şükela:  tümü | bugün
  • her devlet için, her hukuk için yüz karasıdır. örnek

    adam evlenmiş, yuva kurmuş (yeni yasa bunlarla ilgili), çoluk çocuğa karışmış, aradan geçmiş on yıl, adamı bir yerde yakalayıp "çocuk istismarcısı" (yanlış okumadınız) diye hapse atmışlar.

    isteyen erken evlenir, isteyen geç. isteyen hiç evlenmez. buna ne akp karışabilir, ne chp. çekin milletin uçkurundan elinizi.

    devlet yuvayı korumak için vardır, devlet yuva yıkamaz. iki kişi anlaşmış, aileleleri anlaşmış, evlenmişler. devlete giren çıkan ne amk?
  • evlendirdikleri insan 13-14 yaşlarında ufacık bir kız çocuğu ise bu bir sorundur sevgili arkadaşım. oyun oynayacak, arkadaş edinecek yaşta olan ve bir taraftanda ülkenin geleceği için bireyleri eğitmek yerine onları evliliğe sürükleyecek bir sistem oluşturursan bu da devlet sorunudur.

    edit: düzeltme
  • 14 yaşında çocukla "evlenen" adam için yapılmış doğru bir harekettir. 14 yaşındaki çocukla evlenilmez. 14 yaşındaki çocukla evlilik bildiğin pedofilidir ve cezalandırılması şarttır. neden 10 yıl geç kalınmış bilinmez ama bu pedofiliyi hapse tıkmak doğru bir karardır. bu adamın hapse atılmasını yanlış bulanlar varsa kendi kızı veya 14 yaşındaki bir yakını tecavüze uğradığında kızı götürüp o tecavüzcüye versin gönül rahatlığıyla!
  • bu hukukun uygulanmamasından dolayı oluşmuş bir sorundur, 13 yaşındaki çocuğun evlenmesine mani olursun, sonra böyle sorunlar oluşmaz. vaktinde mani olmayınca işte böyle sözde mağduriyetler oluşur.
  • hırsızlık yapan evli barklı adamın hapse atılması kadar normal birseydir. kanun suç olarak duzenlemiş, buna rağmen bu haltı yiyorsan sonuçlarına katlanacaksın.
  • polis mezarda, katilin ailesi rahmetlinin ailesi 'bir şekilde' anlaşmış. katil ceza almaktan yırtmış.

    işte burada bize giren çıkan da aynı şey.

    sana giren çıkan ne, malum.
  • işte böyle başlıklarla ve enrtylerle gelin ki engelleyelim.
    tanım: reşit olmayan bir çocuğa defalarca tecavüz eden bir tiptir. yeri cezaevidir.
  • şu mağdur edilen 4 bin kişi ,aileleri ve ekseriyetle roman aileler oldukları söylenen zatlara dair romanların avukatlığını yapan,kendileriyle buluşan,görüşen,evlerine giden biri olarak bilgilendirme yapmak istiyorum;

    atv ,sabah ve bilumum akp broşürü olan gazetemsilerin 3 gündür 'mağdurlarla' yaptıkları röportajları izledim. çıkan bütün kadınlar çocuk yaşta evlenmiş,severek evlendik suç dediler, bugün olsa gene yaparım suçsa gene işleriz diyorlar. hepsi türbanlı,hepsi belli ki imam nikahı altında bu işin oluru olduğuna inanan hastalıklı zihinler. bunlar islamcı camianın ''mağdur kesimi''. en tehlikelisi bu kadınların çocukları var ve şüphesiz çocuk yaşta evliliğe bi daha olsa gene yaparım diyen bu şuursuzlar kendi çocuklarını da imam nikahı adı altında çocuk yaşta gelin/damat yapacak potansiyele sahiptir. devlet öncelikle bu kendini bilmez 'aşk böceklerini' denetim ve inceleme altına alıp çocuklarını korumalıdır.

    romanlara gelirsek, romanlarda aile içi evlilik, çocuk yaşta evlilik ,birbirlerine çocuk verme (nasıl yani diyorsunuz,şöyle anlatayım erkek çocuğu olmuyor diye kardeşi erkek bebeğini diğer kardeşe veriyor kafasına göre,bu avukatı olduğum bir dosyaya ait bilgidir) olağan şeylerdir. eğitimsiz ve fakir oldukları için ahlak anlayışları kendi çerçevelerinde gelişmiştir. çoğunun birden fazla karısı vardır,birine resmi diğerlerine imam nikahı kıyarlar,ekseriyetle gözleri hala dışarda olanları da hiç az değildir. 6 ay kadar önce eşi hapisten denetimli çıkabilsin diye esirgeme kurumundan yeni doğan bebek bulmaya çalışıp karısının nüfusuna geçirmeyi düşünen roman müvekkilimden bahsetmiyorum bile.10 yaşındaki çocukları ağlayan bebek kardeşine 'sus lan orospu çocuğu ' diye küfreder,çocuk yaşta özellikle sigaraya başlarlar. çocuklar gelir kapısı olduğu için ve doğum kontrolünden bi haber oldukları için çocuk doğururlar. çocukların esas önemi ,suç işlemek için temiz bir sayfaya sahip olmalarıdır. çoğu yaş küçüklüğü sebebiyle cezalardan ya muaf ya da indirim aldıkları için suçlarda kullanılır çünkü ailelerinin çoğu sabıkalıdır,tekerrür hükümlerine göre ceza almak istemezler.

