*

şükela:  tümü | bugün
  • artık yıkılan, dağılan anadolu selçuklularının güçsüz hükümdarıdır.

    baltu ayaklanmasının bastırılması ve sultan mesud’un gazan han’a gitmesi üzerine anadolu dört ayrı mali bölgeye ayrıldı. cemaleddin mehmed vezirliğe, muineddin mehmed bey pervaneliğe, kemaleddin tiflisi saltanat naibliğine ve şerefeddin osman maliye nazırlığına atandılar. moğol askeri komutanları olarak ta sülemiş, bayıncar, boçkur ve kör-timur bulunuyorlardı. azerbaycan’dan gelerek anadolu’yu aralarında taksim eden bu komutanlar, kendi bölgelerine gittikten sonra sözlerinde durmadılar. isyanlar ve suistimaller devam etti. halkı soymak ve eziyet etmekte selçuklu devlet adamları da moğollar’dan geri kalmadılar.

    iii. alaeddin keykubad yanında veziri lakuşi ve diğer moğol devlet adamları ile gelip konya’ya yerleştı. bu sırada gazan ile arası açılan sülemiş, anadolu’da müstakil bir devlet kurmaya karar verdi. baycu’nun torunu olduğu için anadolu’da kendisini hak sahibi sayıyordu. halk genellikle sülemiş’i sevmeyip olaya seyirci kalmakla beraber karamanlılar bir kısın askerle ayaklanmaya katıldılar. sülemiş bazı moğol komutanları da elde etmişti. genelde ayak takımından oluşan 50.000 kişilik bir kuvvet topladı. memlükler’den de 20.000 kişilik bir yardımın yolda olduğunu öğrenince harekete geçti. önce bayıncar ve boçkur noyanlara taarruz edip bozguna uğrattı ve bu noyanları öldürdü. sülemiş ayaklanmasını öğrenen gazan, hazırlanmakta olduğu suriye seferinden vazgeçip ordularını sülemiş üzerine sevketti. sülemiş gazan han’ın ordusunu, erzincan akşehir’inde karşıladı. askerleri savaşmadan gazan tarafına geçtiler. bunu gören karamanlılar ülkelerine geri döndüler. memluk kuvvetleri de henüz yetişmemişti. yalnız kalan sülemiş 500 süvarisi ile suriye’ye kaçmak zorunda kaldı. önce şam’a ve oradan da kahire’ye gidip, itibarla karşılandı (1298). sülemiş, anadolu’da kalan ailesini kurtarmak için sultan laçin’den yardım istedi. sultan, haleb emiri seyfeddin beg-timur komutasında 40.000 kişilik bir orduyu, sülemiş ile birlikte anadolu’ya gitmeye memur etti. sülemiş ve beg-timur, akça-derbent’te moğol ve ermeni kuvvetleri ile yaptıkları çarpışmalarda beg-timur öldürüldü. buna rağmen sülemiş fazla bir zorlukla karşılaşmadan ilerledi. eşrefoğulları ve kastamonu bölgelerinde kuvvet ve taraftar toplamaya çalışırken yakalanarak, emir çoban bey ve başgırd tarafından tebriz’e götürüldü ve orada öldürüldü (1298).

    sultan alaeddin keykubad ve veziri lakuşi, sülemiş isyanına katılmadılar ve gazan han’a giderek ona sadakat gösterdiler. gazan bundan çok memnun kalarak keykubad’ı uzun süre yanında tuttu ve onu hanedandan bir prensesle de evlendirdi. keykubad’ın tebriz’den dönüşünde, gazan han tarafından verilmiş ve erzurum’dan antalya’ya ve diyarbakır’dan sinop’a kadar bütün selçuklu türkiyesi’nin hakimiyetini kendisine bırakan bir yarlıg vardı. sultan diyarbakır ve musul’da gazan han ile seyahat ettikten sonra resulayn’da ondan ayrılarak maceralı bir yolculuktan sonra konya’ya döndü. bu yarlıg’a rağmen keykubad’ın hakimiyeti sadece sembolik olup fiiliyatta bir geçerliği ve selçukluların istiklali yoktu. dörtlü idarenin başında bulunanlar ve ilhan’ın yanına gidenler aldıkları başka yarlıglarla vazifelerine ve soygunlarına devam ediyorlardı. muineddin mehmed bey’in soygunu haddi aştı. topladığı paralarla asker toplayarak kastamonu’da istiklal davasına girişti. bizzat sultan alaeddin keykubad dahi vergi toplamak için halkı sıkıştırmaktan geri durmuyordu.

    gazan han 1299 da, sonucu pek te başarılı olmayan, suriye seferine çıkarken, düzeni sağlamak üzere mucirüddin emir-şah’ı anadolu’ya yolladı. artık her tarafta kalabalık eşkıya gurupları da türemişti. mucirüddin emir-şah mümkün olduğu kadar düzeni sağlamaya çalıştı. şikayetler üzerine gazan han, keykubad’ın yetkilerini sınırladı. abışga noyan’ın yanında bulunmasını ve onun müsadesini almadan bir şey yapmamasını emretti. sonunda alaeddin keykubad yargılanıp idam kararı verildi ise de, eşi olan ilhanlı prensesinin araya girmesi ile ölümden kurtuldu. isfahan’a gidip orada kendisine tayin edilen maaşla yaşadı (1301-2). keykubad’ın yerine, selçuklu sultanlığı’na, 1302 yılında, gıyaseddin mesud ikinci kez getirildi.

    ***

    kaynak
  • bir sohbet esnasında ettiği küçük bir küfür sebebiyle meclisinde bulunan bir arkadaşından aldığı bıçak darbesiyle öldüğü rivayet edilen türkiye selçuklu sultanı.

    hülagü han'ın kızı le evli olduğu için, onun korumasıyla, moğol mahkemesince hakkında verilen ölüm cezasının sopa cezasına çevrildiği nakledilen hükümdar.

    kaynak: kerimüddin aksarayi, müsameretü'l-ahbar, çev. mürsel öztürk, ankara 2000, s. 235-236.