şükela:  tümü | bugün
  • uçaklarda servis edilen yemek türü. genelde uzun mesafe uçuşlarda verilir, yani izmir'e giderken üç-beş ıvır-zıvırla geçiştirilirken, almanya yolculuklarında bir öğün, amerika yolculuklarında iki öğüne çıkar.

    servis esnasında hostes eğilir ve iki çeşit yemekten hangisini yiyeceğinizi sorar. eğer uçakta türk nüfus hayli kalabalıksa(örneğin istanbul-münih yapıyorsanız) genelde et mi tavuk mu derler. yok eğer uçakta ecnebi nüfus fazlaysa soru etli mi vejeteryan mı(makarna) şekline dönüşür. seçimleriniz sonucu önünüze mikrodalgadan yeni çıkmış, aliminyum folyo içindeki ana yemeğiniz, bir minik salatamtrak ot, ekmek ve tatlıdan oluşur. eğer thy ile gidiyorsanız ana yemek fena olmaz ama tatlı pek bir şekerli, yapış yapış birşey olur, yok lufthansa'yla gidiyorsanız ana yemek saman tadında ama pastası nefis olur, öte yandan öndeki yolcunun kafasına atsan yaracak denli sert, az miktarda alman ekmeği, ucundan kemirmeniz için önünüze bırakılır. bir türk olarak o kadar ekmek yetmeceği için hostese bir ekmek daha ricasında bulunursanız, havlamalarına katlanmanız şart olacaktır.

    yine de uzun ve sıkıcı uçak yolculuklarında, gösterilen bayıklar ötesi amerikan romantik-komedi filmini izlemekten daha keyif verici bir etkinlik olarak, yemek saatinin gelmesi iple çekilir.

    9 yıl sonra gelen edit: heidi discus dedi, mikrodalgada değil, fırında ısıtılıyormuş.
  • nedendir bilinmez herzaman çok lezzetli gelen yemeklerdir bunlar. en kötü sandviç bile o an yerken insanı rahatlatır, sanki havada değil, karada gidiyormuşsunuz hissini verir ve yolculuğu daha kısa hale getirir. her uçağa binen insanın herhangi bir an aklından geçen o "allam ya bişii olursa.." vari düşünceleri unutturup, konsantrasyonu başka yere çeker. kısaca bi kaçış bi kurtuluştur uçak yemekleri..

    (bkz: uçak yemeklerindeki kaka getirmeme maddesi)
  • kıbrısa gideceğiniz zaman, yemek olarak sadece, içecek bir$eyler* * * ve yanında top kek verilmektedir.
  • kompakt besin maddesi. bazen lazanya gibi güzel şeyler gelebiliyor.
  • yerden bilmemnekadar feet yükseklikte tad alma duyunuzun %20 azalmasından ötürü çok daha tatlı, tuzlu, baharatlı ekşili yapılan yemekler.
  • genellikle aşırı ısıtılmış şekilde servis edilen, plastik kokulu, tatsız tutsuz yemekler.
  • hangi havayoluna göre, hangi uçuş mesafesine göre ve dolayısıyla kime göre neye göre olan bir menü. her halükarda, kosher servis edilen uçuşlar mevcuttur.
  • bir numaralı stand-up'çı besinidir.

    tabi burada mecaz yapıyorum; aslında anlatmak istediğim, yeryüzünde sayıları 4 milyon civarında olduğu tahmin edilen stand up'çıların, hangi kültürden hangi memleketten gelmiş olurlarsa olsunlar, kariyerlerinin belirli bir bölümünü uçakta yedikleri yemekler üzerine yaptıkları esprilere ayırıyor olmalarıdır. artık turneden turneye koştururken, o uçağa bin öbüründen in stand up'çının gözlem alanı uçakla mı kısıtlı kalıyor; yoksa ilk gösterilerine at arabasıyla gitmekte olan stand up'çımız zamanla cukkasını sağlam edip uçağa binmeye başlayınca bu yeni taşıma aracı ile ilgili deneyimlerini aktarmaktan geri durmak mı istemiyor bilemiyorum; ama uçak esprileri gırla gidiyor, orasını biliyorum. ne sandviç tatmin ediyor stand up'çıyı ne de uçakta dağıtılan fıstık.

    uçak- stand upçı ilişkisi ilginç hakkaten. örneğin wright kardeşlerin uçağı icat ettiği tarihte, stand up'çılık diye bir meslek yok. uçağın icadından sonra ise mantar gibi çoğalıyorlar. 11 eylülmüş, world trade center'a uçak girmesiymiş o bile etkilemiyor stand up'çıyı. başta uçak yemeği olmak üzere yağdırıyor uçak esprilerini. gerçi şimdi aklıma geldi, belki de uçak sanayisi el altından teşvik ediyordur stand up'çıları "bizden bahset" şeklinde. olur mu olur.

    bana gına geldi şahsen bu uçak esprilerinden. tam hayattan ümidimi kesmiştim ki, tesadüfen izlediğim bir iki programda gözüme çarpan anti-stand up'çı oluşum beni tekrar hayata bağladı. önce family guy'da sanırım, kötü stand up'çı taklidi yaparak dikkat dağıtması gereken biri "bu arada, şu uçak yemeklerinin durumu nedir allah aşkına" dedi. sonra yine başka bir programda, konuyu değiştirmek isteyen bir eleman "şu uçak yemeklerinin durumu nedir?" esprisi yaparak beni sevinç gözyaşlarına boğdu. belki amerika'da yaygın bir stand up'çı dokundurma tekniğidir bu, misurulisi falan hepsi biliyordur. ben bilmiyordum, yeni öğrendim. denk geldikçe de kullanıyorum günlük hayatımda. sahi, şu uçak yemeklerinin durumu nedir allah aşkına?
  • hangi ülkeden kalkılmışsa o ülkenin yemeklerini içeren hizmettir. emirates ile japonyaya giderken kalkıştan sonraki ilk yemekte karnıyarık vardı. ambalajlı ürünlerde türk malı yazıyordu. japonyadan dönüşte ise sushi ve türevleri mevcuttu. her şey japonya üretimiydi.

    british airways ile londra aktarmalı amerika uçuşunda ise aktarmadan sonraki yemekte tereyağ ve süt ingiliz malıydı. büyük ihtimalle diğer yemekler de öyleydi. anlaşılan her havaalanında yemek ikmali yapılıyor ve her ülkenin başlıca yemek tedarikçisi markalarından satın alınıyor.
  • türk hava yollarında bu yemek için her ne kadar iki seçenek sunulsa da eğer uçağın ortalarına doğru bir yerde oturuyorsanız seçim yapma şansınız pek kalmıyor. örneğin seçenekler tavuk ve et üstüne kuruluysa, et biteceği için orta sıralardaysanız tavuk yemeniz garanti gibi.