şükela:  tümü | bugün
257 entry daha
  • "açılın bilirkişi geldi" desem de inanmayın yarı-bilir kişi bile değilim, belki çeyrek olabilirim.

    olaya yanlış bakılan başlık. bu mantıkla atletizmde sürekli madalya almamız lazım, e her yer duble yol koşsun yetişsin çocuklar di mi?

    birincisi ve en önemlisi yüzme sporu (açık deniz yarışları, serbest dalış vs. vs. sportif diğer aktiviteler hariç) denizde değil havuzda icra edilen bir spordur. dolayısı ile ada ülkesi bile olsanız havuzunuz yoksa yüzücü çıkması zor anam.

    memleketten yüzücü çıkması için (ki zannedersem çıkmak tabirinden dünya şampiyonu, olimpiyat şampiyonu vs kastediliyor) öncelikle (taa neredeyse) bebekliğe yakın bir yaştan başlanması gerekiyor. mahalle arasında fitbol oynarken keşfedilmek gibi birşey söz konusu olamıyor.
    süreç şu şekilde işler genelde:
    - çocuğu yaz spor okulu veya kış yüzme kurslarına vereceksin (yaklaşık aylık 400-500 tl)
    - hoca biraz beğenirse bunu takıma alalım diyecek
    - uzun yıllar tatil demeden, kar çamur demeden sabahın köründe veya akşamın örekesinde çocuk antrenmana gidecek,
    - her ay günümüz rayici ile 300 tele gibi bir aidat ödeyeceksin
    - teşvik yarışı vs gibi mini yarışlarda kendini gösterecek ki özel ilgi alaka görsün
    - böyük klüpler onu farkedecek, bize gelsene diyecek (tabi o zaman bulunduğu klüp izin verecek önce, izin de bedava değil)
    - 13 yaş gibi artık altyapı bitecek, devam edebilmesi için yeterli dereceleri sağlayabilir olacak
    - sabah 5te antrenman, akşam 7'den 9'a ikinci antrenman, hafta sonu antrenman, resmi tatil yok antrenman, bayram tatili yok antrenman, yaz tatili yapmak yok antreman, kulaç sallayıp duracak, kar tatili yok gerekirse istanbul gibi metropolde sabah 6'da buz üstünde yürüyerek antrenmana gidilecek (hocası da gelecek aynı şartlarda).
    - fiziksel olarak gelişecek,
    - ya lise sınavlarını boş verecek, ya da yüzmeyi bırakacak
    - bir şekilde devam ettiyse (ki milli takım derecelerini yapabilmiş veya çok yaklaşmış varsayıyoruz) ve hala inatla vazgeçmeyip yüzüyorsa üniversite sınavında babayı almayı göze alacak (istisnalar kaideyi bozmaz, kastım mühendislik, tıp, vs vs yüksek puanlı yerleri kazanamamayı kabullenecek)
    - tabi bu arada milli takım derecelerini sürekli yapabilecek, uluslararası yarışlara gidebilecek (tamam federasyon götürüyor da yine de şahsi maddiyat önemli), sürekli psikolojik destek görecek, olimpiyat barajını geçecek, olimpiyatlara gidecek, zebellah gibi fiziği olan yüzücülere kafa tutacak, her türlü baskıya göğüs gerecek (bu kadarını yaptıysa bu kısmı biraz kolay aslında) ve çıkıp şakır şakır yüzecek madalyayı alacak.

    yani lafın kısası, biraz zor. keşke olsa da zor yani.

    ama durmak yok yola devam.
    her mahalleye olimpik havuz yaparsan (tesis şart), sürekli oluk oluk para akıtırsan, sadece havuzla da bitmiyor hoca yetiştirirsen öncelikle, kulüplere destek olursan (ki onlar da yan gelip yatmayıp sporculara ekipman sağlasın, fiziksel destek versin, beslenme desteği versin her şeyiyle ilgilensin), daha benim bilmediğim ama yapılması gereken bir çok şeyi yaparsan neden olmasın?

    not: yüzücü babası.
    not 2: belirtmek isterim ki şu anda türkiye'de birçok kulüpte hocalar, çocuklar ve veliler inanılmaz özverilerle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
    not 3: o madalya buraya gelecek**

    edit: eklemeler, düzeltmeler
2 entry daha