şükela:  tümü | bugün
  • tum yaz o tatil koyu senin, bu tatil koyu benim gezer,
    altinda araba sirtinda bikac ev vardir,
    evini gezsen "vay anasini" dersin,
    ama sana gelir fakir edebiyati yapar kicina alacak donu yoktur da cocuguna nasil ozel ders aldirsindir,
    "hayrina bi calistirsana mayacim"
  • bu tiplerin ortak ozelliklerini siralamayi unutmusum:
    1) cocugu zirt pirt soru sormaya gelir. hep de bi yerlerde takilmistir.
    2) anne kisi fakir edebiyatinda ustalasmistir. suslu ve yogun bir dil kullanir. oyle bir anlatimdir ki o, suriyeliler bunu gorse onune para atar.
    3) allah peygamber hak ahlak kelimeleri dilinden dusmez anne kisinin.
    4) cocuk dersine isteksizdir, bir abla/abi olarak gaza getirmen istenir amme hizmeti olarak.
  • ari da durur mu yapıştırmış cevabi:
    "tatilde paralari catir catir yiyeceginize cocugunuzun ozel dersi icin kenara para koysaydiniz ya?"
  • once tanimi yapayim: uyanik bi tip iste.

    simdi de aciklamama geceyim: cok somuruldum ve geldim burayi kusmuk torbasi olarak kullaniyorum.

    ariyiz ya, sokuyoruz arada n'apalim...
  • çeviri yaptıran versiyonu da vardır bunların. hatta "zamanım olsa ben yaparım aslında..." şeklinde şahane cümleler de kurabilirler. soykırımlık tiplerdir.
  • zamanında olmam için ebeveynlerm tarafından yönlendirildiğim fakat ne kadar saçma bir durum olduğunu anlatınca onların da bana hak vererek bu konuyu açmadığı bir davranış biçimi.

    kırsal bölge insanında malesef böyle bir davranış tipi mevcut, köyde profesyonelleşme diye bir kavram olmadığından insanlar işlerini küçük avantalar karşılığı yaptırıyordu, mesela diyanet bizim köye imam atamadan önce imamlığı hane başı 1 ölçek buğday karşılığı bir akrabam yapıyormuş, bugünün parasıyla senelik 350-400 lira falan yapıyor, yani aylık 33 lira . bugün sana aylık 33 lira vereceğiz karşılığında evinde 5 vakit namaz kılacaksın deseler ben şahsen kılmam.

    köyün dişçisi, berberi ve aynı zamanda iğnecisinden hizmet almak için 4-5 yumurta ya da 1 tas elma, armut götürüyorlarmış, nal çakanından tut, saban tamir edenine hepsinde tarife aynı, hele çeşme yapan bir dayı var, adamın yemini suyunu veriyorsun allahın dağından köye su getiriyor*, ben kardeşimi 1 litre kola alması için bakkala gönderemiyorum lan!

    özetle o kişinin bakış açısından gerçekten de 'hayrına bir anlatmak' olabilir bu eylem. bizimkiler köyde büyümelerine rağmen üniversite mezunu oldukları için anlatınca olayı anladılar, sen nasıl anlatacaksın bunu elin ilkokula hiç gitmemiş 60 yaşındaki teyzesine?
  • demin anlattim ama telefonun azizliginden gumledi entry. tekrar yazalim bakalim.

    bu yil sene basi. onceden sahsimi iyi yolmus olan bir komsu teyze bu sefer kankasini getirmis bana. kankasinin kizi benimle meslektas ayni okuldan mezunuz hatta. varsayalim ki kizin adi fulden olsun. bu fulden'in ilkokulda okuyan kardesi var, ona ozel ders istiyor annesi. fulden is hayatindan yoruluyormus da kardesini calistirmak istemiyormus, dersin parasini fulden verecekmis zaten. "ari maya ders versin kardesime, parasini ben verecegim" demis.

    bana dediler ki ozel ders, saati ne kadar olur, komsuydu hatirdi sebeplerden komik bir meblag soyledim. soylemiyorum ne kadar dedigimi cunki aldigim tepkiler "ustune para verseydin bari" seklinde oluyor. anlastik artik haber bekleme evresi.

    haber yok. annem cazgirdir, gordugunde sordu ne is diye. fulden para vermemis. bakin, zirzop cahil komsu teyze de degil bu. meger anladigim annesini yollamis agiz aramaya. "aman canim ne parasi" dememi beklemisler meger. kardesine matematik calistirmamak icin okuldan arkadasina serefsizlik yapan fulden, beni gordugunde el salliyosun bana siritarak, gormezden gelip kafami ceviriyorum ya. (bkz: kafam girsin)