şükela:  tümü | bugün
890 entry daha
  • 5. bölüm, 4. bölümden iyiydi ama ilk 3 bölüm kalitesinde değildi.
    bölümün sonunda 112 yerine oya'yı arayan kitleye selam olsun.
    bi de iki bölümdür gördüğüm bi tip vardı. kimdi ya bu adam diye kafamı kurcalıyordu. big brother'dan demir'miş. bi derdimi daha böylece ekarte etmiş oldum, yaşasın *
  • hersey hazmedilir de mehmetin arzuya soyledikleri zor hazmedilir. artik eminim geberen mehmet.
  • aşk-ı memnudan sonra bana kendini izletebilen tek türk dizisi. hatta 3. entryi giriyorum, o kadar yani.

    --- spoiler ---

    arzucum, umarım o fotoğrafları yedeklemeyi akıl edebilmiştir. eğer edemediyse bile telefon kayıtları, mesajlar vs vardır içinde diye düşünüyorum. ha yok, daha sakız gibi uzatıcaz bu meseleyi diye düşünüp telefonun içini 'hekır' arkadaşları sayesinde boşalttılar ise tüm zamanların en saçma durumu olur. yemezler... zaten merve'nin göbekli pilates hocasının gözdağından sonra 'görl pavır' olayına girişmesi ile işler arzu lehine dönecek gibi düşünüyorum. gerçi bi de oya'nın arzuya 'arkadaşlarına dikkat et.' uyarısı vardı ama. aman ne bileyim...

    esmer ve yavşak taylan karakteri ancak bu kadar iyi oluşturulabilirdi. çok seksi dedikten sonra oyuna gelip topukları götüne vura vura kaçtığı sahneye koptum. yalnız zamanında oya bununla neden sevgili olmuş diye düşünüyor insan.

    serhan... ben kendisinden bahsederken orgazm olamıyorum, sori not sori. ona karşı ilgisiz de olsa ortada bi karsı var ve kadına selam verirken bile azarlar ses tonuyla konuşuyor. çok itici. oya'nın da tüm melek güzellemelerine karşı evli adamla kırıştırması tutarsız geliyor.

    klinik kapatma mevzusuna değinmişler zaten yeterince. tek bi şikayetle klinik kapatılıyorsa biz ölelim. zaten sonradan ne oldu da şikayetler geri çekildi anlamadık. merve'nin korkusuna sıçmaya bile haberli giden arkadaşlar iki fakir fukara yalvarması ile nasıl geri adım attı?

    doğum sahnesi... ay bayılırım aslında böyle sahnelere. oya'nın polise karşı 'ben jinekolog hekim oya toksöz.' ile başlayan konuşma sahnesine bayıldım. yalnız sözlükte herkes 'ay ambulans çağırsalardı.' diye yırtınmış ama zaten oya ilhan'a arattı ambulansı. görmediniz mi? ayrıca dizi bu yani tabi ki abartılı sahneler olacak.

    edip karakterini sevmedim, sevemedim. bazı arkadaşlar edip gerçekte yok, oya hayal görüyor demiş. eğer türk senaristleri bunu düşünüp yaparsa bence efsane olur. bana da biraz mantıklı geliyor. ama yok ilerde klişe olarak oya'ya aşık olduğunu itiraf edecek vs diyorsanız bizimle diyılsiniz.

    --- spoiler ---
  • oha yeni fragman fena yıkılıyor. ana başlıklar;

    1- kutsal ittifak bitiyor (arzu-merve-pelin) hem de oya tarafından.

    2- arzu ve oya dark side'a geçmiş gibi elhamdülillah.

    3- oya evli adamla olmam diyerek serhan'ı sallıyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=zffg9-livgy

    not: bir arkadaş edip hayali diyor ama dizinin ilk bölümünde tanıklardan biri oya ile edip hep görüşmeye devam etti demişti yani somut bir görüşme olmalı sonuçta. bir de merve edip ne yapıyor diye sordu oya'ya ilk bölümde, çocukların partisiydi sanırım, edip ölmüş falan olsa bu merve herkesten önce bilirdi. bence edip is still living.
  • amn tanrim o nasil fragman oyle. heyecaa bekliyoruz yeni bölümü.
  • 6. bölümde yine gerim gerim gerilip, gözümüzü kırpmamak adına göz kapaklarımıza kibrit çöpü sokmak suretiyle izleyeceğimiz dizi.

