şükela:  tümü | bugün
  • internetten suşi bile sipariş edebilecek konumda olsanızda ülkenin içinde bulunduğu yapay enerji darboğazı sebebiyle bir anda karanlıkta kalakalmak, elektrik, su gibi temel ihtiyaçlardan mahrum kalmayı bilerek yaşamak.

    dış menşeili bankalardan alınan kredilerle satın alınmış arabaları için gene dışarıdan krediyle benzip alıp eğitime sağlığa en az yatırımı yapan bir ülkede yaşamaya çalışmak.

    elinin altında doğal ve çevre dostu bir çok enerji üretim alternatifi olduğu halde hala termik santrallerle enerji üretmeye çalışan, hemde bu santralleri doğası ile tarihi ile önemli bir turizm merkezi olan yerlerde kuran ve genede dışarıdan elektrik satın alan bir ülkede yaşamak.

    solu etnomerkeziyetçiliğe sağı türban ve ranta kilitlenmiş, gençleri apolitik ve güce tapar hale getirilmiş, imajdan medet umar vitrine güvenir olmuş, zeki beyinlerini eloğluna kaptırmış bir ülkede yaşamak

    "çok levent kırca tadında oldu bu ama elektrik kesintisi sebebiyle uçan ve 2 gün önce ki yedeğine geri dönüş yapılan bir tezle başbaşayken ancak bu kadar oluyor" - ahmet sarkastik

    umarım torunlarımıza onu bu haliyle bırakmayız.
  • üçüncü dünya ülkesinin manasını ne olduğunu bilmeden bolca konuşanların yaptıklarını zannettikleri eylem
    (bkz: ahmet çakar)
  • basa bir sorun geldiginde hakli olunsa dahi korku icinde ve guvensiz hissetmektir.
  • üçüncü dünya ulkeleriyle dalga gecmektir. kimse bilmez ama, üçüncü dünya ülkesinde yaşadığını. haberlerinde bile üçüncü dünya ulkelerinde bile gorulemeyen diye geyik haber başlangıçları duyulur. üçüncü dünya ülkesinde yasamak, onu orda yaşayanların onu farketmeden elestirmesidir. komik.
  • askerlerin demokrasi kültürünü içine bir türlü sindirememesinden ve siyasete bulaşmamayı becerememesinden dolayı askeri darbe'nin bir giyotin gibi halkın üzerinde sallanmasıdır.
  • trafikte yaya iken korkmaktır, trafikte yaya değilken de korkmaktır, trafikte korkmaktır, trafik kurallarının sike pek takılmadığı, levhalarının süs olduğu bir ülkede yaşamaktır.
  • iki erkek bir yerde eğlenememek, yoğun ve çok büyük şehirlerde yaşamak( rotterdam- den haag arasıyla narlıdere- konak arası aynı mesafe), saygısız insanlarla yaşamak, dilenci kültürüne sahip olmak, her yerde kazıklanacağını hissetmek, gece hayatında ölümcül dayaklar yeme potansiyeline her an sahip olmak, kötü kalite ve hizmete eşek yüküyle ücret ödemek gibi burada akla gelen ve gelmeyen bir sürü durumla hayatın her anında karşılaşmak ve sonunda rezil toplum tarafından sindirilip evden çıkmamaya karar vermektir.

    üniversiteli bohem gençler arasında afterparty denen ev partilerinin çoğalması, uyuşturucu tüketiminin inanılmaz derecede artması, playstation bağımlılığı ve alkoliklik gibi yan etkileri vardır.

    nasıl insanlar köyden kente göç etmişse zamanında ve bu ülkede yaşayan nezih insanlar doğulular geldi buraları hep bozdu diyorsa işte biraz iyi yaşamak isteyen ve bir şekilde bunun yolunu bulabileceğine inanan bir grup insan her yolu deneyip kapağı bir şekilde herhangi bir eu ülkesine atmaya çalışıyor kardeşlerim.

    not: bu ülkeyi sevmiyorsan istediğin yere git diyecekler olacaktır eminim. bu ülkeyi sevmemek değil bu muhafazakar, gizlilikçi, aşırı çıkarcı, şark kurnazı toplum içerisinde yaşamaktan korkuyorum ve imkan verildiği takdirde haydar paşa'da inen köylü gibi herhangi bir eu havalimanında elimde bavulumla belireceğimi söylemekten asla bir çekince duymam.

    not2: askerlik görevimi tamamladım, bedelli için götünü yırtan ve 5 sene master yapan memleket sevdalısı ziraat bankasında askerlik yapan milliyetçi, muhafazakar, dindar kesim lütfen benden uzak dursun.
  • günümüzde türkiye'de yaşamakla eş durum..
  • avrupa görmemiş, ya da avrupa diye sadece alamanyadaki türk mahallelerini görmüş kişilerin, türkiye'de yaşamakla eş durum olduğunu fark edemeyebilecekleri durumdur ayrıca.
  • "ya elektrik kesilirse" diye bios güncellemesi yapmaktan imtina ettiğiniz ülkedir aynı zamanda. karşıdan karşıya geçemediğiniz, otobüs duraklarında dahi yere tüküren mahluklarla karşılaştığınız yer de olabilir bir yandan.