şükela:  tümü | bugün
  • gidebilse de gidemese de sanssiz insandir. bu dunyada kendine ait olan, kendini ait hissedecegi bir yurdu yoktur. bu turkiye yi sevmeyen bir turk icin ne kadar gecerliyse, danimarka yi sevmeyen bir danimarkali icin de o kadar gecerlidir. yurtsuzlugun cografyasi olmaz.
  • bir ülkeyi seversen orası dünyanın en güzel ülkesidir ama dünyanın en güzel ülkesini sevmezsen orası dünyanın en güzel ülkesi değildir
  • eğitim haricinde, yurt dışında yaşayan insandir.
  • aptaldır.
    uzun uzun açıklayabilirim ama kimse okumayacak; sözlük yönetimi beni değil “asdasdasdaa”dan başka girdisi olmayanları yazar yaptı, onlar açıklasın o zaman.
    (bkz: sözlüğe trip atmak)
  • eskiden ülkesini seven ama artık tutar yanı kalmadığını bilen insandır.

    yurt dışında her zaman avrupalıların sözde eşitlikçi anlayışından rahatsız olurdum. bize karşı olan her durum ve ülkenin yanında olmalarının gerçekten bu bölgede güçlü bir türkiye istememesinden kaynaklandığını bilirdim. ekonomisi, büyüklüğü ve yetiştirdiği kaliteli insanlar nedeniyle türkiye önemli bir ülke (idi) neticede. bundan rahatsız olduklarını bilirdim ve inadına türk olduğumdan gururlanırdım. girdiğim ortamlarda ülkemi anlatırdım, değerlerimizi, atılan adımları. düzelecek derdim, belimizi doğrultsak biraz düzelecek.

    bir de şimdi bak. konjonktür nasıl değişti...
    kesinlikle hukuk kalmadı mesela. insanlar can ve mal güvenliğine zeval gelmesin diye etliye sütlüye karışmadan, itiraz etmeden dikkat çekmeden yaşamaya çalışıyor. neden, çünkü zarara uğrasa karşılığını bulamayacak, olan olduğuyla kalacak.

    kadın olmak hiç bu kadar kötü olmamıştı bu ülkede. aşağılık, dövülmesi gereken, ezik varlıklar olarak algı yaratıldı. bu çağda, tüm güçlü kadın figürlere rağmen hem de..

    sınıflar arası geçiş kapandı. artık orta gelirli bir insan sadece orta-üst gelire yükselebilir, zengin kolay kolay fakirleşmez (hele de hükümet yanlısıysa). fakir mi, fakire geçmiş olsun zaten. kast sistemi geldi aslında, sınıflar arası geçişin önü kapandı. eşitsizlik gün geçtikçe artıyor.

    ne kadar ırkçılık diye adlandıranlarınız olsa da suriyeli halkın ülkeye yerleşmesi bambaşka problemler getirecek yakın gelecekte. ülkenin çeteleri, esnaflarını ve belki tarikatlarını düşünün...gelecekteki olası hallerini bir daha düşünün... adi suçlardaki artışı, okul önlerindeki kavgaları, sokak kenarındaki evsizleri düşünün.

    medyadan pislik akıyor. her zaman çoğu ülkede medya sansürlenir, hükümetin akıttığı bilgileri kullanır. ama bu kadarı ne görülmüş ne duyulmuş bir şeydi. artık insanlar kendilerini bile ihbar edecek hale geldi, korku devleti olduk.. kimse "ben buyum" diyemiyor, "ben o değilim ama bak şuradaki belki öyledir" diyor. ihbarcı, korkak, kimseye karışamayan bir halkız artık.

    dememe gerek yok ama soğuk savaşın içindeyiz.. ileride bugünler okutulacak ve nasıl önemli olaylar olduğunu ama aslında hiçbirinin yanısıtılmadığını göreceğiz. (yabancı kaynaklarda). tüm dünyayı karşımıza alıyoruz, bazı hamlelerde haklıyız, dik durmamız gereken yerler vardı ama hükümetin yaratılan saldırganlık bunu görmemizi sağladı. halk da birbirinden koptu, her şeyin ipi ucu kaçtı, yönetemiyoruz.

    değerler tüketildi, kadınlar aşağılandı, cinsel açlık hayvan ve çocuk istismarının en üst düzeylerine ulaştı, korku ve yılgınlık içindeyiz. merakımız komşudaki kavga sesleriyle sınırlı kaldı, ülkede olup biten umrumuzda değil.

    ne diyebilirim, sabahın 8.32'sinde ağlayacak kadar dolduğum bir başlık gördüm, 11 saat çalıştığım iş yerinden bunu yazarak güne başladım..

    anlatabiliyor muyum hayat bu artık. haklarımız sömürülüyor, halkımızın içi eğitimle, öğretiyle boş hale getiriliyor, ama biz, biz hiçbir şey yapamıyoruz...

    bu sebeplerle sevemiyoruz artık. önderimizin bu hale getirebilmemiz için yarattığı o yolu yılgınlık ve korku taşlarıyla tıkadık. nefes de alamıyoruz, hareket de edemiyoruz.
  • vardır böyle insanlar. kendilerince haklı sebepleri de vardır. mesela artık kendi memleketinde nefes alamıyordur, topraklarında rahatça yürüyemiyordur, hatta artık bu ülkeyi sevmediğini bile söylerken şöyle bir sağına soluna bakıyordur.

    ben onlardan değilim, kendilerince haklı sebepleri olan bu insanları anlıyorum ama yanıldıklarını düşünüyorum.

    sen nereye gidersen git bu memleketin izi seninle gelecek. memleket iyi olmazsa, sen de olamazsın. lekeli gezersin bir kere. coğrafya kaderdir yani.

    bu yüzden haklısınız ama yanılıyorsunuz.
  • çevremde var böyle birisi gözlemliyorum sürekli gitmek için çaba sarf ediyor ama henüz gidemedi. sürekli düşünüyorum nasıl tahammül ediyor bu hayata? bir yerlerden gitmek istediğimde hep en kötü ruh halinde oluyorum, hep hüzünlüyken kaçmak istiyorum. bu insanların bu hüznü sürekli yaşıyor olması ne kadar üzücü bi durum.