şükela:  tümü | bugün
  • uçkun: ateşten fırlayan kıvılcım.
  • [uçkun] "uçmuş bulunan" ve hatta "uçmak'a gitmesi gereken" gibi anlamları olabileceğini sandığım, ilk defa bir kaç hafta önce bir insan adı olarak rastladığım sözcük.
    (anlamları çıkarış yolum şudur: "kız-gın"=kızmış olan; "şaş-kın"=şaşmış olan; "az-gın"=azmış olan vs vs, öyleyse "uç-kun"=uçmuş olan, ama uçmak burada bir ruh hali anlamında gibi, aynı şekilde türetilmiş diğer tüm sözcükler bir ruh halini yansıtıyor çünkü.)
  • van golu cevresinde yetisen ve yore halkinin buyuk ilgi gosterdigi, yayla muzu olarak lanse edilen, cagla badem tadinda, kuskonmaz seklinde bitki. ferah bir tadi var.
  • (bkz: rhubarb)
  • uşkun da denilen bütün doğu anadolu bölgesinde çok sevilerek tüketilen özellikle nisan sonu - mayıs - haziran başı döneminde sokak sokak kurulan tezgahlarda bolca satılan ve tüketilen bir bitki. çubuk şeklinde yaklaşık serçe parmak kalınlığında olur. rengi yeşildir, dış kabuğu soyulduğunda içi açık yeşilimsi sarımsı bir ton alır. hafif ekşimsi bir tadı vardır yerken ağza kum taneleri gelir gibi olur ve lifli odunsu bir bitkidir. ancak hem sağlıklı hem de yemesi keyiflidir. ferahlık verir.
  • hatırladığım kadarıyla siirtte "ıçkın" denilen bitki. dağ muzu dendiği de olur. özellikle diri olanları seçilmelidir.
  • (bkz: ışkın)
  • her ekşi güzel şey gibi bende yeri ayrıdır, yıllardır yiyememiş olmama rağmen unutmamış olmamdan mütevellit (gerçi mevsimi geçti ama) uzaktan şipariş verebileceğim kişi veya kuruluşlar bulabilmeyi umut ediyorum bir gün.
  • (bkz: muş muzu)
  • almanyada marmelatını, tartını falan yapıyorlar bunun. tatlı olarak tüketiliyor