şükela:  tümü | bugün
  • murathan mungan'ın ben ibneyim diye bagirmak olayını abarttığı ancak türkçeye ne kadar hakim olduğunun, kelimeleri ne kadar etkileyici kullandığının kanıtı üç hikayeden oluşmuş aşmış kitap..ikinci hikayenin yeri ayrıdır gönüllerde..kırk oda kitabının devamı ya da başlangıcı
  • üç hikayesinin de birbiriyle bağlı olması before the rain filmini anımsatan*, bir kaç kez okunmdan içine ulaşılamayan kitap...
  • aşktan, hayalden girişim yapıp, mümkün olabilecek ancak uç gibi gelen olayları anlatmasıyla kafamı biraz karıştıran, cinsel kimliklerinin kişiye getirdiği ağırlıktan bahseden, amahavuc a karşı içimde ön yargı oluşturan mungan hikayelerini içeren kitap.
  • (bkz: kırk oda)
  • ilk hikayedeki alice star tiplemesiyle adeta insanın içine işleyen, hayalgücünün eğlenceli sınırlarını zorlayan; ikinci hikayesi aliye'yle hüzünlendiren, toplumsal konularda düşündüren; ali adındaki kahramanın çevresinde gezen son hikayedeki cinsel sapkınlıkların anlamsız tekrarlarıyla okuyucuyu boğan, adeta yazara 'ne gerek niye bunları yazdın kii? hadi yazdın kafama kakmak için mi bu kadar tekrar ediyorsun?'' dedirtecek nitelikte ve nicelikte sapıklık içeren son hikayesiyle ünlü .ayrıca aynalara farklı bakmama neden olan, yazarına zaman zaman hayran olduğum, zaman zaman abartmış dediğim, garip ama içinde okumaya değer ilginç düşüncelerin de bulunduğu kitap.
  • birbiri ile hicbir baglantisi olmayan, ilk hikayenin sacma sapan bir bilim kurgu tarzinda, ikincinin masal vari, ucuncusunun ise anlamsiz ve kotu flash back ve forwardler ile bir oraya bir buraya gittigi 3 hikayeden olusan, kelimeler ile iyi oynamanin guzel hikaye ya da roman yazmanin sarti olmadigini gayet guzel gosteren bir murathan mungan kitabi....

    bu adam hic roman yazmaya calismasin. siirleri ile hatirlayalim onu.
  • aynali pastane oykusunu okurken nedense hep kafamda markizi dekor olarak canlandirdigim oyku kitabi.
  • murathan mungan'nın türkçeyi ne kadar guzel kullandıgının en güzel örneği...edebi açıdan çok etkileyici olan bu kitabın öyküleri de çok sarsıcıdır...içindeki hikayeler arasında hepbir geçiş ve garip bir bağlantı vardır...kapağı da ayrı bi guzeldir,içinde insanı koparan cumleler olsa da kimi zaman bunaltır insanı...
  • kırıklıkların hayata evrilme süreçlerini anlatır. parça parçadır...
  • "...tuşlara basmaktan tırnaklarının cilasının biraz daha aşındığını goruyordu. bu ona ömrünü düşündürüyordu, bir omru olduğunu; akıp giden zamanı.
    ...
    hayat tırnak cilasıdır. sen tuşlara istediğin kadar bas dur.. zaman hiç bir sey olmadan geçip gidiyor.."