*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir türlü anlam veremediğim, zihnimin şu sebeptendir diyemediği garip bir olay. hoş, su bile vermeyen havayolu şirketinden paraşüt beklemek abes olur tabi.

    diyelim ki uçak düşüyor, herkes giysin paraşütünü kapıdan atlasın. çok mu zor yani? he tamam herkes anasının karnında paraşüt eğitimi alarak doğmuyor ama belki yaşayabilir. tabi bu dediğim uçak düzgün bir şekilde süzülerek düşüyor olacak. gerçi uçak kazalarının hemen hemen çoğunda ya bir yere çarpıyor uçak ya da havada patlıyor. ama yine de koymaları lazım. gemide can yeleği var, arabada hava yastığı var, motorsiklette kask var, uçakta niye paraşüt yok?
  • yolcu uçaklarında pilotlar için paraşüt bulunmaması kadar acaip bir durum.

    halbusi uçak düşene kadar herkes kuyruğa girse; önce kadınlar ve çocuklar, sonra dedeler ve neneler şeklinde sırayla atlayıverseler.

    gülme lan. diyelim uçak düştü sıra bitene kadar, en azından üç-beş kadın kurtulur. en öne hostesleri aldıklarını ve mini eteğiyle senin bahçeye konduğunu düşünsene...
  • daha can yeleğini giymekte zorlanan insanların, düşmekte olan bir uçaktan panik yapmadan tek tek atlamaları imkansız olduğu için varolan bir durumdur. neden uçaklarda ejection seat yok diye sorulması çok daha mantıklıdır.
  • ekonomik gerekçeleri vardır.savaş uçaklarında bulunan fırlatma sistemi ve komple açılır bir tavan can kaybını azaltabilir,hatta bunun için paraşütçü olmanıza bile gerek yok,her şey elektronik nasıl olsa,i phone diye bişey yaptı adamlar bunu mu yapamayacaklar, peeee...yaparlar,yaparlar ama bu maliyete yansır,o maliyetle de affedersin ama kimse uçağa binmez,e adam okadar yatırım yapmış kazanmasın mı para?kazansın tabi.. ve siz de halanızı teyzenizi görmeye giderken milli piyangodan büyük ikramiye çıkmışcasına ölürsünüz.
  • şöyle de diyebiliriz:

    uçak kazalarında yolcuların hayatını kurtarabilecek herhangi bir yöntem bugüne kadar niçin geliştirilmedi?

    sebebi basit; uçak kazaları çok nadirdir. o kadar nadirdir ki, ölümlü bir uçak kazası her 1.3 milyon uçuşta bir gerçekleşir. dolayısıyla zaten uçaklar tüm kara ve deniz araçlarından çok ama çok daha güvenliler. örnekle; istanbul'dan antalya'ya otomobille değil de uçakla gitmeye karar verdiğinizde, yolda ölme ihtimaliniz, neredeyse sayısal loto'da tek kolonda 6 tutturmak kadar düşük hale geliyor.

    durum böyle olunca, böylesi güvenli bir araç için, sadece ar-ge çalışması bile milyarlarca doları bulacak bir "kaçış sistemi" geliştirmek gereksiz hale geliyor...
  • 10 bin metrede soğuktan, o olmazsa basınç azlığından ölmenin kaçınılmaz olmasıyla ilgili olabilir.
  • uçuş sırasında şaka yoluyla da olsa yanınızda oturan talihsiz arkadaşa açmamanız gereken konudur.** gemide olmadığınıza göre koltuğun altında olduğu iddia edilen can yeleğini hatırlatmanız da kişiyi teselli etmekten aciz kalacaktır.

    en iyisi bir teneke kutunun içinde, bilmem kaç kilometre irtifada, süratle ilerlerken hiç girmeyin böyle konulara...
  • uçağın bulunduğu irtifada paraşütlü ya da paraşütsüz hayatta kalmamız olanaksız olduğundan dolayıdır. daha biz kapıdan ayağımızı atar atmaz burun ve kulaklarımızdan kan fışkırıp bokumuz donmak suretiyle geberip gideceğizdir. yani o uçakta bir sorun olursa her türlü sıçtık. gerçi uçak düşerken havanın ve basıncın daha makul olduğu katmanlarda atlayamaz mıyız? bilemiyorum, düşüşün hızı vs. buna izin vermez herhalde.