şükela:  tümü | bugün
  • anons gelir uçağa yavaş yavaş yerleşilir. kabin amiri gönüllere hançeri saplayarak uçuş modu bulunan tüm cihazların uçuş modunda veya kapalı konumda olması gerektiği hususundaki uyarıyı verir. uçağı zerre etkilemeyeceği bilinse de o telefon uçuş moduna alınır.

    sırasıyla önce havayolu şirketinin aylık dergisi ele alınır. mardin'in gizli antik kentleri, ege'nin patlıcanlı sikik yemekleri hakkında 4'er satırlık bilgi edindikten sonra son sayfadaki bulmacayı senden önceki ibnenin de çözdüğü görülünce mecburen dergi bırakılır.

    daha sonra yine havayolu şirketinin menüsü ele alınır, küçük suyun fiyatının euro cinsinden yazdığı görüldüğü anda o da bırakılır.

    cabin crew take position...

    kalkış esnasında şehrin kuşbakışı görüntüsüne dalınır ve daha sonra ikaz ışıkları sönünce sike sike o telefon ele alınır....

    galeriye gelinir, 1476 fotoğraf olduğu görülür, önce -varsa- ders notları, sonra eşofmanlı fotoğraflar hemen akabinde büzük ağızlı selfieler, dayılar, teyzeler derken uçuş boyunca 500 fotoğraf silinir ve bir uçuş daha hafıza adına yararlı olarak sonlanır.

    bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.
  • uçağın pilotunun gayet relax bir ses tonu ile uçağın düşmekte olduğunu ama durumun kontrol altında olduğunu ve panik yapmamanız gerektiğini söylediği andır.

    işte o an telefonunuza whatsapp vb. programlardan kadınların yolladığı nü fotoğrafları imha etmeye başlarsınız.

    tabii insan 'ulan o enkazın arasında kim takar telefonu' diyebilecek durumda olmaz. her an ölebilecek olmanın bilinci insana 'ulan telefonu bizimkilere verirler. bizimkiler içindekileri görünce rezil olurum.' düşüncesi hakim olur.
  • bazı durumlarda şöyle gerçekleşir:
    kaptan:sayın yolcularımız, kaptanınız konuşuyor. şuan kalkış bitti bilmem kaç fitte uçuyoruz sağınıza bakınca şurayı solunuza bakınca burayı göreceksiniz. iyi yolculuklar dileriz.
    resim silen kişi(iç ses): bakayım telefonda ne varmış, bu oyunu oynamıyorum sileyim, bu dursun bu lazım olur. hadi bir iki selfie çekelim. nasıl no memory! şimdi sileyim mi ben fotoğraflarımı? şunda kötü çıkmışım sileyim, kuzenimin düğünü heralde niye aynı şeyi yirmi kez çektiysem. bunu sil. şu notları da sileyim de yer açılsın. he şu gereksiz kısa videoları da sileyim de yer açılsın.
    --- silinen 1400 kadar resim sonra ---
    rsk:hadi selfie çekiyoruz, bi de camdan çekeyim.
    --- no memory ---
    rsk:.....
  • suyun parayla satildigi havayollarini tercih eden ezikler yine patlicanli ege yemeklerine bok atmadan gecmemistir.

    konuya gelecek olursak, whatsapp albumundeki fotolari siliyorsunuz ya androidlerde tam olarak nerede bilmiyorum ama baska bir yerde daha depolaniliyor ve sizde ohh temiz temiz eski telefonunuzdaki fotolari sevgilinize verirsiniz musait vaktinde dropbox a atmasi icin ama o da ne , daha onunla tanismadan onceki fotolar bile ordadir,kardesinle yaptigin geyikler screenshotlar, ustelik bu sure zarfinda samsung s3 ten s4 e gecilmistir. androiid bu kadar tuttuysa kimbilir suan kullandigim iphone neler tutmaz diye birsey gelince hemen siliyorum.
  • sadece fakirlerin farkında olduğu ve yaşadığı eşiktir. şahsen ben özel jetimde vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorum, telefonum ve kişisel bilgisayarımla çoğu zaman fotomodel eskisi asistanlarım ve victoria secret meleği sevgilim ilgileniyor.

    bu başlık yüzünden aşağılık ve fakir üniversite öğrencileriyle empati yapmak zorunda kaldım sabah sabah. neyse gideyim de şöminemde biraz dolar yakıp ısınayım.

    edit: inanmayanlar olmuş, hemen dün çektiğim foto ile kanıtlayalım; https://instagram.com/p/8lw4vridqr/
  • yanınıza güzel bir kitap alamadığınız bir eşik olmalı.
  • bir de android telefonlardaki geri tuşuna 400 tane fotoğraf seçtikten sonraki basma anı vardır ki adama yeniden gidiş-dönüş bilet aldırır...
  • vay anasını, yılda bir kendimi tekrar ediyorum demekki. ne acı.