şükela:  tümü | bugün
  • pilotun arkadasiniz olmasi. sayesinde kokpitte ickinizi, sigaranizi icerek geyik muhabbetinin dibine vurmak.
  • biletinizin cam kenarında olduğunu öğrenmek, altınızdan geçen şehirleri göre göre gitmektir.
  • ucak hareket ederken yaninizdaki koltugun hala dolmamis oldugunu gormek ve gidilen yere varilana dek bos kalacagini bilmek. yayil yayilabildigin kadar.
  • kalkmadan onceki yerde ulastigi son hiz. bazen orgazm tadinda olur.
  • zamandan tasarruf
  • benim açımdan atlasjet'in yemek kutusu dağıttığı dönemlerde: dardanel tonwich ve meyveli yoğurt idi.
  • sözlükte hava atabilmek amınım daha ötesi mi var. ezik miyiz neyiz.
  • uçağı kaçıran korsanların arkadaşınız olması... herkes korkudan 9/8'lik ritmle yusufçuk atarken, siz pilotun enseye şaplak vurup uçağın bırak kokpitini, yolcu kısmında da rahatça sigara içebilirsiniz... isterseniz tuvalette hostes kızlarla pump it louder yapabilirsiniz...

    hey gidi günler heyy...
  • güvenlik.. biri zibilyon saat uçuş saati olan tecrübeli kaptan, öbürünün de en az yaşınızın yarısı kadar eğitim görmüş f/o (yardımcı pilot) olmak üzere iki pilotun full otomatik denebilecek sistemlerle sadece gözlem vasıtası ile gayet donanımlı ve güvenli bir makineyi uçurduklarını bilmek ve bunu da tabiat ana'nın en doğal kanunlarından birinden yararlanarak (havanın kaldırma kuvveti) gerçekleştirmeleri.. ayrıca uçağın her uçuştan önce ana sistemlerinin, her bilmemkaç uçuştan önce de bütün sistemlerinin defalarca kontrol edildiğini; her ne kadar otomatik olursa olsun iki pilot ve radarlar vasıtası ile yerde en az beş insanın (askeri ve sivil hava trafik kontrolörleri) bu uçağı gözlemlediğini ve kontrol ettiğini; acil bir durumda yerdeki herkesin bu uçağı güvenle yere indirebilmek için herkesin seferber olacağını bilmek de sayılabilir.
  • uçtuğunu sanmak.
    (bkz: bu akşam paris'e uçuyorum)
    (bkz: cem yılmaz)