şükela:  tümü | bugün
  • rahmetli araştırmacı-gazeteci uğur mumcu'nun yaklaşık 30 sene önce yazdığı ve turgut özal’ın getirmek istediği başkanlık sistemini eleştiren yazısıdır. yazıda 30 sene sonraki türkiye ile o zamanki türkiye arasında çok da büyük fark olmadığını, benzer terimlerin kullanıldığını, aynı kısır tartışmaların yaşandığını görmek için siyaset uzmanı olmaya gerek yok. özellikle yazının sonları bir yerden tanıdık geliyor.

    özal, “başkanlık sistemi” için hazırlıklara koyulmuş, bu çalışmalara sırasında eski marksistlerin de kapılarını çalıyor. başkanlık sistemini benimseyenler “değişim” isteyenler olarak sunulacak, bu sisteme karşı olanlar da “statükocu”!
    türkiye’de kavramların bu kadar ters yüz edildiği başka bir dönem daha yaşanmadı.
    beyefendi, kendi siyasal geleceği için bir model arayacak, babıali basını da değişimi ve statükoyu bu ölçeklerle tartacak. ve bizim, köşk’ten gelen esintilere göre haber oluşturup yazı yazan “mabeyn katibi” yazar çizer takımı da bu modele ideolojik kılıf arayacak…

    cumhurbaşkanı, emek kesimindeki “değişim”e karşı. bu yüzden 158 sayılı ilo sözleşmesini veto ediyor… ne önemi var, önemli olan değişim.

    cumhurbaşkanı, 12 eylül cuntasının getirdiği siyaset yasaklarını savunan bir parti lideri… ne önemi var, önemli olan değişim.

    cumhurbaşkanı, disk’in mal varlığına el koyan yasanın onay makamı… ne önemi var? önemli olan değişim.

    iyi hoş da, nedir bu değişim?

    mess başkanlığından cunta hükumetine bakan olmak. emek gelirlerini azaltmak, sermaye gelirlerini arttırmak. dış siyasette beyaz saray’ın dümen suyuna girmek…

    yalnızca bu kadar mı? sıfırdan milyarder olan cumhurbaşkanı oğullarının televizyon kanalları açmaları.. cumhurbaşkanı biraderlerinin arap sermayesi ile sarmaş dolap olup – allah’ın izniyle- milyarlara kavuşmaları… vurguncuya, soyguncuya, kaçakçıya, çıkarılan yasalar ve kararnamelerle milyarlar kazandırılması..
    bunun adı “değişim” değil, yozlaşmadır.

    getirilmek istenen sistemin adı da “başkanlık sistemi” değil, olsa olsa güney amerika ve afrika diktatörlüklerine özgü “başkancı sistem”dir.