım.
    bu bir okur refleksi gibi görünmüyor. yayınevinin adıyla "ahlaksızlık" kelimesi içeren bir başlık açmıştı fakat ekşi yönetimi bunu "rezalet" başlığına çevirdi.

    asıl rezalet başlığın altında koca bir yayınevini linç etmektir. wattpad bloggerlarının çok satan kitapları kimsenin zoruna gitmiyorken, ekşide "ergen aforizması" olarak anılan cümlelerle kitap yazıp meşhur "yazar" olanlar hakkında kimse endişelenmiyorken bir yayınevini karalamak için toplanan bir kitle var.

    not: tanımam etmem. kişisel bir mesele değil.

    not 2: ekşi linç takımı bana kişisel değil demişsin ama adamın nickaltına yazmışsın diye mesajlar yazıyor. bunu açıklamak zorunda hissediyorum.
    1. tzoey'in ilk açtığı başlık "ahlaksızlık" kelimesini içeriyordu.

    tzoey ne istiyor o entryde? yayınevi hata yaptı ve bu yüzden yayınevi hatasını kabul etsin (etmiş zaten) çevirmeni işten atsın (tzoey'e göre bunu yapmaları durumunda başarısız olduk demiş olacaklarmış ve bu yüzden yapmıyorlarmış) hemingway'i de başka bir yayınevine versinler onlar çevirsin.

    ben entrylerimde ne yaptım. yayınevinin hatasını savunmadığımı bildirdim defalarca yayınevinin linç edilmesini istemediğimi belirttim.

    2. biraz yazıştık tzoey ile ve yayınevinin yeni baskıda geçmiş hatası hakkında bir not yazmadığını söyledi. sorun yeni baskıda not yazmamaları mı? çevirmeni işten atmamaları mı? hemingway'i başka yayınevi bassın siz basmayın mı?

    3. arkadaşlar, diyelim ki ben yayınevinin sahibiyim. benim nickaltıma ya da özel mesajla bana yayıneviyle bağım olup olmadığını, varsa bunun doğru olmadığını söyleyen arkadaşlar var. cevap hakkı doğmuş yayınevine ben de ekşi'ye aktarıyorum bunu yahu bunda ne var? tzoey hemingway'e karşı nasıl duyarlıysa ben de yayınevlerine karşı duyarlıyım. (bkz: #68821574) bu entry buna örnek olabilir. çeviri meselesiyse bu konuda "yargıya intikal etmiş süreçler" dışında fikir bildirmeyi doğru bulmuyorum. hele ki uzmanı olmadığım hiçbir konuda fikir bildirmiyorum.

    4. ekşicilerin ad hominem dediği şey burada da oluyor. bana "kişisel değil demişsin ama kişisel" diye mesajlar atan arkadaşlar meseleyi sanki ben hata savunucusuymuşum gibi göstermeye çalışıp oradan haklılık elde etmeye çalışıyor. yahu ben sosyal linç karşıtı bir insanım. bu entry de kanıtı

    tzoey ile hiçbir kişisel problemim olmadığını ancak bir yayınevini linç etmek için kamuoyu yaratmaya çalıştığını düşündüğümü bu yüzden kuşku duyduğumu belirttim nickaltında başka da bir şey yok.

    sevgiler
  • kendisi yarim bir ingilizce ile degil, yarim bir ingilizceyle bile dunya edebiyati'nin en onemli yazarlarindan birinin bir kitabindaki cevirileri hatali bulmustur. ayrica bir kitaptaki eksik paragraflari, noktalama yanlislarini gormek icin ingilizce bilmeye de gerek yoktur.

    bilgi yayinevi'nde calistigini zannettigim zat herhalde konuyu tam olarak anlamamis. yayinevi sorumlulugunu yerine getirmiyor. hatta ben siradan bir okuyucu olarak yayinevinin en basta yapmasi gereken isi yapiyorum. bu durumda ben bu konuyla ilgili yayinevini degil de kimi suclayacagim; boyle bir kitap yazdigi icin hemingway'i mi?

    ayrica bir soz var cevirmen cevirecegi dili ogrenmeden once kendi diline ve kulturune hakim olmalidir diye. ben daha bu kitabi ilk okudugumda anladim bir seylerin eksik ya da yanlis oldugunu. yani kotu bir ceviriyi sadece turkcesini okuyarak bile anlayabilirsiniz. zaten bircok kitap sitesinde de insanlar ayni seyden, kitabin okunamadigindan yakiniyorlar.

    edit: bilgi yayinevi'nde calismiyormus sadece oradan kitabi cikmis(!)

    edit 2: ustte benim yarim bir ingilizceyle bunlari yazdigimi iddia eden ve sonra hatasini anlayip ozur dileyen bir yazarin entry'si vardi. kendisi kaybolmus.
  • bir entarideki "kişisel değil" yazan bağlantıya tıklayarak doğrudan adıyla ilgili sayfaya yönlendirildiğim yazar.

    kardeş şahsi değil demişsin ama bal gibi, kabak gibi şahsi bu.

    o kadar safsata ve belagat yapacağına keşke yayınevi ile -varsa- maddi bir ilişki içinde olup olmadığınızı açıklasaydın önce...
  • edebiyat dünyasının uğur dündar' ı.
  • bilgi yayınevinin bir kitabında rastladığı önemli çeviri/yayıncılık sorununun üzerine gittiği ve yayınevinin tutumunu eleştirdiği için niyet okumalarla haksız yere itham edildiğini düşündüğüm yazar.
  • bilgi yayınevi'nin hemingway çevirileriyle ilgili açıklaması için tıklayınız!
  • tavsiye ettiği kitabı* en kısa sürede okuyacağım yazar.