şükela:  tümü | bugün
  • eski bir hikayedir ankara genelevi ilk açıldığı sıralarda, orada çalışan ikisi sarışın biri esmer üç tane vesikalı varmış. iki ayrı mekanda çalışıyor bunlar. dükkanlar karşılıklı olduğundan birbirilerine laf atıp sataşıyorlar. şımarık ve kabalar ama en çok müşteriyi de bunlar topladığı için patron ses etmiyor. müşteri seçmeleri de cabası. bahşiş alma ihtimali varsa ya da elini yüzünü beğendikleri tiplere muameleyi sağlam tutar, gerisine hadi yallah çekerlermiş. öteki sermayeler bozulsa bile bu üçü sürekli iltimas görür bir dedikleri iki edilmezmiş.

    bu durum acayip derecede şu anki türk futbolunu andırıyor. üç tane şımarık takım, ve arkalarında ne deseler yapmaya hazır bir patron. milli takımı tasfiye etme pahasına serbest bırakılmış yabancı sayısına rağmen, avrupada oynadığı kupayı beğenmeyip bilerek elenen iki sarışın.

    iddia ediyorum ne özdursunds ne de vardar tur atlamadılar. iki takım da hem türkiye ligine konsantre olup olası bir bjk şampiyonluğuna engel olmak, hem ligde kendi şampiyon olup para kazanmak hem de seneye şl gelirine sahip olmak için "maliyeti kurtarmayan" europa ligi'nden fıydılar.

    esmer de çok farklı değil. milyon euroluk maçlarda ful muamele, burada çulsuz çıkınca kızılay çadırı. hareket yok. yani bir ekmek parası kavramı yok. para eden maçta varlar, etmeyende yoklar. ha keza türkiye kupası. fenerbahçe'nin 30 küsür sene alamaması dışında bir cazibesi yoktu, fener aldı ve kupa bugün bitti.

    kısacası işin içine para böylesine girince sportif başarının da amacı kalmamış oluyor. maliyeti kurtarmayan maçta oynamıyor kimse.

    bu arada söylenene göre bizim üçlüden bir tanesi hamile kalınca gaziantep'e kaçmış. orada doğurup kayıplara karışmış. bir oğlu olmuş ama çocuğun da akibetini bilen yokmuş.