    --- spoiler ---

    "-ben asla evli biriyle birlikte olmam" sözünün çok derin manaları olabilir. serhan, merve ile yollarını ayırmayı düşünebilir bu yüzden. pelin'le merve'nin aralarının açıldığını görüyoruz ki bu da muhteşem bir gelişme. herkes bireysel oynayıp bireysel öc alma peşinde olacak belli ki. yalnız, arzu neden camdan atlıyor orayı anlayamadım. umarım sölzükçe tahmin ettiğimiz üzere, mehmet'in, telefondaki tüm bilgileri sildirmesinden kaynaklı bir öfke değildir bu. çünkü böyle saçmalık olmaz, olmamalı.
    --- spoiler ---

    salı gelse de izlesek...
  • --- spoiler ---

    edip'in hayali karakter olması konusunda ısrarcıyım, umutluyum. olamayacağına dair yazılanlardan yola çıkarak fikrim şu: merve edip ile ilgili laf sokarken geçmişe değinmiştir diye düşünüyorum. hala görüştüklerini bilmekten bağımsız. onu geçelim. tanık olayında da cümleyi hatırlamıyorum net olarak ama görüşmeye devam ettiler lafı, hayali arkadaşı olan birisi için de kullanılmış olabilir. sorgu olayı cinayet, intihar ya da benzerinin en sonunda gerçekleştiği için oya'nın hayatında edip diye birinin olmadığının farkına varılmış ve ona istinaden şiirsel anlatımla "görüşmeye devam ediyorlardı" olarak yer almış olabilir.

    --- spoiler ---
  • edip hayali bir karakter değil, tabi dizinin tamamen oya'nın hayali olduğunu düşünmüyorsanız. çünkü sorgu esnasında polislerden biri edip için sürekli vazgeçirmeye çalışmış sanki bir şeyler olacağını hissetmiş gibi demişti.
  • tipik türk dizisi.

    --- spoiler ---

    dizideki sözde mağdur ve iyi karakter oya üzerinden, evli bir adamla ilişki kurmak meşru gösteriliyor. ayrıca sorgudaki tanıkların, ana karakterlerin hayatındaki en özel şeyleri, sanki yanlarındaymış gibi kelimesi kelimesine bilmesi de çok komik.

    --- spoiler ---
  • dizide tiye alınacak üzerinden harika espriler çıkarılabilecek, aynı zamanda çok dramatik ve trajik olup sosyolojik analizler düzülebilecek o kadar çok detay var ki, aşk-ı memnu zamanlarında 1945'in yaptığı gibi not ala ala hiçbir detayı atlamadan uzuuun uzun yazmak çok isterdim. ama dizi o kadar uzun ki, ertesi gün internetten izlediğim halde bir bölümü iki günde filan bitirebiliyorum. allah çekene oynayana sabır versin o nasıl biz uzunluktur ya?

    dizinin saçma entrikaları bir bölüm içinde güzel sonuca bağlama metodu sayesinde evet ezel ve aşk-ı memnu sonrası bir diziyi daha takip edebiliyoruz. ezel de bu metodu kullanmıştı. çok can sıkıcı bir entrika dönerdi, sonra daha bir bölüm geçmeden bakardık ki meğerse ezel önceden şunu yapmış dayı bunu planlamış, her şey ortaya çıkınca biz kazanmış sayılıp derin bir oh çeker öyle uyurduk. bu dizi de o kafada gidiyor da izleniyor, yoksa hiç gelemem bir yanlış anlaşılmanın 5 bölüm sürmesine.

    dizi hakkında yapılan yorumları fırsat buldukça üşenmeden okuyorum. keyifli oluyor herkesin diline eline sağlık. ben de genel olarak değinmek istediğim bazı noktaları madde madde yazacağım.

    -senaryonun, oya'nın lise aşkı taylan'ı hala sevmesi, affetmesi ve tekrar bir araya gelmeleri gibi türk dizilerinde bolca görülen saçma klişelerin tamamen aksine, oya gibi düzgün bir kızın zamanında sevdiği adam olan taylan karakterinin dizideki en karaktersiz tip olarak sunulması, oya'nın taylan'a en ufak zaafının olmaması ve hatta çöp sineği muamelesi yapması şeklinde ilerlemesinden dolayı senaristlere teşekkürler.

