şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: rto)
  • kar nedeniyle gerçekleşiyor oluşunu katiyen anlamadığım olaydır.

    karayolunun kapanmasını anlarım: binlerce kilometre karayolunun hangi bir kısmını açacaksın. demiryolunun kapanmasını da aynı sebepten dolayı anlarım, buzlanmadır şudur budur. iyi de kardeşim, alt tarafı bir havalimanı, 3 kilometrelik pist ve onun birkaç kilometrelik bağlantı yolları, bu kadar mı zordur bunları açmak yahu! görüş deseniz, tam olmasa bile neredeyse sıfır görüşte iniş kalkış sağlayacak babalar gibi seyrüsefer cihazları var. eğer görüş kısıtlandı diye uçmayacaksan milyonlarca dolar harcayıp o seyrüsefer cihazlarını neden aldın, ver işi usta pilotlara ya allah bismillah deyip dalsınlar, görüş kapalıysa zaten uçmuyordun gene uçma.

    havacılıktan anlayan birileri anlatsın da merakın gitsin diyorum son kertede.
  • hava şartları aşırı boyutlara varmadıkça, eğer görüş varsa uçuş iptal edilmez.
    lâkin, burada, kalkış ve iniş yapılacak havaalanının özellikleri, havaalanlarının bulunduğu şehirler de önemlidir. çoğu zaman, yolcuların hava şartları yüzünden yetişemeyecekleri hesaba katılır ve uçuş ertlenir/iptal edilir. günümüz yolcu uçakları, kumanda yüzeyleri üzerindeki buzlanmaya karşı yerde anti-icing işlemine tâbî tutulur. motordaki ve diğer iç aksamdaki buzlanmaya karşı da uçağın kendi anti-icing ve de-icing sistemleri mevcuttur. yani bir yolcu uçağı, aşırı durumlar söz konusu olmadığında, görüş yeterliyse kalkış ve iniş yapabilecek şekilde tasarlanmıştır. sebep, bilinenin aksine çoğu zaman uçaklar değil, insanî faktörlerdir.
    (bkz: anti-icing)
    (bkz: de-icing)

    konuyla ilgili olarak bir de (bkz: kar yüzünden haçlı seferlerinin aksaması)
  • namüsait hava şartları yüzünden, uçuşa slot gelmiş olmasından, karşı meydanın, meydanların inişe uygun olmayışından, yabancı bir havaalanında bulunuluyorsa ekibin görev süresinin dolması-crew reste girmesi ve yerine uçacak ekip bulunamayışı vb. gibi bir çok sebepten meydana gelebilecek durumdur. bu durumda genellikle yapıcı düşünmeli, hayra yormalıdır; zira havacılıkta birinci öncelik güvenlktir. bir uçuş iptal ediliyorsa %90 sizin iyiliğiniz içindir.
  • varılacak havaalanında hava trafiği yoğun olduğu için elin kontrol kulesi tarafından da yapılabiliyormuş. ne diyeyim ki ben şimdi buna?
  • can sıkıcı bir durum olsa da seneler sonra, hatırladıkça, tebessüm ettirecek güce sahiptir.

    sene 2001, bendeniz çiçeği burnunda ergen. vize yetişmediğinden ileri atılan uçuşumdan dolayı hayatımın ilk solo uzun mesafe yolculğunu yapmak durumundayım.
    güzergah istanbul-frakfurt-new york.
    aile binbir tembih ve haklı endişeleri ile havaalanından yolcular, herşey saat gibi işlemektedir.. yolun ilk etabı ağlaşan çocuklar eşliğinde atlatılmak üzeredir ki iniş sırasında bir anons duyulur ama nedense yok heralde yanlış duydum şeklinde geçiştirilir. anons tekrarlanır, evet ilk seferinde doğru duyulmuştur. sevgili lufthansa havayolunun sevgili hostesi new york'a devam edecek yolculara uçuşlarının iptal edildiğini haber vermektedir. hala emin olamayan bünye uçaktan inerken, tatlı mı tatlı çikolata tadındaki hosta endişe içinde sorar; "doğru mu duydum ne yapıcam ben şimdi?" diye. host gayet cool bir şekilde "canım ne dert ediyosun her gün bir sürü uçak kalkıyor jfk'ye, birine binersin" der. ah ne de güzel yardımcı oldun diye iç çekilir (eh adamın işi o değil sonuçta).
    frankfurt havalanında lufthansanın desk'i bulunur, tam gaz çemkirmeye hazır bünyeyi bilmemne kapısındaki bilmemne deskine git diye geri püskürtürler. havalanın ücra bir köşesine gidilir ve tek görevlisi bulunan desk'in önünde kuyruğa girilir. bu arada salaklaşmış bünye istanbula haber verir benim uçuş iptal edildi halletmeye çalışıyorum diye. bir güzel evdekileri de paniğe bağladıktan sonra beklemeye devam edilir. o ara telefonda "mama" dediğimi duyan gençten bir bey yanıma yanaşır direk "hay" mısın diye sorar. kardeşim sen nerden çıktın diye iç geçirirken başlar anlatmaya. "işte ben bakırköylüyüm benim çok ermeni arkadaşım var new york'a abimi görmeye gidiyorum, kaza geçirdi. benim de ingilizcem pek yok sen konuşuyor musun, yardımcı olur musun bana da?" hıhı evet vs diye adamı geçiştirirken -ben bir kıçımı kurtariyim seninkini de kurtarırız dur hele- bir görevli daha gelir ve sıradan sıvışılıp karşısına dikilinir. suratsız tam gestapo bir alman hatundur karşımdaki, derdimi anlatırım o da bilgisayarını karıştırmaya başlar. diyalog şöyle gelişir;

