şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: #16554091)
  • yoğurt, süt, markalı ekmek, paketli tüm gıdalar yani raf ömrü uzun olan her şey için geçerli bir gerçektir. bozulmayan yani içinde organizma üreyemeyen gıdalar bağırsaklarınızdaki faydalı bakterilerin işlevini aksatır. vücut bunlarla beslenmek için programlanmamıştır. sonra kanser niye arttı, diabet niye arttı hede hödö. geçmiş olsun insanoğlu.
  • uht'nin nasıl yapıldığını bilmeyenlerin önermesidir.
  • yüksek sıcaklıkta (115 - 125 derece ) belirli bir süre tutulan (20 - 35 dakika ) herhangi bir ürün koruyucu veya katkı maddesine ihtiyaç duymadan sağlıklı olarak kalabileceği için yanlış olan iddia..
  • geleneksel bir "bugün bilip bilmeden gıda endüstrisine saldırmak için ne yaptık" serisinin son halkası. bu adamlardan biri (hangisi olduğunu hatırlamıyorum) canlı yayında bir gıda bilimci tarafından rezil edilmişti, sütün yapısı, işlenmesi ve vücuttaki sindirimiyle ilgili hiç bir şey bilmediği ortaya çıkmıştı, falan filan, geçiyorum.
    eh be arkadaşım, madem her şeyin işlem görmemişi daha sağlıklı (ki bazı işlem görmüş gıdalar, görmemişlerden daha zararlıdır, bunu her gıda bilimci kabul eder), bu gıdalar insanlara zarar veriyor, ömürlerini kısaltıyor:
    her geçen nesilde insanların ömrü nasıl uzuyor?
    neden-sonuç ilişkisi kanıtlanmamış rahatsızlıkları istediğin şekilde manipule etmek de ne güzel.
    kısırlık artıyor, hımmm kesin uht süttendir. nereden biliyorsun arkadaşım, var mı bir bilimsel çalışman?
    kanser artıyor (ki esasında kanser teşhisi koyma miktarı artıyor, eskiden sebebi bilinmeyen ve tanımlanamayan bir çok hastalığın esasında kanser olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor) kesin gıdalardaki katkı maddelerindendir.
    çocuklar obez oluyor, ama bu eskiye göre çok daha fazla abur cubur yeme imkanı bulmalarından (biz haftada 2 çikolata ancak yiyorduk, hayır maddi durumumuz da kötü değildi) ve çok daha az hareket etmelerinden kaynaklanmıyor bu, kesin glukoz-fruktoz şurubundan!
    dişler çürüyor, kesin uht sütten. nereden biliyorsun? çünkü uht süt tüketimi arttı ve diş çürükleri de arttı, demek ki uht süt dişleri çürütüyor. eh be arkadaşım, dünya kadar şekerli gıda tüketiyor çocuklar, bunu hiç göz önüne almıyorsun, düz mantığına tüküreyim senin.
    ya da bana ne ya arkadaş, sen istediğini yemeye devam et. kontrolsuz küflenmiş ve büyük ihtimalle mikotoksin içeren (çoğu kanserojendir bu maddelerin) kaşarları doğal diye hüpletip kanser ol, çiğ süt içip salmonella kap, organik diye sana kakalanan (esasında olmayan) meyve sebzelere ederinin 10 katı para ver, bana ne?
    ama lütfen, bak lütfen diyorum:
    hiç bir fikrin olmayan konularda, anonim kaynaklardan abuk subuk bilgiler edinip ahkam kesme, insanları yanlış yönlendirme.
  • (bkz: uht)

    (bkz: #1302987)

    süt ve ürünleri teknolojisi ve gıda mühendisliği adı altında bu ülkenin üniversitelerinin bir çok hocası var bölümü var araştırmacısı var. sonra biri çıkıp desteksiz sütü kötülemek istiyor.

    böyle durumlarda aklıma komplo teorileri geliyor. süt almayan insan yerine ne alacak? bu durumdan kim karlı çıkacak?
  • ya bi de anlamıyorum, insanlar hangi sütleri alıyorlar da bu kutusu açıldıktan sonra günlerce bozulmadan kalıyor efsanesi üremiş. benim aldığım uht sütler açtıktan sonra buzdolabında bile saklasam 3-4 günde bozuluyor.

    ya allahaşkına bir uht sütün kapağını açıp bardağa biraz doldur, sonra da kutuyu iki gün oda ısısında beklet, bakalım nooluyor?

    ve evet, uht süt sağlığa zararlı olabilir, ama kesinlikle çiğ sütten daha az zararlıdır.
  • pek doğru bulmadığım bir önerme.

    sebebine gelince; bir gıda maddesi hava ile temas etmediği sürece kolay bozulmuyor. buna örnek olarak yine bir süt ürünü olan peyniri verebilirim.

    aldığım peyniri vakumlatmadan buzdolabına koyarsam bir hafta içinde küfleniyor. vakumlattığım zaman ise çok daha uzun süre dayanıyor buzdolabında (pakedi açmamak koşulu ile). bir aydan fazla beklediği oldu bu peynirlerin mesela, afiyetle yedik sonrasında.

    süt için de aynısı geçerlidir diye düşünüyorum. sonuçta uht sütler kutu içinde satılıyor ve bu kutuların içinde hiç hava olmuyor, dolayısı ile bakteri üreyecek ortam oluşmuyor.

    kısıtlı bilgimle bu kadar eyyorladım. yanlışsam yanlışsın deyin.
  • yıl 1970. uht sütler raflardaki yerlerini ilk defa aldılar. ortalama insan ömrü 60 yıl.
    yıl 2011. uht sütler kuzey avrupa ülkeleri hariç dünyanın tek tercihi. ortalam insan ömrü 67 yıl.

    buradan bazılarının çıkardığı sonuç: uht sütler olmasa ortalama insan ömrü 75 yıla çıkacaktı. hay aklınızı... neyse ben bi'şey demiyorum.
  • uht süt sağlığa zaralı olmayabilir ama ultra yüksek sıcaklığa maruz kaldığı için içindeki yararlı bakterilerin de öldüğü ve besin değerinin düştüğü bir gerçektir. doktorların aslında gerçekleştirmek istediği şeyin eski usül köy sütlerinin piyasadan tamamen kaybolmasını engellemek için o sütlere olan talebi artırmaya çalışmak olduğunu sanıyorum ki bence de bunda bir sakınca yok. ne kadar çok çeşit olsa o kadar iyi olur sonuçta. gıda sektöründe çalışmış bir gıda mühendisi olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki endüstrinin dayattığı kurallar ile sağlıklı kalmak bir çelişkidir. kar elde etmek ile gıda güvenliği ve kalitesi arasındaki çelişkili durumlarda genellikle kar etmek, daha çok kazanmak ve işletmenin devamının sağlanması ağır basar. bunu da hesaba katın. endüstri böyle işliyor malesef, müşteri bilinçsiz olup her şeyin ucuzunu tercih ettiği sürece sağlık da kalite de ikinci planda kalacaktır. ikea'dan sehpa alıyorsan ucuzunu tercih etmek normal ama gıdadan bahsettiğin zaman önce sağlıklı mı değil mi onu sorgulamak lazım ve bence doktorların ve gıda mühendislerinin gıda sektöründe işletmenin sahibinden bile daha çok söz sahibi olması lazım. sağlıkla direk bağlantılı bir konu çünkü. bizde noluyor? büyük patrona yaranmak isteyenler bir çok şeye göz yumuyor, işlerinden de olmuyorlar.