    -arzu-mehmet ilişkisi üzerinden son derece gerçekçi ve acımasız bir şekilde, insanların ne kadar değişebileceği, kimseye sonuna kadar güvenilmeyeceği, ev hanımlarının maddi manevi tüm emeklerinin emek verdiği kişiler tarafından nasıl bir çırpıda yok sayılabileceği gibi ciddi konulara dikkat çekerek farkındalığa katkı sağladıkları için de senaristleri tebrik ederim. bu aşamadan sonra tek yapmaları gereken, arzu karakterini "kötü" birine çevirmeden, adil bir hak arayışına iterek özgüvenli ve kararlı bir yola sokmak.

    -gerçek anlamda mağdur ve iyi bir karaktere sahip bir kadının dahi yeri geldiğinde hevesine uyup evli bir adama zaaf duyabileceği ve bu minvalde ilerleyebileceğini gösterip, arada otokontrolü devreye girdikçe aynanın karşısında "ben napıyorum ya?" diyebildiğini, sonra yine zaafının peşine gidebildiğini, temel manada insani gelgitlerini güzel yansıtmışlar. netice olarak oya gibi kendine acımasız ve kontrollü bir karakterin serhan'a set çekmesi sağlanırsa güzel de bir mesaj verilerek konu toparlanmış olur.

    -merve karakteri gerçekte, kocasıyla var olan sorunları ortaya çıkacak diye kahvaltı masasında bile iki cümle konuşmaktan korktuğundan sürekli telefon görüşmeleri ve gereksiz meselelerle kendi aile tablosunu sabote edebilecek kadar zayıf ve özgüvensiz bir kadın. tek şansı çevresindeki oya dahil diğer tüm karakterlerin ondan daha korkak olması. o yüzden rica ediyorum şu karaktere ve kötülüklerine abartılı güzellemeler yapmayın. kötülük kolaydır, asıl takdire layık olan kötülüğe rağmen sürdürülen iyiliktir. kim aksini söylerse söylesin.

    -gökçe bahadır'ın en başından beri oyunculuğunda donuk, soğuk bir taraf görüyorum. ta yaprak dökümü zamanlarından beri. mimikleri fazla belirsiz, bakışları duygularını tam yansıtamıyor, bir şeyler eksik. bu yüzden oya karakterini çok benimseyemiyorum. bir de senaritsler 40'ına yaklaşmış ve görmüş geçirmiş bir kadın doktora doğru dürüst replik yazamıyorlar. hazırcevaplık sıfır, kurduğu en zekice cümle bile sıradan. bu kadar ezdirmeyin kadını, iyi diye aptal olması gerekmiyor.

    -pelin ve burcu dizideki en sığ karakterler. iyilik kötülük farklı şey ama bu sığlık tahammül edilir şey değil. normalde ikisi de birbirinden güzel kadınlar oldukları halde bu sebepten göze çok çirkin görünüyorlar. derinlik mühim şey azizim.

    -dizideki şimdilik en gerçek iyi olarak gördüğümüz karakter olan edip'e sözde en yakın dostu oya tarafından beş bölümdür yapılan muamele de gösteriyor ki, iyiler her zaman suistimal edilir. canın isteyince "hadi izmir'e gidelim edip :(", sonra evli adamla vedalaşacak diye "hadi sen git gemlik'te buluşuruz edip :/", eski kız arkadaşlarından intikam almaya karar verince de "ya ben vazgeçtim sen ordan halis muhlis iki teneke zeytinyağı kap gel edip, taş sıkım olsun..:)"

    iyi ki uzun yazamıyormuşum, diziye uzun dedim dizi kadar entry yazdım.
    bu arada izlerken 1945'in aşk-ı memnu'da yaptığı bazı yaran yorumlar aklıma geliyor gülüyorum hala.
    serhan ve oya kenar mahallelere gidince de aklıma adnan bey'in final bölümünde sıkıntısından halkın arasına karışması sahnesine yaptığı yorum geldi:
    "kız kapmayasın fakirlik virüsü filan.."
    allah iyiliğini versin 1945.
1 entry daha