    gestapo: bu akşam burda kal sana yarınki new york uçağından bilet verelim.
    ben: akşam burda filan kalamam (kafadan bir yandan acaba kalıp burayı da mı görsem diye salak bir düşünce geçmektedir 18 saatte ne görüceksem) hem benim almanya vizem yok. bu gün gitmeliyim illa ki.

    gestapo bilgisayarı tekrar karıştırmaktadır telefonum çalar; annem telefonun diğer ucundan ne yaptın noldu hallettin mi bak new jersey'e değil jfk'ye gidiceksin seni ordan karşılıyacaklar bıdı bıdı derken hade mama hallediyorum der suratına kapatırım.

    g: o zaman sen şikago'ya uç burdan orda bir akşam kal ertesi gün new york'a uçarsın.
    b: orda da kalamam olmaz illa ki bu gün gidicem.
    g: o zaman ancak şikagodan new jersey'e bilet var.
    b: bekle
    arada bakırköylü eleman da bişeyler sormaktadır n'oluyor diye. telefon açılır istanbula "ben ancak new jersey'e gidebiliyorum yoksa şikago'da kalıcam bir akşam, ara new jersey'den alsınlar beni." "ok"
    b: tamam gestapo kes bileti!

    gestapo boarding pass'i elime verir ve hade uçağın kalkmak üzere deyip postalar. tam o ara ya bavullarım diye duraksar sorarım.
    g: ha ver bakiyim bavul etiketlerini
    iç ses: hay senin yapıcağın işe!

    o ara bakırköylü elemana da aynı şekilde bilet ayarlanır ve kendisiyle birlikte uçağın kalkacağı kapıya doğru topuklanır. o da ne? kapıya gitmek için trene binilmesi lazımdır. "allahım nerdeyim ben uzay istasyonu mu burası?" koşturarak kapıya ulaşılır, kapıdaki görevli biletleri kontrol ettikten sonra bana sağdan elemana soldan yolu gösterir. iyi yolculuklar deyip elemandan ayrılınır.

    kısacık saçlarım, gözlüklerim, siyah bermuda şortum ve t-shirt'üm, postacı çantam ve cılkı çıkmış spor ayakkabılarımla uçağın kapısından içeri girerim. ama o da ne sadece 4'e 3 24 kişilik bir yer, 40'lı yaşlarında host bir taraftan üstüm başımı süzerken bir taraftan da bir diğer yolcunun ceketini asmaktadır. burası bussines dedikleri topraklar mı yoksa diye düşünürken host elimdeki pass'i bir daha kontrol etmek ister. bir kendime bir etraftaki yolculara bakarım...

    klasik portakal sulu karşılama ardından kalkış-yemek (ravioli olduğunu çok sonradan oğrendiğim #10686243) -film-müzik-gümrük formu doldurmaca vs derken uykusuz şekilde şikagoya ayak basılır. inişte elemanla denk gelinir ve pasaport kontrolune girilir. önceden tembihlendiği üzere -yaş ve cinsiyetten dolayı evlenip ülkede kalma bıdı bıdısından- tanıdığım hiç kimse yok öyle bir başıma dilimi geliştirmeye geldim şeklinde caka yapılır gümrük polisine, o da eh hadi sana iyi eğlenceler şeklinde basar mührü. sıra elemana gelmiştir, polisle anlaşamadığından yanında beni ister bir adım atarım, o iki saniye evelki kanka tadındaki polis yaygarayı koparır gelme diye. tamam kardeşim peki anlaşın o zaman..

    iç hatlara geçilir fakat öncesinde bavulları almamız gerektiğini fark ederiz, hayde bu sefer elde bavullar koştur koştur havayolunun bankosuna gidilir bavullar verilir ordan bir depar uçağa. son sırada motorun dibindeki koltuğa oturulur ve o gürültüde uçuş boyunca misler gibi uyunur.

    istanbul'da evden çıktığı saatten 24+saat sonra sonunda kalacağı yere varmıştır bünye.
  • gerçekleştiğinde yolculara haklar doğuran durum.