    romanların neden suç işlediklerine dair,sosyo-ekonomik inceleme başlı başına bir tez konusu olur.bu ayrı bir olay. lakin işledikleri suçlar ayrı bir husustur, yukarıda bahsettiğim hususlar ise bambaşka bir husustur,ahlak meselesidir. romanlar bu yapıya elbette kendi istekleri sonucunda gelmemişlerdir.örnek olarak bursa'daki romanlar genelevde getir-götür,temizlikçi vb işlerde çalışırken genelevin kapatılması sonucu işsiz kalmış ve hem roman oldukları hem de eskiden çalıştıkları yerler yüzünden özel sektörde iş bulamamışlardır ve geçim derdi sebebiyle suça sürüklenmişlerdir.akp'nin 14 yıl sonra birden özellikle roman ailelerin mağduriyetini düşündüğünü belirtmesi zırvalıktır. 14 yıl boyunca düzenlenen seçimlerde ne bir ilçede roman aday göstermiş ne de bir romanı milletvekili adayı göstermiştir. meclis tarihinde ilk defa bir roman milletvekili son seçimde chp tarafından aday gösterilerek mecliste yer almıştır.gerek akp'nin kendisinin gerekse seçmen tabanının sokakta görse yolunu değiştireceğini bildiğim kişilere karşı duyarlılık iddiası komiktir. bugüne kadar devlet kadrosunda iyi yerlere yükselmiş çok değil 10 tane roman ismi saysın akp,başka bir şey demeyeceğim.

    velhasılkelam romanlar bir yasa çıktığı zaman işlerine yarıyor mu yaramıyor mu bunu sorgular, çıkan yasalarda kendilerince 'devlet baba bizi affetti sağolsun' şeklinde yorumlanır.yani öyle kültürlerine kadar sinmiş çocuk evliliği idi, istismarıydı falan bunlara dair tövbe çekip pişman olmazlar.zaten çoğunlukla yaptıklarının suç mu ,ahlaksızlık mı olduğunu da bilmezler.bak bi kere yasa çıktı, bi daha çıkar nolcak diyip gene çocuk yaşta evlenirler.eğitimsiz ve yoksul bi kitleden özeleştiri beklemek romantik işidir.işin aslına bakarsak, bu tür yasal düzenlemeler hep akp'nin dinci tabanına mesaj, kamuoyunun nabzını daha radikal kararlar için yoklama babında truva atı olarak kullanılmıştır. bu adamlara devlet tarafından iş tahsis edilmedikçe,çocukları okutulmadıkça ne ahlak yapıları ne de sosyo-ekonomik durumları düzeltilebilir, o yokluk ve sefalet sürdükçe doğan çocukları da suçla tanışacaktır.bu devletin 'suç romanların genine işlemiş' diyen savcılara değil, romanlara 'doğru şekilde sahip çıkacak' politikalara ihtiyacı vardır.samimiyetle söylüyorum ki özünde iyi insanlar olan romanların,eğitilip ekonomik destek verilip ıslah edilme şansı tanınması halinde topluma hala kazandırılmaları mümkündür.
  • anlamayanlara tekrar anlatalım o halde.
    sonuçta herkesin beyni aynı kapasitede olmayabilir. empatik düşünmek lâzım.

    -küçüğün rızası filan diye zırvalıyorsunuz günlerdir de, diyelim şiddet kullanarak tecavüz etmedi bu sütten çıkmış ak pedofil.
    -konu çocuk ise, rızadan söz edilemez.
    araba da kullandırmıyoruz, imza yetkisi de vermiyoruz bürokratik işlerde çocuklara biz.
    "çocuk". sen 14 yaşındayken seni de bir kamyon şoförü "gel dünyayı gezelim" diye kandırıp götürebilirdi. şimdi evlenecek miydin o şoförle?
    ya da 35 yaşında bir kadın aklını çelebilir ilgi gösterip istismar edebilirdi.
    onunla evlenir miydin, dışarıda kendi yaşıtın hayallerindeki kızlar dururken?
    (yazarın erkek olduğu varsayılmıştır. değilse düzeltirim)
  • troll başlık ama arkadaşın zekası adam gibi troll başlık yazmaya bile yetmemiş, bildiğin en akp yanlılarını bile provoke edecek bir başlık atmış. altını doldurmak gerek.

    ne var lan, 3 çocuğu olan başka bir çocuğu istismar edemez diye bir bulgu filan mı var? bu 3 çocuk nasıl doğdu?

    -------------------

    yaşanmış örnek:

    ahmetler köyünden hacı ahmet amca hacca gidip geldikten sonra da adam olmadı, köyün fukarasından mehmet'in 12 yaşındaki kızına hallendi, ondan evlilik dışı 3 çocuğu oldu. kendisine sorsan evli olduğunu söylüyor ama 16 yaşında 3 doğum yapmış olan kızcağız ile kanunen herhangi bir evlilik bağı olması mümkün değil.

    bu şerefsiz istismarcı değil de nedir? bahsi geçen önerge tam da bu şerefsizi kurtarmıyor mu?

    --------------------

    kısaca devlet gibi devletin yapacağı iştir. akpli politikacılar ise adet olduğu üzere, aynen zamanında efkan ala'nın açıkça "gerekirse yaptığınızı suç olmaktan çıkarırız" diye belirttiği gibi, yapılan suçu suç olmaktan çıkarmaya çalışıyorlar.

    şu yaptığınızın ne dinde ne ahlakta bir yeri yoktur. ayıp diyeceğim, ondan da anlamazsınız. sizleri ne ekonomi batıracak, ne dış politika. ahlaksızsınız, ahlaksızlıktan batacaksınız.