    3 aralık 2011 tarihli 28131 sayılı resmi gazete’de yayınlanıp 1 ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren "havayolu ile seyahat eden yolcuların haklarına dair yönetmelik"'e göre uçuş iptalinde yolcuların haklarıyla ilgili haber;

    ******

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25318490/

    uçuş iptalinde yolcuların hakları neler?

    kış nedeniyle yaşanan uçuş iptallerinde yolcuların birçok hakkı bulunuyor. yeni yönetmeliğe göre, havayolu şirketleri tüm yolculara yemek ve içecek vermekle yükümlü.

    istanbul - zorlu kış koşulları nedeniyle türkiye genelinde yüzlerce uçuş iptal oldu. uçuş iptalleri vatandaşlari mağdur ederken, birçok kişi ulaşım konusunda sıkıntılar yaşadı.

    yolculara suyun bile para karşılığı verildiği haberleri basında yer aldı.

    peki uçuş iptalleri durumunda yolcular ne yapabilir?

    ankara üniversitesi hukuk fakültesi'nden sami aksoy'un verdiği bilgiye göre, bu alandaki yeni bir düzenleme olan “havayolu ile seyahat eden yolcuların haklarına dair yönetmelik” 3 aralık 2011 tarihli 28131 sayılı resmi gazete’de yayınlandı ve 1 ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girdi.

    yönetmelik, türk menşeli havayolu işletmelerinin türkiye’deki havaalanlarını iniş veya kalkış noktası olarak kullandıkları tüm uçuşlara uygulanıyor.

    uçuşun iptal edilmesi durumunda, yolcunun havayolu karşısında hangi haklara sahip olduğu, yönetmelikte açıkça düzenleniyor.

    bilet ücretini geri alabilir
    uçuşun iptali durumunda ilgili yolcu öncelikle, bilet ücretini geri alma ve seyahatinin ilk başlangıç noktasına ilk fırsatta dönmeyi sağlayacak bir dönüş uçuşunun ücretsiz sağlanmasını talep hakkına sahip. yolcu bunun yerine, en erken fırsatta son varış yerine güzergâh değişikliğinin sağlanması veya son varış yerine daha sonraki bir tarihte benzer taşıma şartları altında güzergâh değişikliğinin yapılmasını talep haklarından birini de seçebilir.

    şirket yemek vermekle yükümlü
    havayolu şirketi, uçuşu iptal edilen tüm yolculara, makul ölçüde sıcak ve soğuk içecekler, günün zamanına göre kahvaltı veya yemek ile ilave hafif ara yemeği, ayrıca süre kısıtlaması olmaksızın iki telefon görüşmesi, faks mesajı veya e-posta hizmeti teklif etmekle yükümlü.

    yolcu uçuş değişikliği hakkını kullanmışsa bedelsiz olarak, otelde veya uygun bir konaklama tesisinde konaklama; havaalanı ve konaklama yeri arasında ulaşım hizmetlerinden yararlanma hakkını da sahip.

    hava koşulundan iptalde tazminat yok
    yönetmelikte tazminatla ilgili hükümler de yer alıyor. tüm tedbirleri almış olmasına rağmen olağanüstü haller sebebiyle uçuşun iptal edildiğini ispat ettiği takdirde, -ki mevcut meteorolojik durum bunu işaret ediyor- havayolu şirketi, sadece tazminat ödemekten kurtulur.

    havayolu şirketleri, uçuşun iptali durumunda yukarıda anılan hizmetleri, yolcularına teklif etmekle yükümlü. hizmetten yararlanıp yararlanmama yolcunun takdirinde.

    hizmet sunulmazsa dava açilabilir
    yönetmeliğe göre şirketlerin, yolcularına, tazminat ve hizmet hakkı kurallarını belirleyen yazılı bir bildirim sunması gerekiyor. eğer havayolu şirketi, yönetmelik ile getirilen yükümlülüklerini gereği gibi veya hiç yerine getirmezse (hakların bildirimi, tazminat verme, hizmet sunma) yolcu, adli yargıda genel başvuru hakkının yanı sıra, sivil havacılık genel müdürlüğü’ne de şikayet talebiyle başvurabilir.
  • 18.12.2014 tarihli thy 18:45 istanbul-diyarbakır uçuşu hava koşulları sebebiyle iptal edildi. yaklaşık iki yüz yolcu mağdur olduk. sinirliyiz falan. bak kardeşimler, böyle iş olmaz kiler, diyarbakır'lıyız biz tabi izmir ankara uçağı olsaydı böyle olmazdılar, meseleyi kürt sorununa bağlayanlar, motoru çalışan uçağın yanında (uçağın beklediği yer havaalanının öteki ucunda, yakıt deposunun hemen bitişiği) sigara içenler* klasik tablo işte.

    ha bir de uçağımızın yolcularından biri ahmet türk. yetkililer yalvarıyor "ahmet bey bari siz bir şey söyleyin sakinleştirmemiz lazım" neyse. eninde sonunda ikna olup bindirildik otobüse. ben havaalanına gidene kadar ( evet o kadar uzun sürdü) hemen haklarımı araştırdım. kendimden eminim, otelde istirahat etmeyi falan planlıyorum, derken bir yetkiliyle konuştum, mardin'e şırnak'a batman'a ek sefer düzenleyin diye. böyle bir prosedür uygulamıyoruz hanfendi, dedi sayın yetkili kişi.

    sonuç olarak dediğime geldiler. mardin'e saat 21'e ek bir sefer düzenlendi. ben de uçaktan yazıyorum zaten. mardin'e oradan da diyarbakır'a ulaşımımız türk havayolları tarafından karşılanacak. alanda beklerken yiyecek ve içecek ikramı da yapıldı. neye saracağımızı bilemiyoruz şu an bi uçak dolusu insan :) zaman kaybına sinirleniriz herhalde.

    ben kendi adıma, annemin gittiği sosyete gününü kaçırdığıma sinirliyim, envai çeşit zengin yemeği ellerimin arasından kayıp gitti. bir sandviçle gönül almaya çalışıyorlar. vallahi de yemem :(

    bizim buradan varacağımız yer; genel olarak thy'nin tüm çalışanları ilgili ve nazikti. otel istirahati isteyenlere otel, uçuş isteyenlere uçuş da ayarlandı. hizmetten memnun kaldım, diyebilirim. tişikkirlir tehaye.
  • bu hafta içerisinde "teknik nedenle uçuş iptali" yaşamış biri olarak böyle bir durumda türkiye'de ne yapılmalıdır bilgilendirmesi yapayım. öncelikle hava koşulları nedeniyle iptalleri belki anlayışla karşılayabilirim, fakat pilotun uçuş süresinin dolması nedeni ile uçuşun iptali ilginç geldi ama yaşadığım mağduriyet bana kalsın.

    öncelikle uçuş iptali, uçuş tarihinde veya daha önce yapılıyorsa, her şekilde paranızı alabilirsiniz. ama bu durumda planınızı gözden geçirmek durumundasınız. fakat benim yaşadığım gibi uçuş saatinde ve dönüş uçuşunuzda, iptal edilme olasılığı varsa bankolara ve telsizlere yakın durmak lazım. habere ilk ulaşmak önemli. çünkü en yakın uçuştaki boş koltuklar için "ilk gelen ilk alır" prensibi uygulanıyor. gördüğüm kadarı ile sadece "uçuş iptal edildi" anonsu yapılıyor. ne yapacağınız hakkında bir bilgilendirme yok.

    böyle bir durumda ne yapacağını bilmeyen benim gibi insanlar etrafa aval aval bakıyor. bu durumda da hemen firmanın çağrı merkezini arıyorsunuz. çünkü onlarda aynı işi yapıyorlar ki ben de bunu yaptım. bu arama bankonun "ilk gelen ilk alır" prensibini bozuyor. banko ve çağrı merkezi arasında bir öncelik sıralaması yapıyor. böylece size en uygun uçuşa aktarma yapabilirsiniz. eğer ayarladığınız uçuş uzun bir süre sonra ise bu süreçte konaklama ve yemek masraflarınızı havayolu şirketi karşılamak zorundadır. böyle bir durumda hemen ilgili şirketin web sitesine ulaşıp "yolcu hakları" başlıklı yazıyı okumanızda fayda var. gördüğüm kadarı ile hepsi minimum 100 euro luk tazminattan bahsediyor ama ben hangi durumda veriyorlar bilmiyorum.

    tecrübe her zaman değerlidir diyerek, özet bir bilgi sunmuş olayım.

    edit : bu özet bilgiye sonucu da yazayım. ilgili firmaya online formları üzerinden şikayette bulundum. planımı bozdukları için bir özür bekledim. 3 ay boyunca cevap vermediler. 2 kez telefon ile aradım, bir özür yazısı ile geri dönün dedim. dönmediler. sivil havacılık genel müdürlüğüne firmayı şikayet ettim ve "yolcu hakları" çerçevesince tazminat istiyorum dedim. hem özür yazısı geldi, hem de 100 euro tutarında çek gönderdiler. bilginize.
  • "hadi be!" dedirtir. sinir eder çaresiz bırakır.hem düşündürür hem süründürür.